11 Aralık 2015 Cuma 10:39
TÜSİAD: Çin'in yeni 'İpek Yolu' özel sektör için kritik önemde

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD

TÜSİAD

"Çin, TÜSİAD'ın özellikle son 10 yıldır öncelik verdiği ülkeler arasında"

Bugün artık dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve en büyük ihracatçısı olan, 1.5 milyara yakın ve giderek zenginleşen nüfusu ile Çin'in," TÜSİAD'ın özellikle son 10 yıldır öncelik verdiği ülkeler arasında olduğunun altını çizen Başaran-Symes, "2007 yılında Pekin'de Avrupa Birliği Çin Ticaret Odası bünyesinde açılan temsilcilik büromuzun yanı sıra TÜSİAD olarak, Türkiye ve Çin arasında ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi, Çin Sanayi ve Ticaret Federasyonu ve bugün aramızda olan Sayın Wuttke'nin başkanlığındaki Avrupa Birliği Çin Ticaret Odası ile birlikte ortak faaliyetler yürütmekteyiz" dedi.

Çin'in, içinde bulunduğu bu yeni durumu aşmak amacıyla, inovasyona dayalı, sanayi stratejisinde ilerlemeyi hedefleyen, sürdürülebilir ekonomik kalkınma için nitelikli bir ekonomik büyüme modeline geçiş yapmakta olduğunu da vurgulayan Başaran-Symes, "Bu doğrultuda yönetim, kamu maliyesi, çevre, sosyal güvenlik, bankacılık/finans, yabancı yatırımlar gibi önemli konularda büyük bir reform sürecinden geçiyor" dedi ve şöyle konuştu:

"Bu dev proje, İpek yolu güzergâhındaki Türkiye için de büyük önem taşıyor"

"TÜSİAD olarak, Çin'deki bu reform sürecini yakından takip ediyor; özel sektörün güçlenmesine, yabancı yatırımların pek çok sektörde ülkeye girişine izin veren ve daha liberal bir piyasa ekonomisinin oluşmasına yönelik yaşanan bu gelişmeleri memnuniyetle takip ediyoruz. Diğer yandan, Çin hükümetinin 2015 yılında uygulamaya koyduğu Bir Kuşak Bir Yol projesi, küresel arenada oyunun kurallarını değiştirecek, ekonomik ve politik anlamda büyük önem taşıyan bir girişim. Bu projeyi hayata geçirmek için oluşturulan ve Türkiye ile birlikte toplam 57 ülkenin kurucu üyesi olduğu Asya Altyapı Yatırım Bankası, projenin vizyonunun ve öneminin somut göstergesidir. Hem Çin ekonomisini canlandıracak hem de küresel piyasaları birbirine yaklaştıracak bu dev proje, İpek yolu güzergâhındaki Türkiye için de büyük önem taşıyor."

Projenin ülkeler arasındaki ulaşım ağını yaygınlaştırmak, ulaşım maliyetlerini azaltmak ve engelleri ortadan kaldırmak, gümrük konularında koordinasyonu arttırmak gibi hedefleri kapsamında Türkiye'nin ticaret ve yatırım ortamına büyük yarar sağlayacağını da vurgulayan Başaran-Symes, "Hem Çin hem de diğer ülkelerle olan liman işbirliklerinin yanısıra sivil havacılık, lojistik, finans, ileri teknolojiler, altyapı alanlarındaki işbirlikleri de hızla artacaktır" dedi ve ekledi:

"Çin ile çalışma grubu kurulması, Türkiye'nin projede aktif bir rol alması açısından olumlu"

"Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın firmalarımıza sunacağı kredi imkânları firmalarımızın daha çok projeye iştirak etmesine, gerek yurt içindeki gerek yurt dışındaki yatırım faaliyetlerini arttırmalarına olanak sağlayacaktır. Bu çerçevede, Türk ve Çin hükümetlerinin ilgili bakanlıkları tarafından iş dünyasını temsil eden kuruluşların da katılımıyla oluşturulacak bir Çalışma Grubu kurulmasının, Türkiye'nin bu projede aktif bir rol alması açısından son derece faydalı olacağı görüşündeyiz."

Çin'in 28 milyar dolarlık ticaret hacmiyle, Türkiye'nin en önemli 3. ticaret ortağı olduğunu vurgulayan Başaran-Symes, "Buna karşın, Türkiye aleyhine gelişen dış ticaret açığı Çin ile olan ilişkilerde temel sorunu teşkil etmektedir. Bu sorunu ortadan kaldırmak için, Çinli firmaların ülkemizde enerji, altyapı, turizm, finans, ICT gibi sektörlerde yatırım yapmalarının, dengesizliği her iki taraf açısından yarar getirecek şekilde düzeltilebileceğine inanmaktayız. Türk ve Çinli şirketler arasında kurulacak ortaklıkların da bu gelişime ivme kazandıracağına inanıyoruz" dedi.

"Çin, gıda ve tarım alanında da Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor"

Türkiye ve Çin arasında görüşülmekte olan Gıda Güvenliği Anlaşması'nın oldukça önemi bir ivme kazandığına da dikkat çeken Başaran-Symes, "Çin, gıda ve tarım alanında da önemli fırsatlar sunmaktadır. Türkiye'nin Çin ile tarım ürünleri ticaretini artırması ve karşılıklı yapılacak yatırımlar Türkiye'nin Çin'e yönelik ticaret açığını azaltmasına önemli katkı sağlayacaktır. Ancak et ürünleri gibi çeşitli gıda ürünlerinin Çin'e ihracatının önündeki hala var olan engeller göz önünde bulundurulduğunda, bu sürecinin hız kazanmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi ve şöyle devam etti:

"Çin, 2014 yılında 109 milyon kişi ile dünyaya en fazla turist gönderen ülke oldu"

"Turizm alanında da yine iki ülke girişimcileri için çok büyük fırsatlar bulunmaktadır. Hızla zenginleşen Çinli nüfus, daha kaliteli ürün ve hizmetler arayışı içerisindedir. Buna bağlı olarak, kültür turizmi dışında, alışveriş turizmi, sağlık turizmi, golf turizmi hatta şarap tadımı gibi farklı turizm alanları da Çinliler arasında oldukça popüler hale gelmektedir. Çin, 2014 yılında 109 milyon kişi ile dünyaya en fazla turist gönderen ülke olmuştur. 5 yıl sonra ise yurtdışına giden turist sayısının 500 milyona ulaşması beklenmektedir ki bu rakam Türk turizmi açısından oldukça önemli bir rakam. Ülkemize gelen ve sayıları 200 bini bulan Çinli turistin toplam turist sayısı içinde yalnızca binde 5 olduğu düşünüldüğünde, Çin'den turist çekmek yönünde yapılacak çalışmalar turizm sektörüne büyük oranda katma değer sağlayacaktır. "

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.