23 Mayıs 2016 Pazartesi 13:51
Kadınların Sek*te Sormak İstediği 5 Soru

Klinikteki hastalarımızın ve danışanlarımızın cinsel sağlıkta merak ettiği onlarca konu var. Kadınların seks isteği daha mı az, neden bizim bir seks hapımız yok, cinsel sorunlarım hep stresten mi oluyor gibi sorular pek çok kadının ortak derdi, ortak sıkıntısı. Bu yazımızda son günlerde bize sıklıkla gelen 5 soruya yanıt veriyoruz.

Kadınların seks isteği daha mı az?

ASLINDA beyinde cinsel isteği yöneten nörokimyasal maddeler, sinir sistemindeki çeşitli kimyasallar, hormonlar ve maddeler kadın ve erkekte aynı görevlerde çalışır. Hatta hem kadında hem de erkekte östrojen ve testosteron hormonları bulunur. Ancak erkeklerde cinsel isteğin ana tetikleyicisi olan testosteron hormonu daha anne karnında göreve başlar ve cinselliği yöneten beyin yapısını genişletir. Tam tersine kadınlık hormonu östrojen beynin duygusallık ve iletişim bölümlerinde büyümeye yol açar. Tabii bu kadınların cinsel isteği daha azdır anlamına gelmiyor.

Sadece kadın cinsel isteği biyoloji kadar duygusal ve psikolojik faktörlerden de yoğun olarak etkilenir diyebiliriz. Hormon seviyesi, altta yatan hastalıklar, kullanılan ilaçlar kadar duygusal durum, stres, ilişki kalitesi, ailesel sorunlar, endişe durumları, ruh hali kadınlarda cinsel isteği yönetir. Örneğin geçmiş yaşamında seksten zevk almış, eşiyle iyi bir cinsel iletişim kurmuş, cinsel sorunlarını paylaşmış bir kadın menopoz sürecinde de istekli kalabilir. Tam tersine vücudunda tüm hormon dengesi gayet iyi çalışan bir genç kadın isteksizlik yaşayabilir. Cinsel isteksizlik en sık görülen kadın cinsel sorunudur ve çoğu zaman birden fazla nedene bağlı gelişir. Kadınların seks isteği daha azdır deyip sorununuzu geçiştirmeyin, mutlaka bir yardım alın.

Kadın orgazmı daha mı zor?

Genel hatlarıyla bakıldığında kadın orgazm fonksiyonlarının erkeğe göre daha karmaşık yapıda olduğunu görebiliriz. Hatta bir erkek bir dakikada orgazma ulaşıyorsa kadınlarda bu süre neredeyse 10 dakikaya kadar uzayabiliyor. Burada hormonlar, cinsel anatomi, cinsel damarlar, cinsel sinirler, pelvik bölge kas yapısı önemli. Günümüzde orgazm olamayan bir kadında bu biyolojik faktörleri inceleyebiliyoruz. Ancak birçok kadın iyi bir uyarılma yaşamadığı için de orgazm olamıyor. Orgazm için iyi bir ön hazırlık süreci, doğru cinsel noktalara uyarı verilmesi, cinsel bölge yapılarının iyi çalışması gerekiyor. Cinsel birleşme öncesinde ve sırasında değişik cinsel uyarılarla orgazmı teşvik etmek gerekebiliyor. Eğer bu uyarı fazı atlanırsa orgazm gecikiyor veya oluşmuyor. Bazen eşinde sertleşme sorunu olan çiftlerde sertleşme kaybı olmaması için hazırlık fazı atlanıyor. Veya eşinde erken boşalma olan kadınlarda orgazm için gereken süre kalmayabiliyor. Bu faktörlerin ve çiftin birlikte değerlendirilip bir çözüm süreci yaratılması gerekiyor.

Kadın cinsel sorunları psikolojik mi?

Uzun yıllar cinsel sorunların hep psikolojik olduğuna inanıldı. Ancak çalışmalar gösteriyor ki birçok cinsel sorun bu oran erkeklerde yüzde 70'lere kadar çıkıyor- -organik nedenlerle oluşuyor. Hatta cinsel problemler aslında kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülüyor. 27 ülkede yaklaşık 12 bin kadını takip eden uluslararası bir çalışmaya göre kadınların neredeyse yüzde 70'inin cinsel tatminsizlikten yakınıyor! Pek çok hastalık (diyabet, kalp, tiroit, fibromyalji, jinekolojik sorunlar, ürolojik problemler), bu hastalıklar için kullanılan ilaçlar (hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, depresyon tedavisinde kullanılanlar gibi), cinsel bölgede anatomik, damarsal, sinirsel sorunlar, hormon dengesizlikleri kadınlarda da cinsel sorunlara yol açabiliyor. Eğer cinsel sorunlarınız 2-3 aşkın süredir devam ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurun.

Erotik yayınlar faydalı mı?

Kad›nlarda cinsel isteksizlik, uyar›lma problemleri, orgazm olamama, cinsel ağr› ve vajinismus gibi cinsel problemleri s›kl›kla görüyoruz. Ancak cinsellik çok tabu ve konuşulması güç bir konu olduğundan kad›nlarda cinsel sorunlar›n bu kadar s›k görüldüğü bilinmiyor. Üstelik utanma hissiyle, cinsel sorunların gerçek bir problem olup olmadığının ve hangi hekime başvurulacağının bilinmemesi nedeniyle 10 kişiden sadece biri doktora başvuruyor.

Bu nedenle cinsel sorunlar giderek büyüyor. Kad›n›n kendine güvenini azalt›yor, mutsuzluk, depresyon, endişe problemlerine yol açıyor. Evlilik ve ilişkisini etkiler noktaya geliyor. Böyle bir tabloda kadınların cinsel bilgi ve meraklar›n› artt›racak yay›nlar›n faydal› olduğuna inan›yorum.

Uzun y›llard›r yurtd›ş›nda erotik içerikli kitap, broşür, eğitim materyalleri biblioterapi ad› alt›nda erkek ve kad›nlarda cinsel tedavilere destek amac› ile kullan›l›yor. Ancak bu tür roman ve yay›nlar›n içeriğini tamamen doğru ve bilimsel olarak değil, bir hikaye niteliğinde değerlendirin. Cinsel motivasyonu artt›racak bir destek olarak bak›n. Baz› yay›nlar aş›r› yüksek beklentiler yaratarak kişileri kendi ilişkilerinde mutsuzluğa da sürükleyebiliyor. Var olan cinsel sorunlar›n çözümünü de kitaplardan beklemek doğru değil! Bu tür cinsel motivasyonu destekleyen yay›nlar ancak bir yandan da cinsel sorunlar tedavi ediliyorsa faydal› olur.

Pembe haplar ne zaman gelecek?

Açıkçası biz de bu konudaki gelişmeleri heyecan ve ümitle bekliyoruz. Sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi erkek cinsel sorunlarında kullanabileceğimiz onlarca tedavi seçeneği var. Bunlar erkek cinsel sorunlarını yüzde 100 başarıyla çözümlüyor. Ancak kadın cinsel sorunları çoğu zaman birden fazla ve aynı anda görülüyor. Üstelik kadınlarda cinselliğe bakış açısı, duygu ve düşünceler, seks hayatında ve ilişkideki mutluluk seviyesi gibi faktörler en az hormonlar ve damarlar kadar etkili olduğundan şu ana kadar mucize bir hap yaratılamadı. Ancak günümüzde değişik cinsel sorunları bazı sistemik ve lokal ilaç tedavileri, antioksidanlar ve besin destekleri, özel kas çalışmaları, cinsel rutin değişimleri ve cinsel ödevler ile tedavi edebiliyoruz.

Son Güncelleme: 19.02.2017 00:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.