Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Gerçek, İlkeli ve Tarafsız Haberin, En Güncel Hali, Haberde Doğruya Bağlanın

FLAŞ HABER
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri ANASAYFASPORGÜNDEMPOLİTİKADÜNYATEKNOLOJİEKONOMİEĞİTİMMAGAZİNYAŞAMKADIN
Burhan Kuzu: 'Tanal, Hukuk Fakültesinden Öğrencim, Demek Ki Yeteri Kadar Ders Alamamış'
Facebook Twitter Google Plus WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
- - Editör:

Burhan Kuzu: 'Tanal, Hukuk Fakültesinden Öğrencim, Demek Ki Yeteri Kadar Ders Alamamış'

AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, hukuk fakültesinden öğrencisi olan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın kendisinin milletvekilliğinin düşürülmesi için TBMM Başkanlığına dilekçe vermesini değerlendirerek, bu girişimden CHP'ye bir şey çıkmayacağını söyledi. Kuzu, 'Kendisi hukuk fakültesinden öğrenci, demek ki yeteri kadar ders alamamış' dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, hukuk fakültesinden öğrencisi olan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın kendisinin milletvekilliğinin düşürülmesi için TBMM Başkanlığına dilekçe vermesini değerlendirerek, bu girişimden CHP'ye bir şey çıkmayacağını söyledi. Kuzu, "Kendisi hukuk fakültesinden öğrenci, demek ki yeteri kadar ders alamamış" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı yaptığı gerekçesi ile AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu'nun milletvekilliğinin düşürülmesi için TBMM Başkanlığına dilekçe vermesi üzerine Burhan Kuzu bir açıklama yaparak, Mahmut Tanal'ın bu tip vukuatları hep yaptığını söyledi.

"HUKUK FAKÜLTESİNDEN BENİM ÖĞRENCİM, DEMEK Kİ YETERİ KADAR DERS ALAMAMIŞ"

Kendisinin Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevini fahri olarak yürüttüğünü belirten Burhan Kuzu, öğrencisi olan Mahmut Tanal'ı arayarak açıklama yaptığını belirtti. Burhan Kuzu, "Mahmut Tanal hukuk fakültesinden benim öğrencim. Demek ki yeteri kadar ders alamamış, öyle anlaşılıyor. Kendisini arayıp söyledim, onun düşündüğü bu kadar basit meseleyi ben düşünemiyor muyum yani. Bir telefon açmak denilen bir şey var. Buradan CHP'ye bir şey çıkmaz. Bu siyaset de değil. Ben anayasa profesörüyüm, ne yaptığımı çok iyi biliyorum. Ben 25. dönemde aday olmadım, üç dönem nedeniyle. O arada Sayın Cumhurbaşkanımız beni davet etti, 'başdanışman olarak burada zaman zaman yardımcı olur musunuz?' dedi, 'hay hay' dedim. Benim oradaki danışmanlığı fahri bir danışmanlık. Benim orada yerim yurdum yok. Ne yapmak istiyor onu anlamıyorum. Kaldı ki ben başdanışman olarak orada maaş alan birisi olsam zaten milletvekili olamam. YSK benim dosyamı reddeder. Bu kadarını bile düşünemiyorlar. Bu ucuz bir kahramanlık, buradan bir şey çıkmaz CHP'ye. Sadece ortalık karışsın, başka bir şey yok. Yardımcı olduğum bir statüdür, maaş almıyorum, kadrom da yok. Tamamen fahri, vatan, millet, devlet adına hizmet ettiğim bir yer. Bunların vatan, millet, devlete hizmet kavramı olmadığı için, oradan bir şey aldığımı düşünüyorlar. Mahmut bu vukuatları yapıyor zaten" dedi.

"2011'DE BİZ BU SÜRECİ BAŞLATTIK"

TBMM Başkanlığı bünyesinde kurulması planlanan Anayasa Uzlaşma Komisyonunun izleyeceği yol ile ilgili açıklamalarda bulunan Burhan Kuzu, partilerin komisyona belli dengeler içinde vermeye çalıştığı bir üye yapısı olduğunu ifade ederek, "2011'de biz bu süreci başlattık. O dönemde üyelerin önemli bir bölümü yok şimdi. Bu süreç yine oy birliği ile mi gider, başka türlü mü gider göreceğiz. HDP'de bugünlerde üyesini verecekmiş öyle duydum" diye konuştu.

2011 yılındaki komisyonun 26 ay çalıştığını, dünya standartlarına bakıldığı zaman 1789 Fransız Bildirisinden bu yana dünyada 879 anayasanın ortalama 2 yılda yapıldığına dikkat çeken Kuzu, AK Parti'nin başkanlık sistemi konusunda ısrarının devam ettiğini kaydederek, "Onlar da karşı çıkmaya devam ediyor. Bakalım nerede durur. Bu sefer altı aylık bir süre tanınacak. Çok uzun bir süre değil" şeklinde konuştu.

