43,0322 %0.16
50,5201 %-0.17
5.968,97 % 0,05
Ara
Haberin Gündemi Teknoloji Serseri Gezegenin Konumu ve Kütlesi İlk Kez Belirlendi

Serseri Gezegenin Konumu ve Kütlesi İlk Kez Belirlendi

Okunma Süresi: 2 dk

Astronomlar, yıldızına bağlı olmayan "serseri" bir gezegenin kütlesini ve galaksideki konumunu ilk kez net bir şekilde ölçmeyi başardı. Bu tür gezegenler, kendi ışıklarını neredeyse hiç yaymadıkları için, astronomik gözlemler sırasında uzaklık ve boyutları hakkında kesin bilgiler elde etmek zordur. Ancak, bu araştırmada astronomların işini kolaylaştıran unsur, aynı gök olayının hem Dünya'dan hem de uzaydan eş zamanlı olarak izlenebilmesidir.

Mikromerceklenme ile Belirlenen Konum

Serseri gezegenler, yıldızlardan bağımsız hareket ettikleri için doğrudan görüntü almanın zor olduğu gezegenlerdir. Ancak gezegenin kütle çekimi, arka planda bulunan uzak bir yıldızın ışığını kısa bir süreliğine büyütme etkisi yaratmaktadır. Bu olaya "mikromerceklenme" denir. Mikromerceklenme, genellikle bir nesnenin geçişi sırasında ışığı büyütmesiyle kendini gösterir; ancak bu etki, nesnenin uzaklığı hakkında net bilgi vermez. Uzaklık belirsizliği, serseri gezegenler hakkında yapılan önceki çalışmaların çoğunun sadece tahmini aralıklarla sınırlı kalmasına yol açmıştır.

İki Farklı Bakış Açısıyla Elde Edilen Veriler

Son araştırmada, bilim insanları mikromerceklenmeyi hem Dünya'daki teleskoplardan hem de uzaydaki Gaia teleskobundan eş zamanlı olarak gözlemleme fırsatı buldu. Dünya ve Gaia'nın farklı konumları nedeniyle, ışık sinyali üzerinde çok küçük zamanlama farkları oluştu. Bu zamanlama farkı, astronomların "paralaks" yöntemiyle olayın geometrisini çözmelerine yardımcı oldu. İki farklı noktadan yapılan gözlemler, astronomlara "bu mercek tam olarak nerede ve ne kadar güçlü" sorusunun yanıtını sağladı. Paralaks ölçümleri, ayrıntılı modellerle birleştirildiğinde, araştırmacılar ilk kez aynı serseri gezegen için hem kütle hem de konum bilgilerini birlikte belirleme imkanı buldu.

Sonuçlar ve Buluşların Önemi

Yeni elde edilen ölçümler, serseri gezegenin Jüpiter'in yaklaşık yüzde 22'si büyüklüğünde olduğunu, bu da kabaca Satürn benzeri bir kütleye işaret ettiğini ortaya koydu. Galaksinin merkezine göre oldukça uzak bir konumda yer alan bu gezegen, "kendi başına sürüklenen" bir dünya olarak tanımlanmaktadır. Düşük kütleli serseri gezegenlerin tek başına "küçük yıldız" olarak doğma ihtimalleri oldukça zayıf görünmektedir. Araştırmacılara göre, bu gezegenler genellikle bir yıldızın etrafında normal bir gezegen sistemi içinde oluşmakta, ardından sistem içindeki kütle çekim çekişmeleri nedeniyle bulundukları sistemden fırlatılmaktadır. Bu durum, onları bir nevi "evden atılmış" kozmik yolcular haline getirmektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *