İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması derinleşiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu birçok zanlı, "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" gibi suçlamalarla karşı karşıya. İtirafçıların ifadeleri, soruşturmanın boyutunu ve içindeki karmaşık ilişkiler ağını gözler önüne seriyor.
Suç Örgütünün Çökertilmesi
19 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen büyük operasyon, İBB'ye sızmış olan suç örgütünün çökertilmesiyle sonuçlandı. Operasyonun başlangıcında, siyasi motivasyonlar öne çıksa da, detayların gün yüzüne çıkmasıyla birlikte İstanbul'daki kirli ilişkilerin nasıl bir rant sistemine dönüştüğü net bir şekilde anlaşıldı.
İmamoğlu'nun Göreve Gelişi ve Sonrası
Ekrem İmamoğlu'nun 2019 yılında göreve gelmesi, "şeffaflık ve temiz yönetim" vaatleriyle büyük bir umut yaratmıştı. Ancak, hızlı bir şekilde belediye ihalelerinde alınan tartışmalı kararlar, israf iddiaları ve lüks harcamalar gündeme geldi. Özellikle reklam ve konser bütçeleri dikkat çekerken, asıl rant kapılarının imar, hafriyat, ulaşım ve altyapı işlerinde olduğu anlaşıldı.
Gençlerin Sokağa Çıkışı ve Çatışmalar
İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in çağrısıyla gençler sokağa döküldü. Bu eylemler, kirli ilişkilerin üzerinin örtülmeye çalışıldığı bir süreç olarak değerlendirildi. Başlangıçta siyasi bir protesto olarak görülen gösteriler, zamanla marjinal grupların da katılımıyla polisle çatışmalara dönüştü. Olaylar sırasında camilerin tahrip edilmesi ve çok sayıda polisin yaralanması, bu süreçte yaşananların ciddiyetini artırdı.
İtirafçıların Anlattıkları ve Gerçekler
Soruşturmanın devam etmesiyle birlikte, itirafçıların bilgileri, yolsuzlukların ve kirli ilişkilerin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. İstanbul'daki yönetim yapısının içindeki karmaşık ilişkilerin, kamuoyunda nasıl yankı bulacağı merakla bekleniyor. Bu süreçte ortaya çıkan gerçekler, sadece İBB için değil, Türkiye genelindeki yerel yönetimlerdeki uygulamalar açısından da önemli ipuçları sunuyor.