43,1470 %0.24
50,2684 %0
6.203,11 % 0,13
Ara
Haberin Gündemi Gündem Halep'teki Çatışmalar ve Uzman Değerlendirmeleri

Halep'teki Çatışmalar ve Uzman Değerlendirmeleri

Okunma Süresi: 3 dk

Suriye’nin Halep kentinde Şam yönetiminin bazı mahallelerde başlattığı askeri operasyon, bölgedeki dinamikleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Sınır komşusu Türkiye’yi de doğrudan etkileyen bu gelişmeler, uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde analiz ediliyor. Halep’teki çatışmaların temelindeki nedenler ve olası sonuçlar, YENİÇAĞ gazetesine yapılan değerlendirmelerle aydınlatılıyor.

Askeri Operasyon ve Stratejik Önemi

Şam yönetiminin Halep’teki operasyonları, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) hakim olduğu bölgelerde yoğunlaşmış durumda. Suriye Enformasyon Bakanlığı, Halep’teki YPG/SDG varlığını “meşru hedef” olarak tanımlayarak, operasyonların meşruiyetini pekiştirmeye çalışıyor. Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Halep’teki askeri varlığın geçen yıl aralık ayından beri sürdüğünü ve bu yapıların bölgeden ayrılmayı istemediğini belirtiyor. Yavuz, bu durumun gerilimin temel kaynağı olduğunu ifade ediyor.

Bölgedeki Kontrol Noktaları ve Gerilim

Yavuz, Halep’teki bölgelerin stratejik bir güzergâh üzerinde bulunduğunu ve kontrol noktalarının sahadaki dengeler açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Geçmişte, bu kontrol noktalarının oradaki varlığı pekiştirdiğini söyleyen Yavuz, “Kimsenin girip çıkması mümkün değildi” açıklamasında bulunarak, mevcut durumun istikrarsızlığa yol açtığını belirtiyor. Gerilimin artık kritik bir aşamaya geldiğini ve tarafların geri adım atma niyetinin olmadığını söyleyen Yavuz, Türkiye’nin bu süreçten nasıl etkileneceğine dair de analizlerde bulunuyor.

Askeri Kapasite ve Riskler

Emekli Amiral Türker Ertürk ise Halep’teki operasyonların gerçek bir askeri kapasiteye dayanmadığını ifade ediyor. Ertürk, Suriye yönetiminin SDG’ye karşı kapsamlı bir askeri harekât gerçekleştirecek güce sahip olmadığını savunarak, bu tür operasyonların daha önce yapılmış olabileceğine dikkat çekiyor. Suriye’deki merkezi yönetimin, halktan ziyade dış desteklere dayandığını belirten Ertürk, bu durumun Şam yönetiminin bağımsız hareket etmesini engellediğini vurguluyor.

Üniter Suriye ve Seküler Yönetim İhtiyacı

Türker Ertürk, Türkiye için üniter bir Suriye’nin korunmasının hayati önem taşıdığını, bunun ise ancak seküler ve güçlü bir merkezi yönetimle mümkün olabileceğini dile getiriyor. Suriye’nin etnik ve dini çeşitliliğine atıfta bulunarak, bu coğrafyada farklı inanç ve etnik grupların bir arada yaşadığını belirtiyor. Ertürk, mevcut yönetimin seküler bir yapıya sahip olmadığını ve radikal unsurların etkisinin arttığını ifade ediyor. Bu durumun, Suriye’nin Irak benzeri bir parçalanma sürecine sürüklenmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

İstikrarsızlığın Türkiye Üzerindeki Etkileri

Erk Türk, Türkiye’nin resmi söylemleri ile sahadaki uygulamaları arasında belirgin bir fark olduğunu ifade ederek, “Ne söylediğiniz değil, ne yaptığınız önemlidir” diyor. Bölgedeki istikrarsızlığın Türkiye’yi doğrudan etkileyeceğine vurgu yapan Ertürk, Suriye’deki üniter yapının zayıflamasının uzun vadede Türkiye’nin güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu bağlamda, Halep’teki çatışmalar sadece yerel bir sorun değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik dinamiklerini de etkileyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *