03 Şubat 2016 Çarşamba 09:52
'Birileri son kaleyi yıkmak istiyor '

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Birileri son kaleyi yıkmak istiyor. Birileri bu son kaleyi tahrip etmek istiyor. Bizler bugün bu son kaleyi savunmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu son kalenin son müdafaa hakkı da AK Parti teşkilatlarıdır" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin 106'ıncı Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşma öncesi bugün Numune Hastanesi ve Dışkapı Hastanesi'nde Diyarbakır Çınar'da uğradığı terör saldırısı sonrası tedavi gören Meryem Tan ve İpek Çiftçi'yi ziyaret ettiğini belirtti. Davutoğlu, "Bugün sabah buraya gelmeden önce Dışkapı Hastanesi'ni, Numune Hastanesi'ni ziyaret ettim. İki kahraman Anadolu kadınından sizlere selam getirdim. Birisi Mardinli Meryem Tan, Kürt kökenli, bir polis memurunun eşi. Diğeri İpek Çiftçi, Türk kökenli yine bir başka polis memurumuzun eşi. Bu iki hanım Çınar'da alt üst komşu olarak oturuyordu. İpek Hanım, Meryem Hanım için 'abla' diyordu. Ve bir akşam hepimiz evlerimizde istirahata çekildiğimiz bir anda hain terör bu güzel ailelerin çocuklarını, hanımlarını, beylerini hedef aldı. Bu saldırıda İpek Çiftçi, kahraman bir Anadolu kadını, eşi Şenol Çiftçi ve Mevlüde adındaki 3,5 yaşındaki güzel kızını kaybetti. Şimdi hastanede, onu ziyaret ettim. Meryem Hanım ise belki bulunduğu yer itibarıyla İpek Hanım'a göre biraz daha şanslı olabilir, oğlu Sait Tan yaralandı. Çok zor şartlarda hastaneye yetişti. Kızı Zehra, eşi Lokman Bey o da yaralı. Burada iki ailenin kompozisyonuna baktığınızda bir Anadolu harmanı görüyorsunuz. Onların Çınar'da bulunma sebebi, oradaki insanların huzurunu sağlamak için" ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün onları hastanede ziyaret ettim, o manzarayı hepinizin görmenizi isterdim, bir ana yüreği ve bir Kürt ana yüreği. Sait'in gözlerindeki ışıltı hiç kaybolmamış, yüzünde belki yanık izi var ama gönlündeki ailesinden aldığı muhabbet iziyle bize tebessüm ediyordu. Anne, 'Sait'i öpebilir miyim?' diye sordu ve doktorların izniyle öptüğünde o an Rabbimin lütfu olan muhabbetin insanlarda nasıl büyük bir iz olduğuna bizzat şahit oldum. Daha sonra Numune Hastanesi'ne gidip İpek kızımızı ziyaret ettiğimde yüreğim daha fazla yanıyordu, çünkü hem eşini hem tek kızını kaybetmişti. Allah sabır versin diyorum. Onurluydu, vakurdu, eşini kızını kaybetmişti ama inancından hiçbir şey kaybetmemişti. Bu iki kahraman Anadolu kadını adına sizleri selamlıyorum. Bir daha hiçbir anne, Kürt veya Türk, hiçbir anneye bu acıyı yaşatmasın. Bize dönüp 'zalim' diyenler, bize dönüp 'otoriter' diyenler hiç utanmadan Sait'in yüzündeki o acı tebessümü görmeden, İpek Hanım'ın 3,5 yaşındaki kızının muhabbeti hiç hissetmeden, dönüp o terör örgütüne hiçbir şey söylemeden, terör örgütünün zulmü karşısında kahramanca mücadele eden askerimize, polisimize saldıranlara sesleniyorum, zulüm görmek istiyorsanız, gidin bu iki kahraman kadını, biri Kürt, biri Türk kadınını dinleyin. Eğer biraz utanma hissiniz varsa gözlerinin içlerine bakarak şunu söyleyin, ondan sonra sizinle yüzleşmeye hazırım. Gözlerine bakarak deyin, 'Sizleri, o 3,5 yaşındaki Mevlüde'yi eşini katleden, oraya bomba koyanlar zalim değil ama oraların huzuru için sizlerle birlikte gece-gündüz çalışanlara 'zalim' deyin. İşte, o zaman sizinle bir daha tekrar tekrar yüzleşiriz. Biz, dünyanın neresinde olursa her türlü zulme karşı durduk."

"BİZİM SİCİLİMİZİ, BERABER GÖZYAŞI DÖKTÜĞÜMÜZ FİLİSTİNLİ ANNELER, BABALAR BİLİR"

Davutoğlu, "Bizim, sicilimizi herkes bilir. Beraber gözyaşı döktüğümüz Filistinli anneler balar bilir. Sicilimizi Myanmar'da, Arakan'da ellerini tuttuğumuz çocuklar bilir. Somali'de açlık içinde kıvranan suyunu aşını yetiştirdiğimiz Somolili bebekler bilir. Yanıklar içinde yatıp Türkiye'ye getirilen Suriyeli kardeşimiz o yanıklar içinde eminim bütün vücudu, Allah sizden razı olsun diye dudaklarının kıpırtısından duyabildiğiniz bütün yüzü alçıyla kaplı o Suriyeli kardeşimiz Türkiye'ye dua ediyor. Bizim sicilimiz AK ve pak ama bebek katilinin sicilini herkes biliyor. Artık gün, bütün Anadolu insanının tek bir yürek olarak, bu iki kahraman kadının şahıslarında sembolleşen Türk-Kürt kardeşliğini ebedi kılma günüdür. Gün, bu ailelere yapılan terör saldırılarına karşı omuz omuza durma günüdür. Bizler, AK Parti kadroları bu birlikteliğin, bu kardeşliğin sembolleşen bayrağı altında biraradasınız. Başka hiçbir partide, başka hiçbir siyasi harekette şu salonda bugün toplanan 81 AK yüreğin merhameti, muhabbeti ve vicdanı olamaz. Başka hiçbir partide, bu 81 vilayette bu şekilde örgütlenmiş teşkilatın izi olamaz. Hangi parti bizim gibi her ay genişletilmiş il başkaları toplantısında biraraya geliyor da 81 ilin derdini bir masaya koyuyor?" dedi.

