Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Evlenme ve Boşanma İstatistikleri'ni yayımlayarak, yabancı damatların uyruklarına göre dağılımını gözler önüne serdi. Bu veriler, Türkiye'deki evliliklerin dinamiklerini ve yabancı uyruklu bireylerin evlilik içindeki yerini anlamak açısından önemli bir kaynak oluşturuyor.
2025 yılında yabancı damat sayısı ne kadar oldu?
2025 yılında Türkiye genelinde 5 bin 347 yabancı damat evlilik gerçekleştirdi ve bu sayı toplam damatların yalnızca yüzde 1'ini temsil etti. Yabancı damatlar arasında, Suriyelilerin oranı yüzde 20,9 ile ilk sırada yer alırken, Alman damatlar yüzde 18,8 ile ikinci, Afgan damatlar ise yüzde 5 ile üçüncü sırayı aldı. Bu durum, Türkiye'deki evliliklerin uluslararası boyutunu ve farklı kültürlerin etkileşimini gösteriyor.
Yabancı damatların oranı, toplam evlilikler içinde önemli bir yer tutarken, bu veriler aynı zamanda Türkiye'deki demografik değişimlerin de bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. 2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025'te 552 bin 237'ye düşmüş durumda, bu da evliliklerde genel bir azalma yaşandığını ortaya koyuyor.
Yabancı gelinlerin durumu nedir?
Yabancı gelin sayısı ise 28 bin 646’ya ulaşarak toplam gelinlerin yüzde 5,2'sini oluşturdu. Uyruklara göre dağılım incelendiğinde, yabancı gelinler arasında da Suriyelilerin oranı yüzde 13,8 ile ilk sırada yer aldı. Özbek gelinler yüzde 13,7 ile ikinci, Faslı gelinler ise yüzde 9,6 ile üçüncü sırada bulunuyor. Bu veriler, Türkiye'deki evliliklerin sadece damatlar açısından değil, gelinler açısından da uluslararası bir boyut kazandığını göstermektedir.
Yabancı gelinlerin oranının, yabancı damat oranına göre daha yüksek olması, Türkiye'deki evliliklerin uluslararası ilişkiler ve göç dinamikleri ile nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Bu durum, aynı zamanda farklı kültürlerin bir araya gelmesiyle oluşan sosyal yapının da bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Boşanma istatistikleri ve çocukların durumu
2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucunda 193 bin 793 çift boşanırken, bu süreçten 191 bin 371 çocuk etkilendi. Boşanma davaları sonucunda çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği gözlemlendi. 2025 yılı itibarıyla çocukların velayetinin yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü ise babaya verildi. Bu durum, boşanma süreçlerinin çocuklar üzerindeki etkisini ve velayet dağılımındaki eğilimleri ortaya koymaktadır.
TÜİK verileri, Türkiye'deki evlilik ve boşanma dinamiklerinin yanı sıra, yabancı damat ve gelinlerin oranlarını da detaylı bir şekilde inceleyerek, toplumun sosyo-kültürel yapısına dair önemli bilgiler sunmaktadır.