43,5069 %0.21
51,9664 %-0.28
7.232,16 % -3,96
Ara
Haberin Gündemi Gündem Sağlıkta Yönetici Atamalarında MEB Örneği Gündemde

Sağlıkta Yönetici Atamalarında MEB Örneği Gündemde

Okunma Süresi: 3 dk

Son günlerde, Sağlık Bakanlığı’ndaki yönetici atamalarına ilişkin liyakat ve adalet talepleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) yeni düzenlemesi ile birlikte yeniden öne çıktı. MEB, 30 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği" ile mülakat uygulamasını tamamen kaldırarak, yönetici atamalarında daha şeffaf bir sistem getirdi.

MEB’deki Değişiklikler

Yeni düzenlemeye göre, yönetici adayları artık yazılı sınavı geçtikten sonra Milli Eğitim Akademisi tarafından düzenlenen "Yönetici Yetiştirme Programı"na kabul edilecek. Bu programdaki başarı puanı, atama süreçlerinde belirleyici bir rol oynayacak. MEB’in bu adımı, sübjektif değerlendirmeleri ortadan kaldırarak daha nesnel ve eğitim odaklı bir yaklaşım sunuyor. Eğitim camiasında, torpil ve keyfi uygulamalara karşı olumlu bir karşılık bulmuş durumda.

Sağlık Sektöründeki Tepkiler

Buna karşın, sağlık camiasında bu gelişmeye yönelik farklı tepkiler ortaya çıkıyor. Sağlık Bakanlığı’ndaki yönetici kadrolara, başhekimlik, başhekim yardımcılığı, hastane müdürlüğü ve şube müdürlüğü gibi pozisyonlara atamalarda hâlâ yazılı sınav şartı bulunmamakta. Başvuru döneminin duyurulmadan, lisans mezuniyeti dışında herhangi bir ek şart aranmaksızın ilerlemesi, on binlerce sağlık çalışanının görevde yükselme umudunu olumsuz etkiliyor ve kamu yönetimine olan güveni sarsıyor.

Sağlık Çalışanlarının Talepleri

Birçok sağlık çalışanı, yönetici atamalarının şartsız ve keyfi bir şekilde yapılmasının adaletsizlik yarattığını vurguluyor. Özellikle dört yıllık üniversite mezunu, yüksek lisans veya doktora yapmış kamu çalışanları için, objektif bir yazılı sınavla hak edenin ödüllendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Keyfi atamalar sonucunda, sağlık kurumlarını yönetmeyen kişilerin bile bu pozisyonlara atanması, hem kurumlar hem de çalışanlar için ciddi sorunlara yol açıyor.

Sağlık camiasından yükselen seslerde, görevde yükselme sınavının bekleyen personel, MEB’deki gibi mülakatın tamamen kaldırılmasını, zorunlu bir yetiştirme programının getirilmesini ve atamaların şeffaf, nesnel kriterlere bağlanmasını talep ediyor. Sektör temsilcileri, eğitimde liyakat esas alındıysa, sağlıkta da aynı standartların uygulanması gerektiği görüşünde birleşiyor.

Sağlık çalışanlarının temel beklentisi, adaletin sağlanması, ehliyet, liyakat ve tecrübenin esas kriterler haline getirilmesidir. Sağlık kurum ve kuruluşları, rekabete açık sınavlarda başarılı olmuş ve mesleklerinde yetkin kişiler tarafından yönetilmelidir. Bu bağlamda sağlık çalışanları, liyakatsizliğe kurban edilmeden, ehline verilmelidir.

Bu gelişmeler ışığında, sağlık alanında yapılacak değişikliklerin, kamu sağlığını ve çalışanların motivasyonunu doğrudan etkileyeceği öngörülmektedir. Sağlık sektöründe adaletin sağlanması ve liyakat esasının benimsenmesi, gelecekte daha sağlıklı bir yönetim yapısının oluşmasına katkı sağlayacaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *