Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Gerçek, İlkeli ve Tarafsız Haberin, En Güncel Hali, Haberde Doğruya Bağlanın

FLAŞ HABER
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri ANASAYFASPORGÜNDEMPOLİTİKADÜNYATEKNOLOJİEKONOMİEĞİTİMMAGAZİNYAŞAMKADIN
MHP'li Yalçın: Kilis'teki okulumuza roket isabet etmesini tesadüf olarak görmek safdilliktir
Facebook Twitter Google Plus WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
- - Editör:

MHP'li Yalçın: Kilis'teki okulumuza roket isabet etmesini tesadüf olarak görmek safdilliktir

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kilis'e 3 roket mermisinin düşmesine ilişkin Yalçın, "Kilis'teki okulumuza roket isabet etmesini tesadüf olarak görmek, safdilliktir. Bu saldırı, küresel güçler tarafından sahneye konan organize bir planın sadece bir parçasıdır. Nihai hedefleri, Türkiye'yi parçalamaktır. O bakımdan, hendeklerde PKK'ya hangi ülkelerin uzman desteği verdiği ve onlarla birlikte hangi paralı askerlerin savaştığı halka açıklanmalıdır. Türkiye'nin fiilen kimlerle savaştığı milletimize anlatılmalı, dost düşman ortaya çıkarılmalıdır. AKP hükûmeti işi gücü bırakmış; şehit haberlerine inat Cumhurbaşkanına yönelik eleştirilere cevap verme derdine düşmüştür. IŞİD'in eylemleri de bundan sonra gederek tırmanacaktır. Devlet üzerlerine düşen görevi hakkıyla yerine getirmeli aksi takdirde millet gereğini yapacaktır" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın, gündeme ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Yalçın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en badireli günlerini yaşamaktadır. Son 14 yılda uygulanan gayrimillî iç ve dış politikalar yüzünden Türk toplumu hem toplumsal bir travma ve bozulmaya uğramış hem de dış tehditlere açık hâle gelmiştir. Millî birlik ve bütünlük kalkanı ortadan kaldırılan Türkiye, tarihinin en büyük ve en kanlı terör saldırılarına maruz kalmıştır. İnsanımız hiç bu ölçüde güvenlik ve huzur kaygısına, geçim endişesine düşmemiştir. Hepsinden kaygı verici olanı, ülkemizde toplumsal barışın tehlike altında oluşudur. Bölücü eşkıya ile pazarlık edip tavizler verince kanın duracağını sananlar, hem millet ve toplum vicdanında derin yaralar açmış hem de Türkiye'nin güvenlik şemsiyesinde ozon deliği kadar büyük bir yırtık açmışlardır.

TERÖRÜ BİTİRECEĞİZ" YALANLARI, BURADAN ANKARA'YA YOL OLACAK KADAR UZAMIŞTIR

Terörün bilançosu inanılmaz boyutlara varmış, buna karşılık hükûmetin vaatleri ve "Terörü bitireceğiz" yalanları, buradan Ankara'ya yol olacak kadar uzamıştır. Türkiye'yi terör belasından arındıracak hiçbir somut tedbir alınmadığı gibi, gelinen noktanın temel sebebi olan çözüm süreci hâlâ rafta tutulmakta, İmralı canisi hala kurtarıcı gibi lanse edilmektedir. Son AKP hükûmetinin de öncekilerden farksız olduğu anlaşılmıştır. Tas da hamam da tellak da aynıdır. AKP iktidarı 14 yıldır vatandaşın sırtına sürmekten usanmadığı ihanet kesesiyle hem toplumun hem de Cumhuriyet'in değerlerini kazımıştır. Her gün ocaklara ateş düşerken, anaların bağrı alevler içinde kavrulurken; askerimiz, polisimiz artık çocuklarıyla birlikte öldürülürken hükûmete nazire yapılırcasına yeni bir ihanet manifestosu kamuoyuna sunulmuştur.

AKADEMİSYENLER PKK'NIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA ATTIĞI İMZALARLA TERÖRE DESTEK VERMİŞTİR

Zor günlerimizde herkesin; devletin ve milletin yanında yer alması gerekirken akademisyen kılıklı bir sözde aydın güruhu, PKK'nın talepleri doğrultusunda attığı imzalarla teröre destek vermiştir. Bu yeni bölücü kalkışma, ihanetin üniversitelerde yuvalandığının belgesi niteliğindedir. Söz konusu ayrılıkçı kalkışma; Ülküdaşımız Fırat Çakıroğlu'nun şehit edilmesinin arkasında yatan saikleri, üniversitelerdeki bölücü terörün tırmanış sebeplerini, ilim yuvalarının terör yuvası hâline gelmesine kimlerin ön ayak olduğunu, PKK'ya hangi şer odaklarının destek verdiğini gözler önüne sermektedir. Bu hainler güruhunun arkasında duran, onlara destek veren ana muhalefet partisi CHP ise milletimize değil; PKK'ya, İmralı canisine payanda olduğunu ortaya koymuştur. Kuruluş ilkelerinden ve Atatürk'ün siyasi mirasından hızla uzaklaşan CHP alameti, bölücü sularda seyretmektedir.

