Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Gerçek, İlkeli ve Tarafsız Haberin, En Güncel Hali, Haberde Doğruya Bağlanın

FLAŞ HABER
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri ANASAYFASPORGÜNDEMPOLİTİKADÜNYATEKNOLOJİEKONOMİEĞİTİMMAGAZİNYAŞAMKADIN
Savcı tüm sanıklara berat istedi
Facebook Twitter Google Plus WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
- - Editör:

Savcı tüm sanıklara berat istedi

İzmir'de aralarında askerlerinden bulunduğu 357 tutuksuz sanıkların yargılandığı davada savcı bütün sanıkların beraatini istedi

İZMİR'de aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 tutuksuz sanığın yargılandığı 'Askeri gizli bilgi ve belge bulundurma' suçlamasıyla açılan davada, savcı Ali Ertan, 'örgüt' ve 'örgüt yöneticisi' olma suçlarından tüm sanıkların beraatini istedi. Savcı, sanıklar Narin Korkmaz ve Safiye Köten'in evlerinde fiziksel olarak ele geçirilen belgelerden dolayı TCK 334/1 kapsamında cezalandırılarak, ceza almaları durumunda cezaevinde tutuklu kaldıkları sürenin bundan düşürülmesini talep etti. Savcı ayrıca Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'nin de beraatini talep etti. Duruşmaya karar için ara verildi.

Tutuklu sanığın bulunmadığı 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki geçtiğimiz 5 Şubat'taki son duruşmaya ulaşan bilirkişi raporunda davaya temel olan dijital deliller konusunda 'delil niteliği yoktur' tespiti raporu davanın dönüm noktası oldu.

Bugün yapılan son duruşmaya bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları ve yakınları katıldı.Yoğun ilginini olduğu duruşmada, savcınını hazırladığı 400 sayfalık mütalaanın ekleri okunmadı. Mütalaayı Cumhuriyet Savcısı Ali Ertan ile Adli Komisyonu tarafından görevlendirilen memur Hatice Astepe ara vererek okudu.

İzmir 5'inci Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Cumhuriyet Savcısı Ali Ertan tarafından hazırlanan mütalaada, sanıklar arasında örgütsel bağın bulunmadığını, dijital ortamdaki materyallerin örgütün varlığını göstermesi açısından delil niteliğinde olmadığı bildirildi. Davanın bir numaralı sanığı ve örgüt lideri olduğu suçlamasıyla yargılanan işadamı Bilgin Özkaynak'ın iddianamede örgüt lideri olarak gösterilmesine rağmen, kendisine bağlı olduğu iddia edilen bazı sanıklarla telefon görüşmeleri yaparken "ağabey" diye seslendiği, dolayısıyla bunun örgütsel hiyerarşiye uymadığını kaydeden savcı, Özkaynak'ın evindeki aramada ele geçirilen 'Pandora' veri tabanının dijital verilerden ibaret olduğu; dijital materyallerin delil olarak değerlendirilemeyeceğini bildirdi.

Sanıkların evlerinde ele geçirildiği iddia edilen bazı dijital materyallerin imajlarının alınmadığı, eksik tutanak tutulduğu, ya da hiç tutanak tutulmadığını kaydeden savcı, verinin dijital ortama sonradan mı konulduğu yönünde kuşkular yaratabileceğini belirtti. Savcı Ertan, dijital kayıt ortamlarında adı geçen kişilerin sanık olarak yargılandığı, bir kişinin isminin dijital ortamda geçmesinin o kişinin suçlu olduğunu gösteremeyeceğini, dijital ortamlarda bilgisayar bilen herkesin bu tür kayıtlar ve kayıtlarda sonradan değişiklikler yapabileceğini ifade etti. TSK personelinin askeriyeden dışarı çıkardığı iddia edilen belgelerin eğitim ve sınavlara hazırlanmaya yönelik belgeler olduğunu belirten savcı, asker kişilerin askeriyeden dışarıya çıkardıkları bu belgeleri "ele geçirmek" kasıtıyla bulundurduklarına ilişkin kanıtların olmadığını, suç unsuru olsa bile bu durumda askeri mahkemelerin görevli olması gerektiğini bildirdi.

Sanıkların evlerinde yapılan aramaların da CMK'ya uygun şekilde gerçekleştirilmediğini vurgulayan savcı, sanık Bilgin Özkaynak'ın Sapanca ve Marmaris'teki adreslerinde yapılan aramaların savcının talimatındaki zamanda yapılmadığını, hukuka aykırı işlemler sonucu yapılan yargılamanın adil yargılama esaslarına aykırı olduğunu belirtti. Ertan, bazı sanıklardan ele geçirildiği iddia edilen materyaller üzerinde yapılan testlerde DNA örneklerinin sanıklardan alınan DNA profilleriyle uyumsuz olduğu yönündeki Adli Tıp Kurumu Raporunu hatırlattı.

