14 Aralık 2015 Pazartesi 12:15
Davutoğlu: 'Gönül İster Ki TBMM'de Mutabakat Sağlansın, Referanduma Bile Gitmeye İhtiyaç Kalmasın'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, başkanlık sistemi ve yeni anayasa konusunda iki ayrı referandum yapılmasına ilişkin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın zikrettiği iki referandum ve farklı yöntemler bunların hepsi konuşulabilir, konuşulmalı da. Gönül ister ki TBMM'de mutabakat sağlansın, referanduma bile gitmeye ihtiyaç kalmasın" dedi.

Ahaber'de yayınlanan "Gündem Özel" programında gündeme yönelik soruları yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, başkanlık sistemi ve yeni anayasayla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkmenistan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada iki ayrı referandumdan bahsettiğinin hatırlatılması üzerine, "Bu konu hep gündemde. 12 Eylül anayasası çıktığından beri bu anayasanın yetersizliği getirdiği keşmekeş konusu zaten hep tartışması süregitti. Bunların tartışılması doğal. Seçim beyannamemizde de hükümet programımızda da çok açık bir şekilde tutumumuzu ortaya koyduk. Bazı şeyler var ki AK Parti'nin tek başına yapabileceği hususlar bazı şeyler var ki hemen yapabileceği hususlar, bazıları daha sonra yapacağı hususlar, bazı hususlarda var ki AK Parti ile diğer partilerin işbirliği yapmak zorunda olduğu alanlar. Önümüzde çok ciddi iki meydan okumayla tabiri caizse karşı karşıyayız hemen acil. Birisi güvenlikle ilgili terörle mücadele, bu konuda çok yoğun toplantılar yaptık. Yoğun bir terörle mücadele sürüyor. Bu konuda Irak ve Suriye'den kaynaklanan ek güvenlik riskleri de söz konusu. Bu konuda atılacak adımlar aciliyet gerektiren adımlar, toplumu bütünleştirmesi gereken adımlar. Hükümetimizi kurduğumuz gün Rus uçağının sınırda düşmesi dolayısıyla zaten böyle bir güvenlik kriziyle uğraşmak üzere daha ilk günden doğum sancılarıyla birlikte, kriz sancılarını yaşadık. Doğumdan sonra genellikle rahatlanır ortam anne rahat eder bebek rahat eder fakat daha biz doğumu yaparken bir başka krizin sancılarını hissettik. Çok ağır travmatik sancılar bunlar Ortadoğu denkleminde bakıldığında. Dolayısıyla bu gündemimizde ağırlıklı olarak var. Aynı şekilde Çarşamba günü açıklanması beklenen Fed kararının ekonominin üzerindeki etkileri de başta olmak üzere dünyada küresel ekonomik krizin sancılarıyla da hükümet doğduğu andan itibaren uğraşmak zorunda. Bir üçüncü boyutu olarak da verdiğimiz vaatler var. Reformlar var. Bütün bu denklem içerisinde biz dikkatimizi hiç dağıtmadan terörle mücadele, ekonomik yeniden yapılanma, Irak Suriye bağlamındaki gelişmelere vermek durumundayız. Dikkatimizin dağılması anında ve bu konuda ulusal birliğimizin muhalefetle ortak tutum alınmaması özellikle terörle mücadelede doğabilecek sıkıntılar var. Buraya yoğunlaştığımız günlerde tam da vaatleri ve eylem planımızı açıkladığımda bütün hepsini açıkladıktan sonra dönüp kamuoyuna seslendim. Dedim ki, 'bütün bunlarla birlikte hiç unutmamamız ve gündem dışında tutmamamız gereken konulardan biri de yeni anayasa.' Konjonktürel ve bugüne ait sorunlarla uğraşırken devletin yeniden, siyasal sistemin yeniden yapılandırılması konusunda da gerekli ortak zemini oluşturmak için çaba sarf etmeliyiz. Herkese de ana gibi herkesi kuşatacak bir anayasa yapalım diye çağrıda bulundum" diye konuştu.

