14 Ocak 2016 Perşembe 15:14
Milletvekili Aydın, Telefon Suçları İçin Kanuni Düzenleme İstedi

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, vatandaşların telefonla dolandırılmasının önüne neden geçilemediğini verdiği soru önergesiyle İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya sordu.

Telefonla aranıp dolandırılanların sayısının her geçen gün arttığın,ı dolandırıcıların son mağdurunun eski TBMM Başkanı Hikmet Çetin olduğunu hatırlatan Aydın, bu suçun bir türlü önüne geçilememesinin sebeplerini İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya sordu. Aydın, telefonla yapılan dolandırıcılık suçların ferdî değil, organize olduğunu belirterek çok sayıda vatandaşın mağduriyete uğradığını söyledi.

Aydın, verdiği önergede, dolandırıcılık suçu işleyenlerin vatandaşları Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından arandığını kişinin TC kimlik numarasını, banka bilgilerini, eş ve çocuklarının isimlerini, oturdukları ya da görev yaptıkları yerlerin bilgilerini ve diğer özel bilgileri aktararak inandırıcılık sağladığını hatırlatarak şöyle devam etti:

"Çoğunlukla kendilerini polis ya da savcı olarak tanıtan bu kişiler, aradıkları vatandaşımızın terör örgütü içinde adının geçtiği yalanını söyleyip, tüm banka hesaplarına el konulacağı yönünde korkutucu tehditte bulunmaktadır. Aynı şahıslar aradıkları kişiye kendilerine para ödeme yapmaları halinde yardım sözü vermekte, parayı aldıktan sonra da ortadan kaybolmaktadır. Türkiye'de birçok kişi bu yolla dolandırıcılık yapanlara yüklü miktarda para kaptırmış hatta tüm varlığını vermek zorunda kalmıştır."

Mağdurların dolandırdıklarını anlayınca en yakın polis karakoluna koştuklarını ancak kendilerini savunamadıklarını ifade eden Aydın, dolandırıcıların son bir yılda elde ettiği yasadışı gelirin sadece Ankara ilinde 70 milyar TL olduğunu söyledi.

DOLANDIRICILARIN SON KURBANI HİKMET ÇETİN OLDU

Telefonla dolandırılan kişilerden birinin de eski TBMM Başkanı ve Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin'in olduğunu hatırlatan Aydın, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın cevaplaması talebiyle verdiği önergede şu soruları yöneltti:

"Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Şube Başkanlığı'nın takibinde olan bu dolandırıcılık suçları neden engellenememektedir? Dolandırıcılık suçu işleyenlerin büyük kısmının yerleri bilindiği halde, bu suç örgütüne neden operasyon yapılmamaktadır? Dolandırıcıların elde ettikleri büyük meblağları kime ve nasıl aktardıkları konusunda araştırma ve inceleme yapılmakta mıdır? Söz konusu dolandırıcıların yakalanması için GSM şirketlerinin sinyal kesmesi halinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yetkili birimlerince sinyal takibi yapılamaz mı? Dolandırıcılar yakalanmaları halinde kanuni boşluk bularak en fazla üç ay hapis cezasına çarptırılmaktadır. Söz konusu suçun 157/1 kanun maddesinin; 158/1 maddesine alınarak nitelikli dolandırıcılık suçuna dahil edilmesi gerekmez mi? Suçlularla mücadelenin Organize Şube Müdürlüğü tarafından yürütülmesi gerekmez mi?"

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.