Birinci iddiamane kapsamında örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen sanıklar Bilgin Özkaynak, Coşkun Başbuğ, Safiye Köten, Narin Korkmaz, bir Hakan Oğuzhan, Onur Süer, Mehmet Aksu, Bülent Acar, Engin Karatekin, Engin Çırakoğlu, Bülent Akbaş'ın "ortada örgütün varlığına ilişkin kanıtların olmaması ve örgüt yöneticisi oldukları sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlarını talep etti. Savcı, Donanma Komutanı Veysel Kösele'nin de aralarında bulunduğu diğer tüm sanıkların da üzerlerine atılı suçlamaların sabit olmadığı gerekçesiyle beraatını istedi.

Savcı, ikinci iddianamede sanıklar Narin Korkmaz ve Safiye Köten'in evlerinde fiziksel olarak ele geçirilen belgelerden dolayı TCK 334/1 kapsamında cezalandırılarak, yattıkları sürenin ceza almaları durumunda cezaevinde tutuklu kaldıkları sürenin bundan düşürülmesini talep etti.

Sanıkların ikinci iddianamede ileri sürülen kişisel verileri kaydetme suçundan hukuka uygun delil toplanmadığı, diğer iddialara yönelik olarak objektif ve kesin kanıt bulunmadığı, suçun sabit olmadığı gerekçesiyle beraatini istedi.

Bazı asker sanıklar hakkındaki dosyanın ise 'askeri itaatsizlik suçunun bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirilmesi için' askeri savcılığa gönderilmesini isteyen savcı, hakkında yakalama kararı bulunan sanık Necdet Kılıç'ın hakkındaki delillerin değerlendirilmesi amacıyla dosyasının ayrılmasını talep etti. Savcı, hukuka aykırı işlemlerle ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasını da istedi. Mahkeme heyeti, mütalaya karşı savunmaları almak üzere duruşmaya öğle arası verdi.

Davanın bir numaralı sanığı işadamı Bilgin Özkaynak'ın avukatı Avukat Muzaffer Sevgi Sakarya, başından beri müvekkilinin evinde ele geçirildiği iddia edilen Pandora veri tabanının müvekkiliyle ilgisi olmadığını söylediklerini hatırlatarak, "Dosyanın temeli pandoradan kaynaklandığı için bütün sanıklar bizimle bağlantılı görünüyor. Başka hiçbir delil yok ki sanıkları bir arada tutabilsin. Ortaya çıkan durum itibariyle delil niteliği verilmeye çalışılmış evrak olduğunu, dolayısıyla delil olamayacağını söyledik. Bu aşamadan sonra yargılamanın devam etmesi makul sürenin aşılması anlamına gelecektir. Hukuka aykırı deliller dayanak kabul edilemez. Müvekkilim hakkında savcı beraat kararı verilmesini talep etti. Mahkemenin de buna uyacağını bekliyorum. Dört yıla yakındır müvekkilim çile çekti. Boşu boşuna cezaevinde yattı. Davanın sonuna geldik" dedi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

TMK 10'uncu maddesiyle görevli Savcı Zafer Kılınç'ın "askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, sanıklar hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti. İddianamede adı geçen 831 mağdurdan, aralarında devlet memuru, asker ve MİT mensubunun da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından fişlendiği iddia edilmişti. Örgüt lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile üniversite öğrencisi Narin Korkmaz hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verileri kaydetmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve dokuzar yıl, sanıklar arasındaki o tarihte Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral olan Veysel Kösele hakkında da "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti. Bir hafta tutuklu kalan Veysel Kösele, daha sonra tahliye edilmişti. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde 16 Nisan 2013'te görülmeye başlanan dava sürecinde tüm tutuklular serbest kalmıştı. Milli Savunma Bakanlığının 20 Ekim 2014'te görülen duruşmadaki müdahillik talebi, "suçtan zarar görme ihtimali bulunduğu" gerekçesiyle kabul edilmişti.

SAVCI VE HAKİM AÇIKTI

Geçtiğimiz hafta, HSYK 2. Dairesi davanın iddianamesini hazırlayan İzmir Özel Yetkili eski Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç'ı "Dosyanın soruşturma sürecinde usul ve yasaya aykırı işlem tesis ettiği", davaya bakan ve sanıkların tutuklanmalarına karar veren İzmir 1. Nolu Özgürlükler eski Hakimi Serdar Ergül'ü de "mesleğin şeref ve onurunu bozan ve mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemde bulunduğu" gerekçesiyle geçici olarak görevden uzaklaştırmıştı. Davanın soruşturmasında görev yapan polislerin bazıları, FETÖ/PDY operasyonları kapsamında operasyon gözaltına alınmış, eski İzmir İl Emniyet Müdürü Ali Bilkay'ın da aralarında bulunduğu 27 kişi tutuklanmıştı.



Facebook Twitter Google Plus WhatsApp
  YORUM YAP / YORUM OKU
Yorum
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | KÜNYE | REKLAM | İLETİŞİM | RSS
Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.




Spor Gündem Politika Dünya Teknoloji Ekonomi Eğitim Magazin Yaşam Kadın Sağlık