"TOPLUMUN BÜTÜNÜNÜN SÜKUNET İÇİNDE ANAYASAYI KONUŞMASI LAZIM"

Bütçeyle ilgili atılacak adımlar sonrasında muhalefetle bu konuları sadece anayasayı değil, bütçeyi, reformları, iç tüzüğü ve anayasayı konuşacaklarını bildiren Davutoğlu, "Bunlar gelecek hafta gerçekleşir. Eğer onlar da kabul ederlerse böyle bir planlama için onlarla konuşacağız. Bu acil gündemle ilgili sorunların üzerine giderken ve gece gündüz çalışırken diğer taraftan sakin bir şekilde olayları kişiselleştirmeden şu veya bu noktada sadece AK Parti'nin sadece Cumhurbaşkanımızın veya benim sahiplendiğim mesele olarak değil, toplumun bütününün sükunet içinde anayasayı konuşması lazım. Kimse kimseye bir şey dayatmadan. Ön şart dayatmadan sakin bir tartışmaya ihtiyacımız var anayasa için. Başkanlık onlardan bir madde. Benim başbakan olarak görevim ülkede bu sükuneti sağlamak. O sükunet sağlanmadan kutuplaşma içinde bir anayasa yapılamayacağını geçmişte gördük. Bir taraftan terörle mücadele ve ekonomik alandaki kriz olmaması için çaba sarf edeceğiz. Bunlarla hükümetimizin dikkati dağılmadan mücadele edeceğiz. Yoksa soyut olarak anayasa tartışmasını başlattığınız anda buradan dikkat dağıldığında buralarda zaafa uğrarız. Öbür tarafta da anayasanın başkanlık sistemi de dahil olmak üzere sükunetle tartışılmasını, konuşulmasını, istişare edilmesini sağlayabilecek bir ortam hazırlayacağız" ifadelerini kullandı.

"GÖNÜL İSTER Kİ TBMM'DE MUTABAKAT SAĞLANSIN, REFERANDUMA BİLE GİTMEYE İHTİYAÇ KALMASIN"

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizim hepimizin birbiriyle konuşması lazım. Anayasa yapacaksak herkesin kaygısını gözeten ve ortamı da ona göre hazırlayan bir anayasa. Yeni anayasa konusunda kimsenin itirazı yok. İtiraz anayasanın muhtevası ve siyaset sisteminin niteliğiyle ilgili farklılıklar. Bizim başkanlık sistemi de dahil olmak üzere yapılan tartışmalar 27 Nisan e-muhtırası olmasaydı belki gündemimizde bile olmayabilirdi. Ama Cumhurbaşkanını şuradan seçtiremezsiniz dediğinde o zaman halka gideriz dedik. Özellikle ben Sayın Kılıçdaroğlu'na ki istikşafi görüşmelerde bu konular epey tartışıldı, şart getirmeden, herhangi bir bariyer ortaya koymadan her şeyi tartışma çağrısında bulunuyorum. Sonrada sivil toplumumuz ve ben en aykırı fikirlerde olan kimlerse onları bulacağım, konuşacağım, dinleyeceğim buna söz veriyorum. Onlara bu anayasanın getirdiği zaafları bizzat anlatacağım. Çünkü içinde yaşıyoruz. Hiç kimse anayasa tartışmasını konjonktürel bir tartışma olarak yapmamalı. Konjonktürel değil Türkiye'de sistemik bir problem var. Bize sitem etmemesi lazım yeni neslin. Ben bu konuda hiçbir fikrin dışlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Psikolojiyi çözmediniz mi sonuca ulaşamazsınız. Hiçbir şey bizim tarafımızdan dayatılmayacak. Her mahalleyle konuşacağız. Kimse dışlanmayacak, kimse de bizi dışlamasın. Oturalım, konuşalım, en doğru yolu yöntemi bulalım. Sayın Cumhurbaşkanımızın zikrettiği iki referandum ve farklı yöntemler bunların hepsi konuşulabilir, konuşulmalı da. Aslına bakarsanız şu da yanlış, TBMM'nin aldığı kararda milletin kararıdır. Gönül ister ki TBMM'de mutabakat sağlansın, referanduma bile gitmeye ihtiyaç kalmasın. O da milletin kararıdır. Gönül ister ki hep beraber anlaşalım, millet bundan memnun olur. Ama diyelim ki o olmadı millete gidilir, referandum üzerinden gidilir. Bu sistemin değişmesi de bu sistemin içinden olacak. Sistemi değiştirmek içinde sistemin mekanizmalarını kullanmak gerekiyor."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.