25 Aralık 2015 Cuma 11:31
Prof. Dr. Nedim Saraçoğlu: 'Rusya Krizi Yenilenebilir Kaynaklarının Önemini Ortaya Koydu'

Türkiye'nin enerji sorununun tartışıldığı Bartın Üniversitesi'nde panelde konuşan Prof. Dr. Nedim Saraçoğlu, Türkiye'nin 2050 yılı elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının yüzde 80'e çıkarılması gerektiğini söyledi.

Bartın Üniversitesi Yenilenebilir Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi (BÜYENARUM) tarafından düzenlenen panelde Türkiye'nin enerji sorunu ve çözüm önerileri konuşuldu. 'Yenilenebilir Enerjinin Türkiye ve Dünya İçin Önemi' konulu panelin açılış konuşmasını yapan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, bugün çevremizde yaşanan savaşların temelinde enerji ihtiyacı olduğunu belirterek, "Dünya'nın ve ülkemizin en önemli konularından biri enerjidir. Etrafımızda ve Dünya'nın çeşitli noktaların da yaşanan çatışmaların nedeni enerji kaynaklarına sahip olabilmektir. Fosil kaynaklar her yerde bulunmadığı için yenilenebilir kaynaklara yönelmek zorunludur. Üniversitemiz de ülkemizin bu kaynakları kullanımı noktasında bilimsel olarak katkı sağlamaya çalışmaktadır" dedi.

"TÜRKİYE DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTULABİLİR"

Paneli yöneten BÜYENARUM Müdürü Prof. Dr. Nedim Saraçoğlu, Rusya krizi üzerinden örnekler vererek Türkiye'nin enerji ihtiyacını kimseye bağımlı kalmadan yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sağlayabileceğini vurguladı. Türkiye'nin enerji noktasında dışa bağımlıktan kurtulabileceğini belirten Saraçoğlu, "Türkiye'nin 2014 yılı sonu elektrik üretimi kurulu gücü 69 bin 516 megawatt, elektrik üretimi ise 250 milyar kilowatt olmuştur. Elektrik üretiminde fosil kaynaklı üretim yüzde 80 iken yenilenebilir kaynakların payı ancak yüzde 20 olmuştur. Toplam üretimin yüzde 49'unun doğal gaz ve yüzde 15'inin ithal kömür ile karşılanması için 250 milyar dolar ödenmiştir. Türkiye güneş enerjisi potansiyelinin binde birini, rüzgâr enerjisi potansiyelinin yüzde 7'sini, jeotermal potansiyelinin yüzde 16'sını, hidrolik potansiyelin yüzde 60'ını kullanabilmektedir. Petrol, kömür ve doğal gaz ithalatı nedeniyle enerjide yüzde 80 dışa bağımlı olan Türkiye'nin yenilenebilir enerjiye geçişi hızla gerçekleştirmesi ekonomik ve siyasi olarak zorunluluk arz etmektedir. Türkiye'nin 2050 yılı elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 80 olabilmelidir" diye konuştu.

"ÇEVRE KİRLİLİĞİ YENİLENEBİLİR ENERJİYLE AZALTILABİLİR"

BÜYENARUM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Handan Ucun Özel ise konuşmasında yenilenebilir enerji ile çevre kirliliğinin en aza indirilebileceğini kaydederek, "Fosil yakıtlar iklim değişikliğine yol açan sera gazları, asit yağmurları ve fotokimyasal sis oluşumuna neden olurlar. Bu sorunları ortadan kaldırmak için tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına bir yöneliş vardır. Ülkemizde de bu yönde adımlar atılmakta, yenilenebilir enerji kaynağı olarak hidrolik, rüzgar, güneş, jeotermal, biyo ve diğer enerji kaynaklarına ait kurulu gücün artırılmasına çalışılmaktadır" şeklinde konuştu.

"GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİMİZ ÇOK YÜKSEK"

Türkiye'nin güneş enerjisi potansiyelinin büyük olduğunu ifade eden BÜYENARUM Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abid Ustaoğlu da "Ülkemizde güneş enerjisinin ısı olarak kullanma oranı dünya sıralamasında Çin'den sonra ikinci sırada yer almasına rağmen, elektrik üretiminde maalesef sıralamaya bile girememektedir. Almanya bu konuda Dünya lideridir. Türkiye ile karşılaştırıldığında Almanya'da güneş radyasyonu 930 ile bin 130 kilowatt metreküp ve yıllık güneşlenme süresi bin 300 ile bin 900 saat arasında değişiyorken, ülkemizde güneş radyasyonu yıllık ortalama bin 120 ile bin 460 kilowatt metreküp ve yıllık güneşlenme süresi bin 970 ile 3 bin saat civarındadır. Enerji üretiminde yüzde 89 oranında dışa bağlı olan ve güneşten elektrik üretiminde lider olan Almanya'dan 2-3 kat daha fazla potansiyele sahip olan ülkemizde böyle bir doğal zenginliğin daha iyi bir şekilde kullanılması gerekmektedir" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.