28 Aralık 2015 Pazartesi 10:54
Prof.Dr. Arslan: Başkancı sistemle, başkanlık sistemi birbirine karıştırılmamalı
SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi () İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Nagehan Talat Arslan, son günlerde tartışma konusu olan 'Başkanlık sistemi' ile ilgili, 'Başkancı sistemlerle', 'başkanlık sistemi'nin karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Başkanlık sistemi ile ilgili çalışmalar yapan CÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nagehan Talat Arslan, 'Başkancı sistem' ile 'Başkanlık sisteminin' karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Arslan, buna en güzel örneğin Latin Amerika'daki sistem ile ABD Başkanlık sistemi olduğunu, bu iki sistemin birbirinden taban tabana zıt olduğuna dikkat çekti. Bu iki yapı arasında en önemli farkın siyasi literatürde 'denge fren' (Check and Balance) sistemi olduğuna vurgu yapan Prof.Dr. Arslan, ABD'de kamuoyunda bilinenin aksine başkanının yetkilerinin parlamenter sistemdeki devlet başkanından daha az olduğunu belirtti. Özellikle yasama yürütme ilişkilerinde Türkiye'deki parlamenter sistemde devlet başkanının daha belirleyici olduğunun görüldüğünü ifade eden Prof.Dr. Nagehan Talat Arslan, ABD Başkanı Obama'nın bütçe görüşmelerinde yaşadığı sıkıntıyı bütün dünya kamuoyunun gördüğünü hatırlattı. Denge kontrol sisteminin iyi kurulduğu bir sistemde, siyasal yapının kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun ve demokratik bir şekilde işleyeceğine dikkat çeken Prof.Dr. Arslan, şöyle dedi:

"Denge fren ya da kontrol mekanizması kişileri değil sistemi güçlü kılmakta sistem kurumsal olarak istikrara kavuşmaktadır. Egemenliğin doğrudan temsilcisi olan yasama organı ve doğrudan halkın oylarıyla oluşturulan yürütme organı birbirini dengelemektedir."

"TÜRKLER'İN DEVLET GELENEĞİ GÜÇLÜDÜR"

Türkiye'deki sosyolojik gerçeklerin mevcut sistemi zorladığını belirten Prof.Dr. Nagehan Talat Arslan, siyasi ve idari yapının yeniden gözden geçirilmesi, mevcut siyasal sistemin de aksayan yönlerinin ele alınması gerektiğini vurguladı. Prof.Dr. Arslan, toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek düzenlemelerin de yapılması gerektiğini vurguladı. Prof.Dr. Arslan, tarih ve mekanların ülkelere belirli görevler getirdiğini, bulunulan coğrafyanın çoğu zaman ülkelerin kaderlerinde asıl unsur olduğunu söyledi. İmparatorluk varisi olan Türkiye'nin de tarihin ve bulunduğu coğrafyanın ağır yükünü taşıdığına dikkat çekti.

Prof.Dr. Arslan, şöyle konuştu:

"Türkiye, bölgenin ve özellikle de kendi tarihi ile yüzleşmekten korkmamalı her türlü meselesini konuşmaktan çekinmemelidir. Büyük işler başarmanın asıl unsuru büyük düşünmek ve başarabileceğine olan inancını ve özgüvenini yüksek tutmaktır. Türkler tarihinde devlet geleneği çok güçlü devletlerden birisidir. Bu bir meziyettir ve her ülkeye nasip olmamaktadır. Bu başarının sebepleri incelenirken özellikle siyasal sisteminin günün şartlarına en uygun sistem olduğu görülür. Kanun koyma, bunları gerçekleştirme ve ortaya çıkan meseleleri çözme konusunda oluşturulan yapı Osmanlı İmparatorluğu'nun dünyadaki başarısının en mühim etmenidir. Hukuk önünde eşitlik, hızlı ve kararlı işleyen bir yürütme. Bu özelliklere siyasal literatürde kurumsal siyasal istikrar adı verilir."

"SİYASİ SİSTEM, ŞAHSİ LİYAKATTEN ÇIKARILMALI"

Egemenlik yetkisinin sadece halkın temsilcileri tarafından kullanılması ve hiçbir gerekçeyle sınırlandırılmaması uyarısında bulunan Prof.Dr. Arslan, mevcut sistemin aksayan yönlerini ortaya koymaları ve bunları giderecek yeni modellerin araştırılması gerektiğini ifade etti. Başkanlık sistemi konusunun öncelikle siyasi olarak ele alınmasını isteyen Prof.Dr. Arslan, "Siyasal yapımız kurumsallaşmalı ve siyasi sistem liderlerin şahsi liyakatlarına bağlı olmaktan çıkarılmalıdır. Baki olanın millet ve devlet olduğu gerçeği unutulmamalı, sistem ülkenin genel menfaatleri doğrultusunda ele alınmalıdır. Korkular üzerinden hayata bakmak yerine öz güven eksenli bakıp korkuların üzerine gidilmelidir" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.