Bitcoin, 2 yıllık hareketli ortalamasının altında işlem gördüğü bir döneme girmiştir. Güncel fiyatı 70.000 dolar seviyesine gerilerken, iki yıllık ortalama 86.000 dolar seviyesinde bulunmaktadır. Bu durum, kripto para piyasasında önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.
Son on üç yıl içerisinde, bu gösterge dikkat çekici bir şekilde her döngüde izlenmiş ve çoğu zaman fiyat toparlanmalarının başlangıcı ile ilişkilendirilmiştir. Ancak, bu toparlanmaların her seferinde farklı sürelerde ve farklı büyüklüklerde gerçekleştiği gözlemlenmiştir.
2 yıllık hareketli ortalama ne anlama geliyor?
2 yıllık hareketli ortalama, Bitcoin’in son 730 gün içerisindeki günlük kapanış fiyatlarının ortalamasını yansıtmaktadır. Bu hesaplama, fiyatlardaki kısa vadeli dalgalanmalardan arındırılmış daha uzun vadeli bir eğilim sunmaktadır. Bitcoin fiyatı bu ortalamanın altına düştüğünde, mevcut seviye varlığın son iki yıldaki ortalamasının gerisinde kalmaktadır.
Bu durum, fiyatların uzun dönem ortalamasına göre iskontolu olduğu anlamına gelmekte ve potansiyel bir birikim bölgesine işaret etmektedir. Analist Crypto Patel’in verilerine göre, bu gösterge 2013 yılından itibaren Bitcoin döngülerinin tamamında güvenilir bir birikim sinyali olarak işlev görmüştür.
Geçmişteki örnekler ve fiyat hareketleri
Grafiklerde, Bitcoin’in bu ortalamanın altına ya da yakınında işlem gördüğü beş farklı dönem kaydedilmiştir. Bu dönemler, 162 dolar, 3.124 dolar, 15.473 dolar ve günümüzdeki 60.000–70.000 dolar seviyelerine denk gelmektedir. Crypto Patel’in değerlendirmesine göre, geçmişte 2 yıllık ortalamanın altına inen fiyatlar, sonraki süreçte yeni zirvelere ulaşan yükseliş hareketlerini tetiklemiştir.
Örneğin, geçmiş döngülerdeki diplerden toparlanmalar sırasıyla 12 kat, %2.108, %715 ve %710 oranında yükseliş göstermiştir. Şu anki seviyede ise 2 yıllık ortalama ile piyasa fiyatı arasında yaklaşık %18’lik bir fark bulunmaktadır.
430.000 dolar hedefi ve makroekonomik koşullar
Analizlerde, 2 yıllık hareketli ortalamanın üzerinde bir de döngü zirvelerini gösteren kırmızı renkli bir teknik seviye yer almaktadır. Bu bant, şu an için 430.000 dolar civarında konumlanmaktadır. Bu model, Bitcoin fiyat hareketini, 2 yıllık ortalamanın altında birikim bölgesi ile bu üst teknik seviyede dağıtım bölgesi arasında salınım yapan bir yapı olarak ele almaktadır.
430.000 dolarlık hedef, tarihsel olarak kullanılan logaritmik büyüme eğrisinin bir devamı olarak ortaya çıkmaktadır. Geçmişte sırasıyla 12.000%, yaklaşık 2.100% ve 715% gibi düşüşten zirveye oranlar gözlemlenmiştir. Her yeni döngüde getiriler azalsa da, anlamlı oranda artışlar kaydedilebilmektedir.
Mevcut durumda 70.000 dolardan 430.000 dolara bir yükseliş, yaklaşık 6,1 katlık bir artış anlamına gelmektedir ve bu, tarihsel eğilimle uyumlu görünmektedir. Ancak, böyle bir hedefin gerçekleşmesi için Bitcoin’in daha önce hiç görmediği fiyat seviyelerine ulaşması gerekmektedir.
Ayrıca, mevcut küresel koşullar altında—yüksek petrol fiyatları, borsalarda devam eden baskılar ve dalgalı kurumsal talep—bu seviyenin test edilmesi için güçlü makroekonomik şartlar ve sürdürülebilir kurumsal ilginin sağlanması gerekmektedir.
Tarihi modelin sınırları ve güncel farklılıklar
Geçmişte 2 yıllık ortalamanın altına yapılan düşüşler, Bitcoin’in daha az kurumsal yatırımcıya sahip olduğu, borsa yatırım fonlarının etkisinin sınırlı kaldığı ve klasik piyasalara bağı daha zayıf olduğu dönemlerde gerçekleşmiştir. 2015 yılında 162 dolara gerileyen Bitcoin ile 2026 yılında 70.000 dolar seviyesinde olan varlık, sahiplik yapısı, likidite ve makrodan etkilenme açısından önemli farklılıklar göstermektedir.
Teknik göstergenin 13 yıllık veri ile desteklenmesi, yazılı analizlere göre diğer birçok teknik sinyale kıyasla güçlü bir dayanak oluştursa da, Bitcoin piyasasının her döngüde yapısal olarak değiştiği hatırlatılmaktadır. 2 yıllık ortalamanın tek başına yeterli olup olmadığı ise küresel likidite koşulları, kurumsal ilginin sürdürülebilirliği ve jeopolitik riskler gibi etkenlere bağlıdır. Teknik gösterge birikim vurgusu yaparken, mevcut makro ortamın daha ihtiyatlı bir yaklaşım gerektirdiği belirtilmektedir.