06 Aralık 2015 Pazar 13:26
Şanlıurfa'da İslam Geleneğinde Toplum Semineri

Eğitim Bir Sen Şanlıurfa Şubesi tarafından "İslam Geleneğinde Toplum, Mekan ve Şehir Tasavvuru" semineri düzenlendi.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı İbrahim Coşkun; Diyarbakır'daki saldırı sonucu öldürülen Baro Başkanı Tahir Elçi ve iki polise Allah rahmet diledi. Gelir dağılımı, adil paylaşım, emeğin hakkı ve benzeri başlıklarda birey ve toplum memnuniyetini sağlamaya dönük istikrarlı bir kurgunun olmamasının ekonomik istikrar rakamlarıyla ilgili olduğunu ve insanlara temas etmeyen bir yanılsamadan ibaret olduğunu ifade eden Coşkun, "Siyasi istikrar, hakları koruma, geliştirme, artırma imkanıdır. Risklerden, kaos ve krizlerden arınma fırsatıdır. Kamu görevlileri ve kamu görevlileri sendikaları olarak bizler bu fırsatlar noktasında doğal, donanımlı, sorumluluk alan, öneri ve eleştiri geliştirebilen, sorun tespiti ve çözüm teklifi yapan paydaşlarız. Belli alan ve konularda ise öncüsü ve lideriyiz. Öyle de olmak zorundayız. Bu bağlamda, elbette belli konularda kırmızı çizgilerimiz var. Bunları, bugün yeniden ifade etmeye ihtiyaç duymuyoruz" dedi. Çoşkun, kamu görevlilerinin grev ve siyaset hakkına ilişkin yasaklara son verilmesi, disiplin cezalarının affı, fiili hizmet zammından yararlanan kamu görevlilerinin kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirterek,"Yardımcı hizmetler sınıfının ek göstergeden yararlanması ve ek gösterge oranlarının artırılması, yıllık izinlerin iş günü esasına göre düzenlenmesi, kılık-kıyafet yönetmeliğinde değişiklik ve yasaklarının kaldırılması, kadro derece ve kademe sınırlamasının kaldırılması ve cuma namazı vaktini de kapsayacak şekilde öğlen dinlenme sürelerinin artırılması gerektiğini söyledi.

Semineri sunan Prof Dr Abdullah Ekinci ise, "Şehir bir kitaptır. Müslümanlar, şehir pratiklerini yazan bu kitabı okumalılar. Kendini tanımak şehrini tanımaktan geçer. Bu anlamda Müslümanlar İslam şehirciliğinin örneklerini bilmelidirler. İslam şehirciliğin örnekleri, Hz. Peygamber (S.A.V.) döneminden başlar Osmanlı dönemine kadar sürer. Birbirlerinden farklılıkları olan bu İslam şehircilik örnekleri, İslam şehirciliğinin ABC'si hükmünde olan Hz. Peygamberin (S.A.V.) şehir tasavvuru ile bire bir örtüşmemektedir. Adeta yaprakları ve meyveleri gürleşip dalları görünmez hale gelen ağaç misali, İslam'ın ilk dönem şehir tasavvuru da görünmez veya az görünür olmuştur. Buna batı dünyasının Max Weber gibi İslam şehirciliğini yok sayan çabaları, İslam dünyasını savunma hattına çekmiştir. İslam dünyasını kendisini tanıma var oluşunun dinamiklerini bilmesi için İslam şehirciliğinin kaynakları, dönemsel pratiklerini ortaya koymak zorundadır.

Arapça'da şehir karşılığındaki en yaygın isimler medine, belde ve mısrdır. Kur'an-ı Kerim'de şehir için 17 yerde medine, 19 yerde beled yani belde, 21 yerde dar, 5 yerde mısr, 56 yerde karye ismi geçmektedir. Mekke, muhtemelen yeryüzündeki yerleşim birimlerinin merkezi ve Müslümanların kıblesi olduğundan "Ümmü'l-kura" şeklinde nitelendirilir. Beled yani belde, büyük yerleşim merkezi ve ülke demektir.

Şehir bir medeniyet tasavvuru tarafından yaşatılır, kurulur, dönüştürülür veya muhafaza edilir. Şehir bir kitaptır. Bu kitabın okunması yöneticiler kadar şehirde hakkı olan sakinleri için de bir zorunluluktur. Şehrin bizde hakkı olduğu gibi bizim de şehirde hakkımız var" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.