22 Nisan 2016 Cuma 12:55
Bölüm Sonu Dedikodusu

TATLILIK SEVİYESİ HER GEÇEN GÜN YÜKSELEN ÇİFTİMİZ, HÜLYA VE KERİM!

Hüseyin'i yıkıntılar içinde bırakmıştık, hayal kırıklığı içinde acı çeken abisini gören Kerim de arkasından gitti. Hülya ablasıyla, Kerim abisiyle ilgilenirken kendilerini uzun bir telefon konuşmasının içinde buldular. Durum değerlendirmesi olarak başlayan bu konuşma giderek flört eden bir hal aldı. E kötü mü oldu? Asla. O kadar sevimli, o kadar doğallar ki izleyiciye bu durum kat be kat geçiyor. Bir süre sonra izleyici de aynı flörtöz tavırla gülümserken buluyor kendisini… Kendinizi Hülya ve Kerim'in yerine koyduğunuzda hoşunuza gitmediğin söylemeyin lütfen!

BUNU KENDİSİNE NASIL YAPAR!

Hüseyin'in “Bunu kendisine nasıl yapar?” diye sorması, onu kendi hikâyelerinin kahramanı haline getiriyor. Kadın daha özverilidir, kadın daha fedakâr olmak zorundadır bunu Yeşilçam'dan bu yana hep gördük, hep göreceğiz ama seyirciyi asıl etkileyen aşkına sahip çıkan kadındır. Hülya gibi… Melek herkesin rahatını düşünüyor, Zeynep'in huzuru kaçmasın, kızının ailesi yıkılmasın, Hüseyin ailesine sırt çevirmesin; atladığı çok önemli bir nokta var, her insan kendi hayatından sorumludur. Hüseyin eğer tüm bunları göze alabiliyorsa, Melek'in de kendi hayatıyla ilgili kısmı göze alması gerekir, gidip en kolay yolu seçmesi değil.

O BEBEK SENİN DEĞİL

Melek'i bu “Her şeyin doğrusunu ben bilirim, en dürüst benim!” halleri sinir bozucu olmaya başladı. Çok yüksek ihtimal Bahar'ın annesi Hülya'yken kızın karşısına geçip ‘o bebek senin değil' demesi Mehmet için fazla acımasızca. Hülya, Mehmet'i doğurmamış olabilir ama o bebek Hülya'nın. Diğer bebeğin Hülya'nın olduğu gibi…

“BİR HÜLYA KURDUM, OLUR MU OLUR. BİR DE BAKARSIN BU ADAM AŞIK OLUR''

Kerim ve Hülya'nın olduğu her sahne çok sevimli, ayrım yapmak çok zor ama Kerim'in arabanın bagajından üzerini değiştirip dişlerini fırçalarken Hülya'nın şaşkın ve hayran izlemesi biraz daha fazla sevimliydi. Kerim giderek Hülya'ya daha çok çekiliyor, Hülya giderek Kerim'in kalbindeki yerini daha da sağlamlaştırıyor. Bir düş olmaktan çıktı artık Hülya için Kerim, bir gerçek oldu, onunla büyüyen bir gerçek.

KERİM ESTİKÇE ESİYOR...

Bayram Cevher'in madene gelmesine rağmen Kerim evde yaşanan son durumu bilmediği için işleyişe devam ediyor. Çevrenin her şeyden önce geldiğini bir kez de babasına anlatıyor. Babası alttan alıp yumuşak davrandıkça Kerim estikçe esiyor. Üstüne bir de Hüseyin gelince, üçgen tamamlanıyor. Tabii Hüseyin'in gelmesiyle Kerim bir gece önce yaşananları öğreniyor. Kerim ve Hüseyin babalarına vizyon dersi verirken Bayram Cevher ilk kez sessiz kalıyor. Ardından da Süheyla'ya çok güzel bir çözüm önerisi yapıyor. Kerim'in büyüdüğü anlaması Bayram'ın da emekliliğini doğuruyor, artık dinlenme faslına geçmek istiyor. Tabii bunu çocuklara ayrı ayrı söylediğinde ikisinden de aynı şaşkınlığı görüyor. Bakalım Bayram Cevher gerçekten emekli olacak mı? Biz bunu seyirci olarak çok tercih eder miyiz meselesi var bir de elbette… Hülya yine Kerim istiyor diye bilmediği mutfak işlerine “şef” edasıyla atladığında hamurdan onu kurtarmak Kerim'e düşüyor. Tabii kurtulmaları gereken tek şey hamur olmuyor. Uzun uzun bakarken birbirlerine, yılların hasretini gideriyor Hülya. Hülya bırakırken kendini düş bildiğine üçüncü ilk öpücükle, Kerim artık izin veriyor yerleşmesine Hülya'nın kalbine. Biraz dolaylı bir anlatım olacak belki ama hamur onların ileride beraber planlayacakları hayatlarını anlatıyor bile olabilir, kim bilir?

AH SENİ SİNSİ FİLİZ AH!

Kerim, Filiz'i görmek için ziyarete gittiğinde biraz şaşırıyor. Filiz, anne olmak için elbise ve düz saç sahibi olmak gerektiğine inanmış olacak ki görünüşünü değiştiriyor, tabii bu Kerim'i yumuşatmıyor ona ayda bir görüş izni çıkartıyor. Hülya'dan habersiz… Peki biz yedik mi bu imaj değişikliğini? ASLA! SAVAŞ BOYALARINI SÜREN KADINDAN KORKACAKSIN! Mahir sağ olsun, Hülya'nın Cem'e verdiği parayı çaldıktan sonra Hülya'yla buluştuğunda Filiz cephesindeki yeni durumu bildiriyor. Hülya da haliyle savaş boyalarını sürüyor. Gelecek bölüm bizi büyük bir saldırı bekliyor gibi Hülya tarafından. Oğlunu alacaklarından korktuğundan, taş taş üstüne bırakmayacak gibi duruyor.

ARTIK HER ŞEY İÇİN ÇOK MU GEÇ ZEYNEP HANIMCIĞIM?

Bir diğer sürprizi de Zeynep yaşıyor, sürprizi kendisi yapmaya gelmişken üstelik. Hüseyin'e barışma yemeği hazırlıyor ama duyduğu isimle yere çakılıyor. Geleni Melek sanan Hüseyin onun adını söylediğinde Zeynep artık kurtarılacak bir evlilik olmadığını anlıyor, yani umarız anlıyor.

NASIL YANİ HÜLYA'CIM? İYİ MİSİN SEN?

Hülya'dan ne hamle gelecek diye beklerken ‘boşanalım' şokunu yaşıyoruz, üstelik ‘bağlanma sorunu' temalı bir konuşmayla. Hülya bu, vardır elbet bir planı, hep olduğu gibi. Kerim'e bu denli yakınken artık bırakıp gidemez, hele Mehmet'i hiç bırakamaz, bakalım gelecek hafta neler olacak.

Anahtar Kelimeler:
Hayatşarkısı11.bölüm
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.