43,2839 %0.22
50,2592 %0.02
6.403,54 % 0,14
Ara
Haberin Gündemi Gündem İletişim Başkanı Duran: Türkiye'nin Dış Politikasındaki Artan Rolü Büyük Stratejinin Sonucudur

İletişim Başkanı Duran: Türkiye'nin Dış Politikasındaki Artan Rolü Büyük Stratejinin Sonucudur

Okunma Süresi: 4 dk

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin uluslararası arenada diplomasi, ticaret, enerji, eğitim, insani yardım, savunma ve lojistik-ulaştırma gibi alanlardaki artan etkisini ele aldığı "Küresel Sistemik Dönüşümün Eşiğinde Türkiye" başlıklı yazısını Anadolu Ajansı için kaleme aldı. Duran, Türkiye'nin dış politikadaki rolünün, ideolojik bir tercihten ziyade rasyonel bir büyük stratejinin sonucunu yansıttığını vurguladı.

Dünya Siyasetindeki Kırılma Noktası

Dünya siyaseti, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan uluslararası düzenin yaşadığı yapısal krizlerle sarsılmakta, bu durum kurumların işlevsizleşmesine ve jeopolitik rekabetin yoğunlaşmasına yol açmaktadır. Tek kutupluluğun sona ermesi ve çok kutupluluğun henüz kurumsallaşmaması, hem büyük riskler hem de önemli fırsatlar barındıran bir fetret dönemini işaret etmektedir. Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu belirsizlikleri doğru bir şekilde analiz ederek, yalnızca savunma pozisyonunda kalmamış, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı perspektifini uluslararası sistemin merkezine yerleştirmiştir.

Türkiye'nin Stratejik Rolü

Duran, Türkiye'nin dış politikadaki artan rolünün, hem Batı ittifakının önemli bir üyesi hem de Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla Orta Asya'da, normalleşme süreçleriyle Orta Doğu'da ve Yeniden Asya açılımıyla Pasifik havzasında etkin bir ülke konumuna geldiğini belirtti. Ukrayna-Rusya savaşındaki arabuluculuk çabaları ve Somali-Etiyopya gibi krizlerde elde edilen somut ilerlemeler, Türk diplomasisinin kriz çözme kapasitesini gözler önüne sermektedir.

Savunma Sanayiindeki Gelişmeler

Türkiye, savunma sanayiinde gerçekleştirdiği devrimle stratejik gücünü sahada bir gerçeklik haline getirmiştir. İnsansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) teknolojilerindeki liderlik, Türkiye'nin Karabağ, Libya ve Suriye gibi çatışma bölgelerinde jeopolitik dengeleri değiştirme kapasitesini ortaya koymaktadır. KIZILELMA, KAAN ve TCG Anadolu gibi projeler, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık eşiğini aştığını ve kendi güvenlik mimarisini kendi imkanlarıyla tahkim edebildiğini göstermektedir.

Enerji ve Ulaştırmadaki Stratejik Vizyon

Türkiye, ulaştırma ve enerji hatlarındaki stratejik konumunu enerji merkezi vizyonuyla güçlendirmektedir. Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası keşfi ve Doğu Akdeniz'deki kararlı duruş, enerjide dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin bileşenleridir. TANAP ve TürkAkım gibi projelerle Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde önemli bir rol üstlenen Türkiye, enerjiyi dış politika aracı olarak etkin bir şekilde kullanmaktadır.

Küresel Tedarik Zincirleri ve Lojistik Kapasite

Post-pandemi sürecinde küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bir dönemde Türkiye, Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor'un en güvenli ve etkili rotası haline gelmiştir. İstanbul Havalimanı'nın küresel merkez olma hedefi, Marmaray ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi büyük projelerle desteklenmektedir. Bu lojistik kapasite, Türkiye'nin dünya ticaretindeki payını artırmaya yönelik önemli bir unsurdur.

İnsani Diplomasi ve Vicdanlı Güç

Türkiye, insani yardım alanında da önemli bir rol oynamaktadır. Ülke, mazlumların ihtiyaçlarına yönelik insani diplomasi ilkesiyle hareket ederek, dünya genelinde 'vicdanlı güç' kavramının temsilcisi olmuştur. Milli gelirine oranla yapılan insani yardımlarda dünya birincisi olan Türkiye, AFAD ve Türk Kızılay’ın küresel etkinliği ile yumuşak gücünü pekiştirmektedir.

Dezenformasyonla Mücadele

Türkiye, dezenformasyona karşı mücadelede önemli adımlar atmakta ve sosyal medya gibi yeni iletişim araçlarının yarattığı tehditlere karşı hazırlıklı olmaktadır. Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin faaliyetleri, toplumun doğru bilgilendirilmesi ve algı oyunlarının bozularak kamuoyunun korunması adına sürdürülmektedir. 2025 yılı içerisinde çok sayıda dezenformasyon tespit edilerek bertaraf edilmiştir.

CİMER ve Kamu Diplomasisi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), toplum ile devlet arasında köprü kurarak vatandaşların başvurularını etkin bir şekilde değerlendirmektedir. 2025 yılında CİMER'e yapılan başvuruların büyük bir kısmı dijital kanallar üzerinden alınmış ve bu süreçlerin şeffaflığı artırılmıştır. CİMER, vatandaş taleplerini ilgili kurumlarla paylaşarak, kamu politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır.

Burhanettin Duran, iletişim alanındaki değişimlerin hız kazandığı bu dönemde, Türkiye'nin uluslararası alandaki varlığını güçlendirmek ve toplumun beklentilerine yanıt verebilmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *