17 Şubat 2016 Çarşamba 10:18
Ulusal Ulaştırma Ana Planı Hazırlama Projesi Açılış Toplantısı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, çok umutlu olduğu Ulusal Ulaştırma Ana Planı Projesi'nin AB-Türkiye ilişkileri için hayırlı olması temennisinde bulunarak, "AB'yi bölgemizde yaşanan insanlık dramına gösterdiği ilgi ve alakaya teşekkür ediyoruz ama bu alakanın biraz daha artarak devam etmesini bekliyoruz. Başta AB olmak üzere Birleşmiş Milletler bünyesindeki karar vericileri daha aklı selim, kişisel veya ülkelerin ferdi ihtiraslarını bir kenara bırakarak insanlığın, barışın geleceği için daha çok fedakarlık yapmaya davet ediyoruz" dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Ulusal Ulaştırma Ana Planı Hazırlama Projesi'ne ilişkin açılış toplantısına katıldı. Sheraton Hotel'de gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını yapan Bakan Yıldırım, "Bugün Türkiye'nin ulaşım stratejisi açısından, ulaşım politikaları açısından önemli bir dönemin başlangıcını yapıyoruz. Daha önce 2003 yılında Ulaşım Ana Plan Stratejisi'ni hazırladık. Bugünlere kadar bu stratejiyi takip ederek Türkiye'nin ihtiyacı olan projeleri gerçekleştirdik. Ancak bundan sonraki 2023 hedefleri ve 2035 vizyonunu dikkate alarak bu ana plan öngörülerinde bazı değişikliğe ihtiyaç olduğu aşikar" diye konuştu.

"HEDEFİMİZ MUTLAKA VE MUTLAKA DİĞER ULAŞIM MODLARINI, ÖZELLİKLE DEMİRYOLLARINI, DENİZ TAŞIMACILIĞININ PAYINI DAHA DA ARTTIRMAK"

Türkiye'nin bütün ulaşım türlerini kullanabilen bir ülke olduğuna dikkati çeken Yıldırım, "Ancak Türkiye'nin birçok ülkenin olduğu gibi geçmişten gelen sorunları var. Başında da ulaşım türleri arasındaki dengesizlik. Avrupa Birliği 2050 yılına kadar karayoluyla diğer ulaşım türlerini birbirlerine eşitlemeyi hedefliyor. Yani karayolu yüzde 50, demiryolu, denizyolu, hava diğer yüzde 50'yi oluşturacak şekilde vizyon ortaya koyuyor. Bu çok iddialı ve önemli bir vizyon. Türkiye olarak bizde 2003'ten beri özellikle ulaşım türlerinde çeşitlendirmeyi arttırmak adına önemli mesafeler aldık. Ancak istediğimiz noktaya gelebildik mi, tabi ki gelemedik. Bundan sonraki hedefimiz mutlaka ve mutlaka diğer ulaşım modlarını, özellikle demiryollarını, deniz taşımacılığının payını daha da arttırmak, karayollarının da güvenlik ve konforu esas alan yeni projelere hız vermektir. Bu bağlamda yapılacak bu Ulusal Ulaşım Ana Planı önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.

"BU PLANDA EN ÖNEMLİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONU ÖLÜMLÜ KAZALARIN AZALTILMASINA YÖNELİK BİR BAKIŞ AÇISI"

"Hazırlayacağımız bu ana plan esas itibariyle yine işin merkezine insanı alması lazım" diyen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Kazaların azaltılmasını esas alması lazım. Yol güvenliğini esas alması lazım. Bugün yaptığımız bölünmüş yollarla son 13 yılda kazaları biz yüzde 65 azalttık. Araç sayısı iki katına çıktı. Hareketlilik, mobilite iki katından fazla oldu. Ama ölümlü kazalardaki kaybettiğimiz insan sayısında yüzde 63 azalma oldu. Ama hala yüksekteyiz. AB ortalamasının iki katının üzerindeyiz. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu planda en önemli dikkat edilmesi gereken konu ölümlü kazaların azaltılmasına yönelik bir bakış açısı. Kombine taşımacılık, ulaşım türleri arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bu konu hayati öneme sahip. Ulusal ana plan çalışmasında mutlaka bu hususun en önemli başlıklardan biri olması gerekiyor. Aynı zamanda hazırlanacak plan rekabetçi bir ulaşım alt yapısını öngörmesi lazım. Rekabetçi olmayan bir ulaşım alt yapısı ülkenin gelişme sürecine, kalkınma sürecine, ekonomisinin icabetinin büyümesi sürecine istenen katkıyı sağlayamaz. Bu yönden de planın bu hususları kapsaması önem arz ediyor."

