19 Şubat 2016 Cuma 15:06
Türkiye düşük sigortalılık riskinin farkına varmalı: Lloyd's Başkanı

– Lloyd's of London Yönetim Kurulu Başkanı John Nelson, doğal afetlerin yanında terör saldırıları gibi insan kaynaklı tehditler karşısında, Türkiye'nin düşük sigorta penetrasyonu nedeniyle risk altında olduğunu söyledi.

 
DHA'nın sorularını yanıtlayan Nelson, Ankara'yı sarsan bombalı saldırının ertesi gününde, dünyanın her yerinde büyükşehirlerin bu gibi riskler karşısında hassas olduğunu ifade etti.
 
Türkiye-Birleşik Krallık işbirliği konferansının ardından DHA'ya konuşan Nelson, Lloyd's'un açıkladığı Şehir Risk Endeksi'ne göre Türkiye'nin sigorta penetrasyonun yüzde 1.3 olduğuna vurgu yaptı.
 
Bu oran, penetrasyonun 6.2 civarında seyrettiği gelişmiş ülkelerin altıda birine yakın. Ayrıca, düşük penetrasyon Türkiye'nin önümüzdeki on yılda GSYH'sı için 83 milyar dolar tehdit oluşturuyor. Endekse göre, Türkiye 300 ülke içinde, doğal afet riskine karşı teminatı eksik olan 17 ülke arasında. 
 
Türkiye'nin özellikle deprem riskine karşı altyapısını geliştirmesi gerektiğini söyleyen Nelson, bu düşük oranı Türkiye'nin hızla büyüyen ekonomisine bağladı.
 
John Nelson'a göre, dünya geliştikçe ve ekonomiler büyüdükçe riskler artıyor. En büyüğü İstanbul olmak üzere büyükşehirlerin endüstrileşme ile riski yoğunlaştırdığını belirten Nelson, Türkiye'ye “düşük sigortalılığın fark edilmesi ve ele alınması” çağrısı yaptı.
 
Teminatların yükselmesi, Türkiye ekonomisinin büyümesi, güçlenmesi ve sürdürülebilirliğini koruması için önemli, Nelson'a göre.
 
Peki Türkiye'de penetrasyon neden bu kadar düşük?
 
John Nelson, ekonominin hızla büyümesi nedeniyle bunun normal olduğunu, ancak Brezilya ve Çin gibi benzer özelliklere sahip ülkelerde bu oranın büyüdüğüne dikkat çekti.
 
Bunun yanında “kültürel nedenlere”, özellikle bireylerin sigortayı “pahalı bir lüks” gibi gördüğüne işaret etti. Nelson, eğitim seviyesi ve refah yükseldikçe, penetrasyonun da arttığını vurguladı.
 
Kadercilik mi, riskleri azaltmak mı?
 
Penetrasyon tartışmalarının kalbinde, “kadercilik” gibi riske bağlı farklı eğilimler de yatıyor. 1999 depremine rağmen Türkiye'nin doğal afetlerin “hakir görüldüğü” ülkeler arasında olduğu belirtiliyor.
 
Oysa Şili ve Yeni Zelanda'yı sarsan depremlerin ardından, iki ülke de yüksek sigorta penetrasyonu sebebiyle hızla yaralarını sarabildi, Nelson'a göre. Pakistan, Haiti gibi ülkeler ise, depremlerin ardından aynı sınavı veremedi.
 
Nelson, “Yeni Zelanda'ya dışarıdan ciddi anlamda kaynak akışı gerçekleşti ve altyapısını hızla iyileştirebildi. Bu, ülkenin ekonomisinin büyümesinin de devamını sağladı” dedi.
 
John Nelson, “Kaderciliği seçebilir, ya da riski en aza indirmeyi tercih edebilirsiniz” diye çağrı yaptı ve 200 ülkede faaliyet gösteren sigorta birliğinin hedef aldığı Güney Amerika, Çin gibi pazarlar arasında Türkiye'nin de olduğunun altını çizdi.
 
(Fotoğraflı)
 
 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.