22 Ocak 2016 Cuma 12:33
Psikolog Ürgüp: Karne notlarının iş hayatında önemi yok
SİVAS'ta aile danışma merkezi psikoloğu Betül Ürgüp, aldıkları kötü karnelerden psikolojik olarak etkilenen öğrencilere uyarılarda bulunarak, "Aslında karne bir sonuç değildir. Yetişkinlik yaşantısında bir işe başlarken ya da herhangi bir iş başvurusunda bulunurken artık bizim ilköğretim dönemindeki ya da lise dönemindeki karne notlarımızın hiçbir önemi yok" dedi.

Sömestir tatili öncesi ailelere karneyle ilgili uyarılarda bulunan Psikolog Betül Ürgüp, "Bugün iyi karneler getirecek çocuklar olduğu gibi, notları yeterli derecede iyi olmayan çocuklar da olacaktır. Aileler böyle bir durumda cezalandırıcı, kınayıcı ya da eleştirici davranmamalıdır. Çocuğa karşı destekleyici bir tutum içerisinde olmaları gerekiyor. Sonuç itibariyle baktığımızda, karne aslında bir amaç değildir. Karne notunun yüksek olmasından ziyade, karneyi doğru bir şekilde yorumlayarak buradan çocuğun eksik olduğu ya da iyi olduğu alanların farkına varıp bu anlamda herkesin kendi üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor. Ailenin bu boyutta kendiyle ilgili eksiklikleri varsa bunun farkına varmalı, okuldaki rehber öğretmenlerden bu süreçte destek almalıdır. Çocuğun neden başarısız olduğuyla ilgili olarak ortaklaşa bir çalışma içerisini girilmesi gerekiyor. Herhangi bir psikolojik problemi olup olmadığı, herhangi bir dikkat eksikliği ya da öğrenme güçlüğü yaşayıp yaşamadığı konusunda ailelerin gerekli tedbirleri alması gerekmektedir" dedi.

"KIYASLAMAK, DERS NOTLARINI ETKİLEYECEKTİR"

Psikolog Ürgüp, ailelerin çocuklarını daha başarılı öğrencilerle kıyaslamasıyla ilgili ise, "Bu gelecek zamana dair çocuğun motivasyonunu sarsar. Bu durum çocuğun, 'Ben zaten yapamam, başaramam, eksiğim' gibi negatif düşüncelere sahip olmasını sağlayıp ders notlarını olumsuz yönde etkileyecektir. Bu hiçbir zaman olumlu gelişme sağlamaz. Bununla birlikte çocuğun kişilik gelişimine de hasar verebilir. Bu tarz düşünceler içerisine girilmesi hem psikolojik anlamda hem de okul başarısı anlamında çok tatmin edici olmayacaktır. Zaten bugün baktığımız zaman öz geçmişi çok iyi olmasına rağmen iş bulamayan, pek çok iş değiştiren ya da herhangi bir işte tutunamayan pek çok birey olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni, akademik başarıya çok önem verip bu alanda kendilerini yetiştiren kişilerin sosyal anlamda kendilerini yeterince geliştirememelerinden kaynaklanıyor. Bu yüzden başarıyı yalnızca okul başarısıyla sınırlamamak gerekir" dedi.

Ürgüp, başarılı öğrencilerin ödüllenderilmesiyle ilgili de şunları söyledi:

"Çocuğun notları iyiyse bir miktar ödüllendirme yapılabilir. Yalnız burada çok büyük hediyeler ya da çok fazla teknolojiye dönük ödüller olmamalı. Daha çok çocuğu geliştirebilecek ve ona katkı sağlayabilecek ödüller olmasını öneriyoruz. Tabi bu ilkokul çağındaki çocuklar için böyle. Ergenliğe doğru ilerledikçe ödüller biraz daha, yeni hobiler edinme, yeni alışkanlıklar kazanma şeklinde verilebilecek eğitimlere, kurslara dönüştürülebilir. Aslında ödüllendirme daha çok sözlü motivasyon şeklinde olmalıdır."

"KARNE NOTLARININ İŞ HAYATINDA ÖNEMİ YOK"

Psikolog Ürgüp, kötü notları nedeniyle arkadaşları arasında rencide olan öğrencileri de uyararak, "Aslında karne bir sonuç değildir. Yetişkinlik yaşantısında bir işe başlarken ya da herhangi bir iş başvurusunda bulunurken artık bizim ilköğretim dönemindeki ya da lise dönemindeki karne notlarımızın hiçbir önemi yok. Yani bu onların doğrudan başarısını belirleyen bir olgu değil. Öncelikle bunu anlamaları lazım. Yalnızca nasıl bir ilerleme kat ettiklerini, neleri değiştirmeleri gerektiğini gösteren bir sonuç. Bu yüzden kendilerini arkadaşlarıyla kıyaslamak yerine kendi karne sonuçlarına odaklanarak, kendi eksikliklerini, bu anlamda çevrelerindeki kişilerden, öğretmenlerinden, ailelerinden nasıl bir destek alacaklarına odaklanarak tatili iyi bir şekilde geçirmelerini öneriyorum. Ailelerin çocuklarını tatilde ders çalışmaya yönlerdirmesi doğru değil. Çünkü bütün çocuklara verilmiş bir tatil bu. Dersleri iyi olanlar olduğu gibi yeterli düzeyde iyi olmayan çocukların da bu dönemde tatil yapması lazım. Çok fazla ders çalışarak, ödevlerle ya da özel derslerle çocukların olumsuz notlarını kapatmaya yönelik aldırabilecekleri özel dersler ve kurslarla geçirmelerini çok fazla önermiyoruz. Ama abartılı ve çok yoğun tatillerde uygun olmayabilir. Çünkü bu kısa bir tatil ve daha sonrasında okula dönüşte motivasyonu kaybetmemek gereklidir. Tatil süreci dinlenerek, bir miktarda gezmeye ve eğlenmeye zaman ayırarak geçirebilir" dedi. 

"TEK YÖNLÜ ÖVGÜ DOĞRU DEĞİL"

Anne ve babaların çocuklarına yardımcı olabilmek için doğru iletişim kurması gerektiğini belirten Ürgüp, şöyle konuştu:

"İyi dinleyiciler olmaları gerekiyor. Eğer çocuğun notlarında bir eksiklik varsa bundan her zaman 1'inci derece çocuğu sorumlu tutmamak gerekir. Burada okulla ilgili bir problem olabilir, arkadaşlarıyla ilgili bir problem olabilir. Ya da o derse yönelik öğrenme güçlüğü gibi bir problemde olabilir. Bununla ilgili olarak çocukla konuşup güzel bir üslup sergileyip problemin ne olduğunu anlamaları gerekmektedir. Notları iyi olan çocuklarla ilgili de, yalnızca notlara yönelik bir övgüden ziyade yine kişilik özellikleri de ön plana çıkarılmalıdır. Tek yönlü bir övgü ve tek yönlü bir ödüllendirmeyi çok da doğru bulmuyoruz. Notunu takdir ederken, 'Evet bu karne çok güzel, notların gayet iyi ama aslında bizim için daha güzel olan şey, senin iyi bir birey oluşun, bizlerle güzel ilişkiler geliştirmen' şeklinde çocuğu böyle yapıcı, olumlu kişilik özelliklerini artırıcı sözlü övgülerde de bulunabilirler."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.