Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Gerçek, İlkeli ve Tarafsız Haberin, En Güncel Hali, Haberde Doğruya Bağlanın

FLAŞ HABER
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri ANASAYFASPORGÜNDEMPOLİTİKADÜNYATEKNOLOJİEKONOMİEĞİTİMMAGAZİNYAŞAMKADIN
Aşk, Kanser, Stres Ve Uykusuzluğun İlacı
Facebook Twitter Google Plus WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
- - Editör:

Aşk, Kanser, Stres Ve Uykusuzluğun İlacı

Biyokimya uzmanı. Dr. Servet Külahçıoğlu, vücuttaki bir dizi biyokimyasal olayı harekete geçiren karmaşık bir duygu hali olan aşkın, kanser, stres, uykusuzluk gibi hastalıkların tedavisi için kullanıldığını belirtti.

Biyokimya uzmanı. Dr. Servet Külahçıoğlu, vücuttaki bir dizi biyokimyasal olayı harekete geçiren karmaşık bir duygu hali olan aşkın, kanser, stres, uykusuzluk gibi hastalıkların tedavisi için kullanıldığını belirtti.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Biyokimya Bölümü'nden Uz. Dr. Servet Külahçıoğlu, aşkın biyokimyası hakkında bilgi verdi. Aşkla birlikte ortaya çıkan, aşkın sürdürülmesine ve sonrasında yerini sevgi ve bağlılığa bırakmasına dopamin, serotonin, oksitosin, melatonin, adrenalin, noradrenalin ve testosteron gibi hormonların neden olduğunu anlatan Külahçıoğlu, bu hormonların hepsinin ayrı ayrı görevlerinin olduğunu iade etti. Dopamin hormonunun insanın kendini iyi hissetmesine, coşkulanmasına neden olan kimyasal bir madde olduğu ifade eden Külapçıoğlu, "Dopamin ne kadar çok artarsa kişi o kadar ağır aşk belirtileri gösterir. Fazla salınan dopamin nedeniyle kişi daha hareketli, daha dağınık olur ve konsantrasyon bozukluğu yaşayabilir. Dopamin düzeyi aynı zamanda tutku ve sadakat ile de ilgilidir" dedi.

"SEROTONİN MUTLULUK HORMONU"

Serotoninin mutluluk hormonu olarak bilindiği aktaran Külahçıoğlu, "Serotonin yükseldiğinde kişinin ruhsal durumu düzelir, enerjisi artar, keyifli olur. Bu etkilerinden ötürü depresyon ve başka diğer psikolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarda serotonin hormonu vardır ve hastanın serotonin düzeyini yükselterek tedavi eder. Dolayısıyla aşık olmakta serotonin düzeyini yükseltir ve insanı depresyondan uzak tutar. Adrenalin ve noradrenalin aşkın en yoğun olduğu dönemde fazla salınır. Ayakların yerden kesilmesi duygusunu yaşatan bu hormonlardır. Aşık olan kişide kalbin hızlı çarpmasına, ellerin terlemesine, kan basıncının yükselmesine ve heyecanlı ruh haline sebep olurlar" diye konuştu.

"OKSİTOSİN KADINLARDA BULUNUR"

Oksitosin şefkat hormonu olarak bilindiğini, bu hormonun kadın ve anne olmanın temeli gibi olduğunu dile getiren Külahçıoğlu, şu ifadelerde bulundu:

"Kadının cinsellik sırasına zevk almasını, doğumun başlamasını, emzirme sırasında göğüslerden süt gelmesini bu hormon sağlar. Çocuk annesinin memesini emdikçe bu hormon artar ve anne ile bebeğin birbirine bağlanmasını sağlar, sevgiyi arttırır. Aşık olunca da oksitosin salınımı artar ve benzer etki ile aşık olunan kişiye karşı şefkat ve sadakat geliştirir. Aşkın en parlak döneminde salınımı artan adrenalin ile dopamin zaman içerisinde azalarak normal düzeye iner ve yerini oksitosine yani sevgi ve şefkat duygusu oluşturan hormona bırakır. Aşkın ömrü ile ilgili varsayımlar bu durum ile açıklanabilir."

"TESTOSTERON ERKEKLERDE DAHA FAZLA BULUNUR"

Testosteron, östrojen ve progestoronun seks hormonları, melatoninin ise bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dikkat çeken Külahçıoğlu, şunları kaydetti:

"Testosteron kadınlarda az erkeklerde ise çok miktarda bulunur. Her iki cinste de testosteron düzeyinin artması kişilerin kaşıt cinse yönelmelerine neden olur. Testosteron hormonunun yüksek olması erkek cinsi davranış modeline ve çok eşliliğe sebep olur. Melatonin yine aşık insanların kanında artmış olduğu görülen başka bir hormondur. Bu madde karanlık odada uyurken salınımı artan bir hormondur ve kişinin bağışıklık sistemini güçlendirerek kişiyi hastalıklara karşı korur. Zaten bu özelliği nedeniyle kanser, stres, uykusuzluk gibi hastalıkların tedavisi için kullanılmaktadır. Aşıkken daha az hastalanmamızın aşk acısı çekerken devamlı hasta olmamızın sebebini buna bağlayabiliriz."


Facebook Twitter Google Plus WhatsApp
  YORUM YAP / YORUM OKU
Yorum
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | KÜNYE | REKLAM | İLETİŞİM | RSS
Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.




Spor Gündem Politika Dünya Teknoloji Ekonomi Eğitim Magazin Yaşam Kadın Sağlık