"BATI KÜLTÜRÜ KARŞISINDA EZİLMİŞ BİR BİLİM ADAMI GÜRUHU BUNLAR"

Bazı akademisyenlerin Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan olaylara yönelik yaptığı bildiriye yönelik eleştirilerde bulunan Burhan Kuzu, ifade özgürlüğünün önemli olduğunu fakat bu bildirinin teröre destek olduğunun altını çizdi. Kuzu, "O kadar suçlayıcı ifadeler var ki, sanki devlet oraya gitmiş sivil halka, ağır silahlarla hücum ediyor, kim geliyorsa önüne öldürüyor bildiri havası var. Böyle bir tablo yok, orada mücadelenin kimlere karşı verildiği belli. Öldürülen sivillerin çok önemli bir bölümü PKK'nın attığı silahlarla öldürülüyor. Okula, hastaneye, ambulansa atıyorlar. Madem bildiri yayınlıyorsun barış çağrısı yap, 'aman devlet de dikkat etsin, PKK'da bu işten elini çeksin' gibi bir dengeli bildiri olur, 'vatanparverlik' denebilir, bu bir ifadedir. Ama bu terörle mücadele eden bir devlette açıkça terörün yanında yer almaktır, bunu kim yaparsa yapsın suçtur. İdeolojik bir yaklaşım var ortada. Gönüldaş bunlar aralarla, PKK sevicileri çoğu. Eskiden de tanıyorum bunları. Bunlardan farklı bir şey zaten çıkmaz. Batı kültürü karşısında ezilmiş bir bilim adamı güruhu bunlar. Orada kan gövdeyi götürecek, sen burada buna sebep olan PKK'ya destek olacaksın, bu bilim adamlığı değil" ifadelerini kullandı.

"HAKARET EDEREK, KÜFREDEREK NE YAPMAK İSTİYOR"

Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sert sözlerini de değerlendiren Burhan Kuzu, Ahmet Necdet Sezer'in gelmiş geçmiş en tarafgir Cumhurbaşkanı olduğunu kaydetti. Kuzu, "Yeminine en az sadık kalmış, tarafsızlık noktasında net taraf tutan bir Cumhurbaşkanlığı yaptı Ahmet Necdet Sezer. Evlere görevli gönderip, televizyon var mı, hanımı başörtülü mü gibi... Recep Tayip Erdoğan o zaman Başbakandı, bunları hep sineye çekti. Bunu kavga meselesi yapmadı, kararnameler imzalanmadı, konuşmadan yaptı bütün bunları. Yani konuşunca mı taraflı olmuş oluyorsun, konuşmadan ne yapıyorsan yap tarafsız oluyorsun öyle mi? Biz Ahmet Necdet Sezer Meclise geldiği zaman AK Parti grubu olarak her defasında ayağa kalktık, hiçbir zaman saygısızlık yapmadı. Birde Cumhurbaşkanı Meclise geldiğinde CHP'nin, MHP'nin HDP'nin durumunu biliyorsunuz. Kemal Kılıçdaroğlu herhalde parti içinde bölünme riski var, o da bunu sezdi, nasıl tutarım, CHP'de ortak olan Tayyip Beye saldırma var, oradan tutturuyor aklı sıra. Söylediği lafların tutar bir tarafı yok. Kılıçdaroğlu konuştuğu gün bir twet attım, 'bu gece Kılıçdaroğlu yaka paça götürülür de kodese tıkılırsa, izi kaybolursa belli ki burada diktatörlük var diyeceğim, sabaha sağ salim çıkarsa bir şey yok.' Diktatör olsa bunu söyleyemezsin zaten. Bunlar hoyratça konuşuyorlar, arkasından 'özgürlük yok' diyorlar. Savcılık görevi gereği davayı açtı, ayrıca Cumhurbaşkanımız tazminat davası açtı. Ne yapmak istiyor anlamıyorum, hakaret ederek, küfrederek ne yapmak istiyor. Anamuhalefet liderinin ne kadar basit bir tablo içinde olduğu, belden aşağı vurmak için gayret ettiğini, elinde hiçbir şey olmadığını, zavallı bir adam konumuna geldiğini gösteriyor. Sen seçimlerin tamamını kaybedeceksin, 11 kez seçim kazanan lidere 'diktatör' diyeceksin. Memlekette diktatörlük dönemleri oldu mu, oldu. 1939-1950 yılları arasında oldu. İsmet Paşa dönemi, bunların genel başkanları, gururla anlattıkları dönemde oldu. Orada var camiye gitmede, Kur'an okumada yaşanan sıkıntılar. Gözcü tutarak samanlıkta Kur'an-ı Kerim okurdu bizim dedelerimiz. Hitlere özenti de o yıllarda var" dedi.


Facebook Twitter Google Plus WhatsApp
  YORUM YAP / YORUM OKU
Yorum
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | KÜNYE | REKLAM | İLETİŞİM | RSS
Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.




Spor Gündem Politika Dünya Teknoloji Ekonomi Eğitim Magazin Yaşam Kadın Sağlık