31 Aralık 2015 Perşembe 13:16
Oktay Vural: Beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısını söyleyerek hendeklere geldiler
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Güneydoğu'daki operasyonlara ve hendeklere ilişkin, "Beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısını söyleyerek bugünlere geldiler. Hendeklere böyle geldiler" dedi.

Oktay Vural, TBMM'de yaptığı basın açıklamasında 2015 yılını siyasi açıdan değerlendirdi. Yılın son gününde sokağa çıkma yasağının devam ettiği ilçelerde yaşananlara, mülteci sorununa, değinen Oktay Vural, "Yılın son günü. Memleketimizin parçalarında kurtarılmış mahalleler ilan edilmekte maalesef PKK'nın zorbalığıyla karşılaşılmakta. Açıkçası yaşam mücadelesi verirken birçok sıkıntıyla karşı karşıya kalmış bir Türkiye var. En fazla ibret almamız gereken tablo bu tablodur. Gerçekten bugün hendeklere konulan bombalar, şehit edilen asker- polis, göçe zorlanan insanlarımız, teröre destek verilmeyenler kurşunlanıyor. Bölgeden kaçanlar canını kurtarabilmekte. Ekonomi çöktü. Camilerimiz 1356 yılından bu yana ilk defa Ulu Camide Cuma namazı kılınamadı. 18 cami Cuma namazı kılınamaz hale geldi. PKK'nın siyasi uzantısı ise Kürdistan için adımlar atmaktadır. 2015 yılının son günlerini yaşadığımız bu dönem içinde bu devleti yönetmesi gereken yöneticiler, mili egemenlik ve devletimize bu kalkışmayı yürütenlerle beraber yürüdüler. Beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısını söyleyerek bugünlere geldiler. Hendeklere böyle geldiler" diye konuştu.

"İHANET SÜRECİNE GÖSTERMELİK BİR SORUŞTURMA İSTEMİYORUZ"

Demokratik Toplum Kongresi sonrasında savcılık tarafından başlatılan soruşturmalara hatırlatan Oktay Vural, "HDP'nin yeri TBMM değil Kandildir. Savcılık bu ihanet adımlarıyla iligli soruşturma başlattı. Bu soruşturma nedense yemin sonrası başlatıldı. Sayın Cumhurbaşkanının 'ihanettir' demesine katılıyorum. AKP sözcüsünün 'özerklik ilanı siyasi suikast girişimidir' tespiti doğrudur. Bizi bu noktalara kimler, kim getirdi. Silahlarını bırakmamalarına rağmen bırakıyormuş gibi yapan kimlerdi. Bu ihanetin peşine düşelim hep beraber. Savcılık bu ihanetin sonuna kadar arkasından gitmelidir. Siyasi uzantıları destekleyenlerle bunları sonuna kadar mücadele yürütülmelidir. Yargı eğer gücünü Türk milleti adına kullanıyorsa bende Türk milleti adına ihanet eden bu odaklarla kapsamlı bir şekilde mücadele edilmesine yürekten katılıyorum. Bu ihanet sürecine yataklık eden kim varsa pazarlık eden kim varsa bütün bunlarla ilgili soruşturma sürdürülmelidir. Göstermelik bir soruşturma istemiyoruz. Çok ciddi bir ihanet tespiti yapmıştır Cumhurbaşkanı. Türkiye'yi yöneten bir zihniyet bunu ortaya koyuyorsa çözüm ortağıyla ilgili bunun nasıl bu noktaya geldiğini ortaya koymalıdır. Çözüm süreci ihanet ve suikastın ilk çığlığıdır" ifadelerini kullandı.

"2015 AKP'NİN DOĞURDUĞU SORUNLARLA BOĞUŞMA YILI"

Oktay Vural sözlerini şöyle sürdürdü: "2015 AKP'nin doğurduğu sorunlarla boğuşma yılı. Hendekler kazıldı, camiler yakıldı. 204 güvenlik görevlisi şehit edildi. IŞİD'in kanlı emellerine şahit olduk. Kırmızı çizgilerimiz sürekli çiğnendi. Herkes tarafından tehdit edilen bir ülke haline geldik. 2015 yılının en güzel olayı Aziz Sancar'ın Nobel kimya ödülü almış olmasıdır. En büyük umut kaynağı bu oldu. Tatsız bir yıl geçirdik. İnşallah Allahın takdiriyle güzellikleri konuşacağımız 2016 olmasını istiyoruz."

"AKP BIRAKTIĞI MASAYI TEKRAR KURMAK İSTİYOR"

Oktay Vural, 4 Ocak günü yapılacak olan Başbakan Ahmet Davutoğlu-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli görüşmesinden beklentilerin sorulması üzerine şu yanıtı verdi: "Bundan önce de yeni anayasa kurmayla ilgili MHP önerisi olarak biz uzlaşma komisyonu kurulmuştu. Daha sonra AKP'nin başkanlık talpleri dile getirildikten sonra bu talepler karşılanmadığı için AKP bu komisyondan kaçmıştı. Sayın Genel Başkanımızda bu komisyonunu görevine devam etmesini ifade etmişti. Şimdi anlaşılan o ki AKP bıraktığı masayı tekrar kurmak istiyor. Bu konuda basına yansıyan bilgiler doğrultusunda yeni anayasa konusunda yeni uzlaşma konusunu kurulmasına yönelik bir yaklaşım var. MHP olarak anayasanın ilk üç maddesinde anlam bulan esasları güçlendirecek, özgürlükleri esas alacak demokratik standartları yükseltecek toplum sözleşmesi niteliğinde bir anayasa yapılmasını bizde zaruri görüyoruz. Genel koruma hükümlerine yer verecek bir koruma anayasası olmasını istiyoruz. Kuvvetler ayrılığı, demokratik hukuk devletinin hayatiyet kaynağı ve yaşam sigortası olarak görüyoruz. Yasama, yürütme ve yargının görev yetkilerinin dengelenmesi gerektiğini söylüyoruz. MHP olarak biz tek millet tek vatan esasına dayanan Türkiye'nin anayasası kurması gerektiğini düşünüyoruz. MHP olarak açıkçası bu süre içinde farklı etnik kimliklere siyasi statü tanınmasına karşıyız. Anayasa aziz milletimizin tamamı için yapılmalıdır. Yani bir terör örgütünün ve onun siyasi amaçları için bir anayasayı araç olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etmek istiyorum."

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.