29 Şubat 2016 Pazartesi 09:47
Kemal Kılıçdaroğlu; Kabul etmeyeceğimiz bir konuda , masaya oturmanın mantığı yok!

 


- OTURMANIN MANTIĞI NE?: Türkiye'yi darbe hukukundan arındıralım diye masaya oturuyoruz. Anayasa da darbe hukukunun bir parçasıdır. Anayasanın ilk dört maddesi ve parlamenter sistemin güçlendirilmesiyle ilgili bütün düzenlemelere katkı veririz. Farklı bir sistem için farklı bir rejim için masaya oturmayı doğru bulmayız. Oy vermeyeceğimiz, kabul etmeyeceğimiz bir konuda masaya oturmanın mantığı ne? Biz baştan samimi olarak düşüncelerimizi aktarıyoruz. Onlar da samimi olarak aktarsınlar. Hangi gerekçeyle başkanlık sistemini istiyorlarsa çıksınlar kamuoyunun karşısına söylesinler.

- TÜM PARTİLERİN GÖREVİ: Anayasa dahil, özgürlükçü demokrasi önündeki tüm engelleri kaldıralım. Örneğin yüzde 10 barajını ya indirelim ya kaldıralım. Parlamentoyu siyasi liderlerin vesayetinden kurtarmak için önseçimi zorunlu hale getirelim. Milletin vekilini, millet seçsin yani liderler seçmesin. Birinci sınıf demokrasiyi getirmek, tüm siyasi partilerin görevi olmalı zaten.
- ERDOĞAN BİRİLERİNE HİZMET EDİYOR: Cerattepe'de görüşü ne olursa bütün Artvinliler kendi doğalarına, ormanlarına, kentlerine sahip çıkıyor. Yani vatana, Türkiye'ye sahip çıkıyorlar. Birilerinin çıkarlarına hizmet etmiyorlar. Ama Erdoğan'ın görevi ülkeye değil, birilerine hizmet etmektir. Devleti, bir işadamının hizmetine sokmak vatanseverlik değildir. Erdoğan, Mehmet Cengiz'in bir numaralı avukatıdır. Onun çıkarlarını korumak zorundadır. Çünkü ikisi beraber malı götürdüler. Milletin anasına küfreden adama sahip çıkmak ne demektir?
- ONU ÖĞRENME HAKKI, DEMOKRASİNİN GEREĞİ: Kaçak saray tüyü bitmemiş yetimin parasıyla yapılmıştır. O sarayın kaça mal olduğunu öğrenme hakkı bu milletin en temel hakkıdır ve demokrasinin gereğidir. Oturduğu sarayın maliyetini millete anlatamayan kişi o sarayda zaten oturamaz. Orası Muaviye'nin sarayıdır. Haram sarayda oturuyor. Davutoğlu, iki soruma da cevap vermeyecekti, bunu gayet net biliyordum. Nedeni de şu; Davutoğlu'nun o sorulara cevap vermesi için Başbakanlık koltuğunda Başbakan olarak oturması ve millete saygılı olması lazım, hesap verme onurunu taşıması lazım. Bunların hiçbiri yok, polemik yapıyor. Demek ki Bilal'e anlattığımız gibi anlatmamız gerekiyormuş. Davutoğlu atanmıştır, seçilmiş değil. Çünkü kendisi seçimden önce atandı.


- GİTSİN DİLEKÇE VERSİN: İsviçre bankalarında Erdoğan'ın hesaplarının olduğunu söyleyen ben değilim, Wikileaks belgelerinde var. Ben “İsviçre'ye dilekçeyle başvur, hesabının olmadığını kanıtla” demiştim. Dilekçe ile başvurmaktan korkuyorsa, herhalde arkasında bir şey var. Baykal, gitti başvurdu ve olmadığını kanıtladı. Sen de bir dilekçe ver. Dilekçe vermiyorsan bana yetki ver, ben avukat tutacağım. Aklanman için mücadele ediyorum. Sen diyorsun ki, “Ben töhmet altına kalmaya devam edeyim.” O zaman da haklı olarak milletin kafasında kuşku var. Bir dilekçe vermek bu kadar pahalı değil ki... Sabah akşam milleti mahkemeye veriyorsun, haklarında suç duyurularında bulunuyorsun. Bir dilekçe de İsviçre'ye yaz.

- CİDDİ BİR ÇALIŞMA YAPACAĞIZ: (AKP yöneticilerinin terör örgütüne yardım ve yataklık yaptığına ilişkin iddiaları üzerine) Yakında bu konuda güzel bir çalışmamız olacak. Talimatları verdim. Yardım ve yataklık konusunda ciddi bir çalışma yapacağız.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.