04 Şubat 2016 Perşembe 07:39
Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Kaplan, kanserin çok ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunu belirterek, dünyada her yıl yaklaşık 14 milyon yeni vakanın gözlendiğini kaydetti.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Kaplan, 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Yılda 8 milyon kansere bağlı ölüm meydana geldiğini ve şu an dünyada yaklaşık 30-35 milyon civarında kanser hastası bulunduğunu anlatan Kaplan, "Ülkemiz için bu rakamlar her yıl 150 bin yeni kanser vakası ve yaklaşık 90 bin kansere bağlı ölümle sonuçlanmaktadır. Şu an ülkemizde 300 bin kanser hastası bulunduğu bilinmektedir. Tabi son zamanlarda meydana gelen gelişmelerle birlikte birçok alanda olduğu gibi kanser alanında da çok önemli gelişmeler ve hastalarda ciddi sağ kalım artışları meydana geldi. Bizim öncelikle tüm hastalıklarda olduğu gibi kanserden de korunmamız gerekiyor. Bunun için de önce kanser sebeplerini bilmek gerekiyor. Biz kanser sebeplerini üçe dilimliyoruz" dedi.

"SİGARA KANSERİN BİRİNCİ DİLİMİ"

Sigaranın kanserin birinci dilimini oluşturduğunu aktaran Kaplan, şunları kaydetti:

"Sigara tabiri caizse, ağızdan yani girdiği yerden çıktığı yere, idrar kesesine kadar bütün organlarda, akciğer, mesane, böbrek, pankreas gibi organlarda kanser yapabiliyor. O yüzden sigaradan muhakkak kaçınmamız gerekiyor. İkinci sebep, beslenme. Beslenme de oldukça önemli. Tabi sanayileşmenin de artmasıyla birlikte beslenmede organik beslenmeden inorganik beslenmeye doğru gidiyor. Daha hazır gıdalarla besleniyoruz. Daha kötü şartlarda besinlerimizi saklıyoruz. Bu nedenle beslenme şartlarımız ve besinleri saklama koşullarımız da önemli. Bunlara en fazla verebileceğimiz örnek ateşe yakın pişirilme yöntemleriyle pişirilmiş et ve mangal türü besinler. Bunlarda oluşan hidro karbonlar ciddi sıkıntı oluşturabilmektedir. Et tükettiğimizde daha çok haşlama türü etin tercih edilmesi bizim önerimiz. Bunun yanında kırmızı etten zengin beslenmenin kendisi de pişirme yönteminden bağımsız olarak bağırsak kanserine, mide kanserine sebep olabilmektedir. Bu yüzden kırmızı etten fakir beslenmek de kanserden korunma anlamında yarar var. Tuzdan zengin beslenme ülkemizde ve bölgemizde önemli bir sorun o yüzden tuzdan zengin beslenmeyi de biz önermiyoruz. Tansiyon hastaları için de bu önemli. Günlük 2-4 gramı aşmayacak şekilden tuzdan fakir beslenmek önerilerimiz arasında yer alıyor. Bunun yanında günlük beş porsiyon sebze-meyve tüketimi önemli. Bir yarım elmayı bir porsiyon olarak kabul edebilirsiniz. Geriye kalan üçüncü kısmı obezite ve zayıf egzersiz oluşturuyor. Obezite ile ilişkili kanser türleri, Meme kanseri, rahim ağzı veya rahim kanseri. Bunun yanında böbrek kanseri ve kolon kanseri ve yine prostat kanseri de aynı şekilde obezite ile ilişkili o yüzden obezite ile savaşmak bununda en önemli yolu egzersiz yapmak. Son zamanlarda egzersiz yapan meme kanserli hastalar ile egzersiz yapmayan meme kanserli hastalar arasında belirgin bir sağ kalım farkı oluştuğu ve bu egzersiz yapan hastaların daha az nüksettiği ile ilgili verilerde egzersizin kanseri önleyici etkisinin daha kuvvetli hala geldiğini gösteriyor. Bunun yanında bir de elimizde olmayan sebepler var Bunlar genetik sebepler olabilir. Özellikle genç kanserli hastaların olması bunu düşündürebilir. Bu türü kişilerin genetik danışmanlık hizmeti almasını öneriyoruz."

"BESİNLERİNİZİ CAM KAPLARDA SAKLAYIN"

Besinlerin saklama koşullarının da önemli olduğunu belirten Kaplan, "Plastik kaplardan özellikle sıcak temasıyla birlikte o besinlerde bir takım yeni maddeler ortaya çıkabiliyor. O yüzden mutlaka cam kaplar kullanılmalı ve nemsiz, kuru ortamlarda besinlerin saklanmasını öneriyoruz. Çizilmiş tavalarda gıda pişirilmesini engellemek gerekiyor" ifadelerinde bulundu.

"GELİŞMELER HASTALAR İÇİN UMUT VERİCİ"

Birçok kanser türünde erken teşhisin hastaların hayatını kurtardığına dikkat çeken Doç. Dr. Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Mesela meme kanseri dört evreden oluşur. Evre 4 meme kanserinde beş yılın sonunda hastaların yüzde 10'u hayatta kalırken bu evre 1'de olduğunda hastaların yüzde 90'ı hayatta kalabilmektedir. Öncelikli olarak istemsiz bir kilo kaybı meydana geldiğinde, bağırsak alışkanlıklarında değişme olduğunda, ağızdan veya büyük abdestten, makattan kan gelmesi durumunda muhakkak doktora başvurulması gerekiyor. Bunun yanında hiç şikayetimiz olmasa dahi beş kanser türünden artık hastalarımız tarama programlarına girmesi gerekiyor. Bu beş kanser türü, meme kanseri, rahim ağzı kanseri, bağırsak kanseri, prostat kanseri ve son zamanda buna akciğer kanseri eklendi. Periyodik tomografi taramalarıyla akciğer kanseri erken yakalanabilmekte ve belirgin oranda kanserden sağ kalım sağlanmaktadır. Yeni gelişen ilaçlar sayesinde de çok ciddi sağ kalımlar elde edilmeye başlandı. Son birkaç yılda da aşılar gündemimize geldi onların da katkısıyla birçok hastalıkta artık çok iyi sağ kalımlardan bahsedebilmekteyiz. Bu bizim için ve hastalarımız için umut verici bir sonuç."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.