24 Haziran 2016 Cuma 22:00
'Terörle mücadele pazarlık konusu olamaz '

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Genel Merkezi'nde, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeleriyle iftarda bir araya geldi. İftarın ardından yaptığı konuşmada, İngiltere'de, Avrupa Birliği içerisinde kalıp kalmama konusunda bir referandum yapıldığını anımsatan Yıldırım, referandumla ilgili çok sert kampanyalar yürütüldüğünü ve bir milletvekilinin de hayatını kaybettiğini ifade etti.

Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ve ne yazık ki İngiltere gibi NATO'da müttefikimiz olan bir ülkenin Başbakanı, sadece referandumda 'Evet' oylarını artırabilmek adına, Türkiye'yi kampanyasının tam merkezine koydu. Abuk sabuk laflar etti, 'Türkiye 3 bin yılda Avrupa Birliği'ne giremez.' vesaire gibi laflar etti.

Doğrusu bu millet olarak bizi üzdü, canımızı da sıktı ama İngiltere'nin seçmenleri onun söylediği lafları hiç itibara almadı, onun söylediğinin tersine karar verdi. Bir anlamda kendi iradelerini ortaya koydular, bir anlamda da Türkiye'nin Sayın Cameron'ın düşündüğü gibi bir millet olmadığını da teyit etmiş oldular." "Bu referandumun asıl muhatabı olan Avrupa Birliği'nin buradan çok önemli dersler çıkarması gerekiyor." ifadesini kullanan Yıldırım, şunları söyledi: "Çıkarılacak derslerden bir tanesi İngiltere gibi birliğin çok önemli bir üyesinin neden bu noktaya geldiğinin derinlemesine incelenmesi gereği ortaya çıkıyor.

Avrupa Birliği son zamanlarda kucaklayıcı ve kuşatıcı olmak yerine, duvarlarını tahkim ederek, kendi içinde kapanma yolunu tercih etmiştir. Bölgede yaşanan mülteci dramında gördüğümüz manzara budur.

Bölgede milyonlara sahip çıkan, kucak açan ülke Türkiye'dir. Avrupalılar maalesef burada da sınıfta kalmıştır, duyarsız davranmışlardır. Göstermelik birkaç şey yapmak asla ve asla gerçekleri değiştirmez. On binlerin yüz binlerin Akdeniz'de ölüm kalım mücadelesini kaybetmelerinin önüne geçemez." "Kucakladıkları o terör örgütü onları da perişan edecek" Türkiye'nin, Ahmet Davutoğlu'nun başbakan olduğu

64. Hükümet döneminde Avrupa Birliği ile bir anlaşma yaptığını anımsatan Yıldırım, anlaşma içeriğinde geri kabul anlaşması, vize muafiyetinin ekimden haziran sonuna çekilmesi ve mülteciler nedeniyle Türkiye'nin üstlendiği mali yükün hafifletilmesinin bulunduğunu anımsattı.

Başbakan Yıldırım, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "Ne yazık ki Avrupa bir kez daha samimiyet sınavını geçemedi. Biz geri kabul anlaşması çerçevesinde aldığımız tedbirlerle hemen hemen Avrupa'ya denizden göçü neredeyse bitirdik ve yine geri kabul anlaşmasına göre üçüncü ülkelerle ilgili kabullerimizi de yerine getirdik, vecibelerimizi. Gel gör ki Avrupa Birliği birçok yasal düzenlemeyi de yapmamıza rağmen, gün yaklaştığı zaman başladılar yeni şartlar ortaya sürmeye. 'Türkiye'de teröristlere çok sert muamele yapılıyor, onlara biraz daha şefkatli davranacak yasal düzenlemeler yapın.' gibi abuk sabuk laflar etmeye başladılar. Neyin pahasına?

Vize kolaylığı sağlayacaklarmış." "Türkiye'nin birliğinden, beraberliğinden, toprak bütünlüğünden daha önemli bir şey yoktur." diyen Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti: "Hiçbir anlaşma, hiçbir kolaylık, Avrupa'nın bize sağlayacağı vizeyle ilgili muafiyet asla ve asla terörle mücadele konusundaki kararlılığımızla müzakere konusu yapılamaz, pazarlık konusu yapılamaz. ,

Avrupalı dostlarımız artık gerçeği görmelidir. Ya Türkiye'yi dinleyecekler, Türkiye'nin sesine kulak verecekler ya da Türkiye'nin birliğine, dirliğine karşı mücadele eden bölücü terör örgütünün elemanlarının manipülasyonuna boyun eğecekler. Bir adım sonra göz kırptıkları, kucakladıkları o terör örgütü onları da perişan edecek. Bunu da buradan bugün söylüyoruz. Yarın geç olabilir. Sizin bu uyguladığınız tutarsız politikalar yarın güvenlik sorunu olarak önünüze gelecek o zaman yine sizin yanınızda olan ülke Türkiye olacak."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.