Ocak ayı, sadece yeni bir yılın başlangıcını değil aynı zamanda kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanserine karşı farkındalık oluşturma dönemini de işaret ediyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, rahim ağzı kanseri, kadınlarda en yaygın dördüncü kanser türü olma özelliği taşıyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 660 bin kadına bu hastalık tanısı konulurken, yaklaşık 350 bin kadın ise rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor.
Türkiye'deki Durum
Türkiye'de her yıl 1500 ile 3000 arasında yeni rahim ağzı kanseri vakası teşhis ediliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semir Paşa, bu rakamın Türkiye'de meme, akciğer ve kolorektal kanserlerden sonra en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirtiyor. Gelişmiş ülkelerde aşılama oranlarının yüksekliği sayesinde vakalarda önemli düşüşler gözlemlenirken, Türkiye'de bu oranın daha düşük olduğu ifade ediliyor.
Aşılama ve Korunma Yöntemleri
Rahim ağzı kanseri, aşı ile önlenebilir bir hastalık olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Paşa, bu kanserin neredeyse tamamının (%99'dan fazla) İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonundan kaynaklandığını belirtiyor. HPV, cinsel yolla bulaşan bir virüs olup, özellikle yüksek riskli tipleri (16 ve 18) servikal hücrelerde anormal değişiklikler meydana getirerek kansere dönüşme potansiyeline sahiptir. Ancak, her HPV enfeksiyonu kansere yol açmamaktadır. HPV aşısı, 16 yaş öncesi aşılama ile %80-85 oranında koruma sağlıyor ve bu virüsün neden olduğu kanserojen etkilerin önlenmesinde önemli bir rol oynuyor.
Global Araştırmalar ve Bulgular
132 milyondan fazla bireyi kapsayan 225 önleme çalışması, HPV aşısının rahim ağzı kanseri ve kanser öncesi değişikliklerin gelişme riskini belirgin şekilde azalttığını ortaya koymuştur. Özellikle 16 yaşında veya daha önce aşılanan kız çocuklarının, aşılanmamış olanlara göre rahim ağzı kanseri geliştirme olasılığının %80 daha az olduğu gözlemlenmiştir. Bu yüzden, gençlerin cinsel aktif dönemlerine girmeden önce aşılanması büyük önem taşımaktadır.
Aşının Uzun Dönem Koruyuculuğu
Prof. Dr. Paşa, aşının koruyuculuğunun 10 yıl boyunca %100 seviyesinde tespit edildiğini ve bellek bağışıklık hücreleri sayesinde pratikte ömür boyu koruma sağladığının düşünüldüğünü ifade etti. Ancak, antikor düzeylerindeki düşüş nedeniyle ilerleyen yıllarda ek aşılamaların gerekliliği üzerine çalışmalar devam etmektedir.
HPV ve Diğer Kanser Türleri
HPV-16 türünün rahim ağzı kanserine ek olarak, baş ve boyun kanserleri için de önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Prof. Dr. Paşa, bu tür kanserlerin özellikle bademcik ve dil kökü gibi boğazın arka kısmında oluştuğunu ifade etti. Erkek çocukların da aşılanmasının, HPV bulaşını önlemek ve genel bir toplumsal mücadele yürütmek açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. HPV ile mücadelede en etkili yolun toplumsal aşılama programları olduğunu dile getiren Paşa, erken tanı ve aşılama programlarının rahim ağzı kanseri ile mücadeledeki önemini bir kez daha hatırlattı.