TÜRKİYE HUZURA, SÜKÛNA VE İÇ BARIŞA SUSAMIŞTIR

PKK'nın siyasi kanadı HDP'nin durumuysa ortadadır. Bu parti ve onun eli kanlı üyeleri, açıkça bölücü teröre destek vermekte, hendek siyasetinin arkasından gitmektedir. HDP ile birlikte İmralı canisinin, ondan medet uman sözde demokrasi bezirgânlarının ve sözde insan hakları savunucularının ipliği pazara çıkmıştır. Kısacası ihanet diz boyunu aşmış, milletimizin göğsüne oturmuştur. Kırılasıca eli, boğazımıza yapışmıştır. Türkiye huzura, sükûna ve iç barışa susamıştır. Halkını güvenli bir ortamda yaşatmaya, komşularıyla iyi ilişkilere, şanlı Mehmetçiğin beklediği sınırlarında aydınlık şafakların haberini almaya susamıştır. Bizler yataklarımızda rahat uyuyalım diye canlarını ortaya atarak iç huzur ve güvenliği sağlamaya çalışan kahraman polislerimizin; çıktıkları nöbetten eşlerinin ve çocuklarının yanına sağ salim döndüğüne dair haberler, iple çekilmektedir.

AKP HÜKÛMETİ ŞEHİT HABERLERİNE İNAT CUMHURBAŞKANINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERE CEVAP VERME DERDİNE DÜŞMÜŞTÜR

AKP hükûmeti işi gücü bırakmış; şehit haberlerine inat, Cumhurbaşkanına yönelik eleştirilere cevap verme, herkese laf yetiştirerek zevahiri kurtarma derdine düşmüştür. Türkiye'nin çözüm bekleyen onca sorunu varken, güneydoğudaki bölücü tehdit sürerken, ülkemiz Orta Doğu bataklığından beslenen terör örgütlerinin uygulama ve eylem alanı hâline getirilmişken; iktidar, Cumhurbaşkanını Başkan statüsüne yükseltme derdindedir. Yeni Anayasa çalışmaları çerçevesinde gündeme bile gelmemesi gereken rejim tartışmaları, cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinin kapsamı üzerinden yürütülmektedir. Her gün üçer beşer şehit haberi almaktan yüreklerimizde dağlanacak yer, analarımızın göz pınarlarında yaş kalmamıştır. Mesele artık sabır ve tahammül sınırlarını aşmıştır.

IŞİD'İN EYLEMLERİ DE BUNDAN SONRA GEDEREK TIRMANACAKTIR

Bilinmelidir ki PKK; hendek kazmakla, kentlerimizi kasabalarımızı yangın yerine çevirmekle sokaklarımızı çatışma alanı hâline getirmekle yetinmeyecektir. Bölücü terör örgütüyle birlikte mevcut ortamı kanlı eylemleri için uygun bularak pusuya yatan ve bulanık suda balık avlama peşindeki IŞİD'in eylemleri de bundan sonra gederek tırmanacaktır. İktidarın oraya buraya efelenmesine rağmen; geleceğimize kasteden bu örgütlerin, kitle eylemlerine yönelerek Türkiye'yi Suriye'den beter bir durumla düşürmek için gösterdikleri çabada hiçbir eksilme olmamıştır.

KİLİS'TEKİ OKULUMUZA ROKET İSABET ETMESİNİ TESADÜF OLARAK GÖRMEK, SAFDİLLİKTİR

Aksine sınırlarımızın hemen ötesindeki iç savaştan yararlanan terörist örgütlerin saldırıları, bugün Kilis'te olduğu gibi okullarımıza kadar ulaşmıştır. Kilis'teki okulumuza roket isabet etmesini tesadüf olarak görmek, safdilliktir. Bu saldırı, küresel güçler tarafından sahneye konan organize bir planın sadece bir parçasıdır. Nihai hedefleri, Türkiye'yi parçalamaktır. O bakımdan, hendeklerde PKK'ya hangi ülkelerin uzman desteği verdiği ve onlarla birlikte hangi paralı askerlerin savaştığı halka açıklanmalıdır. Türkiye'nin fiilen kimlerle savaştığı milletimize anlatılmalı, dost düşman ortaya çıkarılmalıdır.

AKP HÜKÛMETİNİ UYARIYORUZ

Halkın bir dahaki seçime kadar verdiği siyasi krediyi şimdiden tüketen son AKP hükûmetini uyarıyoruz. İktidar artık insan hakları, demokrasi ve ifade hürriyeti gibi iğfal edilmiş kavramları sermaye yaparak geçinen siyaset simsarları karşısında kesin tavır almalıdır. Bu kötü gidişe bir son verilmelidir. Büyük bir yüreklilikle bütün şer odaklarının üzerine gidilmelidir. Terörle mücadelede topyekûn seferberlik başlatılmalı ve bu seferberlik; sadece askerî ve polisiye tedbirlerle sınırlandırılmayıp siyasi, sosyal ve ekonomik adımlarla desteklenmelidir.

DEVLET ÜZERLERİNE DÜŞEN GÖREVİ HAKKIYLA YERİNE GETİRMELİ AKSİ TAKDİRDE MİLLET GEREĞİNİ YAPACAKTIR

Devlet kararlı olduğu ve caydırıcılığını gösterdiği sürece; güneydoğudaki vatandaşlarımız dâhil, küçük bir akademisyen ve sözde aydın güruhu dışında bütün halkın desteğini arkasında bulacaktır. Türk milleti varlığına ve birliğine yönelen tehdidi bertaraf etmeye muktedirdir ancak devleti yönetenler onun elini kolunu bağlamamalı, kaderini karatmamalı, üzerlerine düşen görevi hakkıyla yerine getirmelidir. Aksi takdirde millet gereğini yapacaktır."

 

 

 



Facebook Twitter Google Plus WhatsApp
  YORUM YAP / YORUM OKU
Yorum
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | KÜNYE | REKLAM | İLETİŞİM | RSS
Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.




Spor Gündem Politika Dünya Teknoloji Ekonomi Eğitim Magazin Yaşam Kadın Sağlık