"ŞUANDA BİZİM ACİL KONUMUZ HALKALI-KAPIKULE HATTININ BİRAN ÖNCE KARARININ AB TARAFINDAN VERİLMESİ VE BU PROJENİN BAŞLAMASI"

Türkiye'nin konumunun farklı olduğunu ve üç kıtanın birleştiği yerde olduğunu kaydeden Bakan Yıldırım, "Türkiye'nin 3 saatlik uçuşlarla 1,5 milyar nüfus, 31 trilyon değerinde bir ekonomik büyüklüğe ulaşan bir coğrafyada rahatlıkla olabiliyorsunuz. Hazırlanacak bu ana plan sadece bizim sınırlarımızı değil, ilgili olduğumuz bütün yakın coğrafyayı da kapsaması gerekiyor. Ayrıca hazırlanacak ana planın kent içi taşımacılığı da yol gösterici bir boyutunun olması muhakkak olmazsa olmaz bir husus diye düşünüyorum. Ulusal ulaşım ana planını yapacak konsorsiyumun özellikle ulaşım master planı çalışmalarını yapacak olanlarla birlikte hareket etmesi ve her aşamada birlikte değerlendirme yapılması hayati öneme sahip. Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. AB ve Türkiye arasında tam üyelik öncesi bir takım IPA kapsamında ortak çalışmalar var. Bu çalışmaların amacı Türkiye'yi AB üyeliğinden önce her bakımdan uyumlu hale getirmek. Bu çerçevede AB belirli dönemlerde bütçe ayırıyor. IPA I döneminde bakanlığımız belli başlı büyük projelerde demiryolu ağırlıklı olmak üzere 585 milyon avro tutarında bir kaynak kullandı. Bununda Gebze Köseköy, Irmak, Karabük, Zonguldak, Samsun, Sivas demiryolu projelerinin yapım ve iyileştirilmesi işlerini gerçekleştirdik. IPA II dönemi içinde buna yakın 450 milyon avro tutarında bir kaynak kullanmayı hedefliyoruz. Başta Halkalı-Kapıkule hattı olmak üzere diğer mutabık kalacağımız projeleri gerçekleştireceğiz. Şuanda bizim acil konumuz Halkalı-Kapıkule hattının biran önce kararının AB tarafından verilmesi ve bu projenin başlaması. Çünkü bunu tamamlarsak Bulgaristan ile eş zamanlı olarak Avrupa 10. koridorunu hayata geçirmiş olacağız" açıklamasında bulundu.

"AMACIMIZ SINIRLI KAYNAKLARLA SINIRSIZ İHTİYAÇLARIN ÖNCELİKLERİNİ BELİRLEYEREK KARŞILAMASI"

Ulusal Ulaştırma Ana Planı'nda iki etap olduğunu bildiren Bakan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Birinci etap görünür etap, 2023 hedefleri. 2023 hedefleri artık bizim için bilinmez değil. Zaten biz bunun gereğini adım adım yapıyoruz. Ama değişen dünya şartlarına göre yapılacak bu Ulusal Ulaştırma Ana Planında bize yeni bir takım bilgiler verilmesini bekliyoruz 2023 yönelik. İkinci bölüm 2035 vizyonunu ilgilendiriyor. 2023'ten bağımsız olmamakla beraber bunun için daha fazla vaktimiz var. Daha kapsamlı bir çalışma yürütebiliriz. O yüzden yüklenicilerden beklentimiz ivedilikle 2023 hedeflerimizin tamamlayıcısı niteliğinde bulgularını, tespitlerini bizlerle paylaşmaları ve bizimde bunu yapacağımız projelere yansıtmamız. Amacımız sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların önceliklerini belirleyerek karşılaması. Proje hazırlarken, projeleri değerlendirirken bu bakış açısını mutlaka akıllarında tutmaları gerekiyor. Bu önemli projenin kendisi bir iş değildir ama yapılacak bütün işlerin kaderini belirleyecek bir çalışmadır. Burada yapılan çalışma düzgün olmazsa yapacağımız işlerde büyük bir kaynak israfına sebep olur. O yüzden Türkiye'nin üretim noktalarıyla, ihracat çıkış noktalarını esas alan bu ulaşım ağında kullanılmasını önceleyen bir bakış açısını mutlaka göz önünde bulundurmak gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum."

Diğer kurumlarla da irtibatın devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, bir danışma kurulunun oluşturulduğunu ve sık sık toplanarak gidişatın nasıl olduğuna dair rota düzeltmesi yapılıp yapılmayacağına bakılması gerektiğini ifade etti.

"İNSANLIK CİDDİ BİR SINAVDAN GEÇMEKTEDİR BÖLGEDE"

Projenin heyecan verici olduğunu söyleyen Yıldırım, "Projeden çok umutluyum. Ülkemiz için AB Türkiye ilişkileri için hayırlı olmasını diliyorum. AB'yi bölgemizde yaşanan insanlık dramına gösterdiği ilgi ve alakaya teşekkür ediyoruz ama bu alakanın biraz daha artarak devam etmesini bekliyoruz. Bu sorun Türkiye'nin sorunu gibi gözükebilir ama bu sorun Avrupa'nın da sorunu, daha büyük ölçekte insanlık sorunudur. İnsanlık ciddi bir sınavdan geçmektedir bölgede. Onun için başta AB olmak üzere, Birleşmiş Milletler bünyesindeki karar vericileri daha aklı selim kişisel veya ülkelerin ferdi ihtiraslarını bir kenara bırakarak insanlığın barışın geleceği için daha çok fedakarlık yapmaya davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından proje için imzalar atıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.