"Birileri son kaleyi yıkmak istiyor" diyen Başbakan Davutoğlu, "Birileri bu son kaleyi tahrip etmek istiyor. Bizler bugün bu son kaleyi savunmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu son kalenin son müdaafa hakkı da AK Parti teşkilatlarıdır. Sizler, büyük bir misyonun temsilcilerisiniz. Bu misyonun gereğini yaptınız, hep beraber 1 Kasım'da bir kez daha demokrasi zaferi yaşadık. Bu zaferi yaşatan bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. AK Parti Türkiye'ye hizmet şiarıyla yola çıktığı yolda yürüyüşünü emin adımlarla sürdürüyor" ifadelerini kullandı.

"VESAYET ODAKLARINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ"

Geçmişte yönetilemeyen Türkiye'nin AK Parti ile itibar kazandığını belirten Davutoğlu, "Eski Türkiye'yi geri getirmek isteyenlere, vesayet odaklarına geçit vermeyeceğiz, bu sözle kolları sıvadık ve Türkiye'nin her sorununa çözüm ürettik. Millet bize güvendi, biz milletin desteğine güvendik. Bir daha o karanlık günlere dönmemek için milletimiz bize el verdi. Biz de milletimizin ihtiyaçlarını herşeyin üstünde tuttuk. Seçimleri kazanmak, iktidar olmak bizi rehavete sürüklemedi" dedi.

DAVUTOĞLU, İL TEŞKİLATLARINA KİBİRDEN UZAK DURULMASI TAVSİYESİNDE BULUNDU

AK Parti'nin bütün zorlu süreçler, kader anlarında milletin umudu olduğu yegane parti olduğunu söyleyen Davutoğlu, "AK Parti teşkilatları milletle buluşmasaydı bu hareket böyle olamazdı. Sizler bu millet için hizmet yolunda koşmasaydınız bu başarıyı yakalayamazdık, hepinize minnettarız. Bu hareketin mimarları sizlersiniz. Bu parti hepimizindir, hepinizindir. Bu hareket hepinizindir" şeklinde konuştu.

"1 Kasım seçimlerini kazanmak bizleri rehavete sürüklemedi" diyen Davutoğlu, "Her hareket imtihandan geçer, mesele imtihandan geçmemek değil. Mesele imtihanlar karşısında nasıl duruş sergilediğiniz. Biz özgüven imtihanını aştık, bizim özgüvenimizi sarsamazlar, sarsamayacaklar. 1 Kasım seçimlerinden sonra şimdi imtihanımız tevazu imtihanıdır, rehavete karşı yeni bir aşkla çalışma imtihanıdır. 1 Kasımdan bu yana siyasi hayatta tatil diye bir kavram tanımadık, tanımayacağız. 1 Kasım seçimleri bizi aşırı özgüven ya da kibre değil, tevazuya yöneltecek, 1 Kasım seçimleri bizi rehavete sürüklemeyecek" ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Teşkilatlara bakıyorum hiçbir yorgunluk emaresi yok. Her hedefe koşmaya hazır bir teşkilatımız var. Bu teşkilatın başında olmak ne büyük şeref, ne büyük onur. Diğer partiler 1 Kasım'da yenilgiden sonra birbirlerine girdiler. Bugün mahkemeye başvuruyorlar galiba MHP kongresi için ya da her türlü iftirayla birbirleriyle mücadele ediyorlar."

Millete verilen her sözün yerine getirileceğini belirten Davutoğlu, bugün itibarıyla Meclis'e sevkedilenlerle birlikte reformların yüzde 40'ının, vaatlerin ise yüzde 66'sının gerçekleştirildiğini ve Mart ayı bittiğinde vaatlerin tamamının yerine getirileceğini ifade etti. Bu vaatlere getirilen eleştirileri de değerlendiren Davutoğlu, bu vaatlerin en kısa sürede yerine getirileceği konusunda verilen sözü hatırlattı. Davutoğlu, "Sizler sokağa çıktığınızda başınız dik yürüyeceksiniz, başınız dik dolaşacaksınız. Hiçbir teşkilat mensubunun başının yere eğilmesini istemiyorum" dedi.

İL BAŞKANLARINA 'ŞAHİT MİSİNİZ?' SORUSU

AK Parti'nin 1 Kasım seçimlerinden önceki vaatlerinin büyük bir bölümünün yerine getirildiğini anlatan Davutoğlu, yerine getirilen ve yerine getirilecek olan vaatler hakkında bilgi verdi. Davutoğlu, bu ay içinde öğretmen atamalarının yapılacağını belirterek, "Size ve halkımıza soruyorum, bu vaatleri yaptığımzıa şahit misiniz, üç kere soruyorum. Bundan sonra da söz verdiğimiz her şeyi yapacağız. Bu ağızdan yerine getirilmeyecek söz çıkmayacak" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.