Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Gerçek, İlkeli ve Tarafsız Haberin, En Güncel Hali, Haberde Doğruya Bağlanın

FLAŞ HABER
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri ANASAYFASPORGÜNDEMPOLİTİKADÜNYATEKNOLOJİEKONOMİEĞİTİMMAGAZİNYAŞAMKADIN
İşte Hrant Dink suikastında 'Kamu görevlilerinin ihmali iddianamesi'nin detayları (2)
Facebook Twitter Google Plus WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
- - Editör:

İşte Hrant Dink suikastında 'Kamu görevlilerinin ihmali iddianamesi'nin detayları (2)

İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylanan "Hrant Dink suikastında kamu görevlilerinin ihmali olduğu" iddiasına ilişkin iddianamenin detayları ortaya çıktı.

İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylanan "Hrant Dink suikastında kamu görevlilerinin ihmali olduğu" iddiasına ilişkin iddianamenin detayları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü tarafından hazırlanan 160 sayfalık iddianamede, Hrant Dink'in ailesinden 5 kişi "şikayetçi" sıfatıyla yer aldı.

İDDİANAME 26 ŞÜPHELİ YER ALIYOR

İddianamede, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı Personel Şube Müdürü Coşkun Çakar, Dink cinayetinin tasarlandığı tarihlerde Trabzon Emniyet İstihbarat Şube Müdürü olan şimdiki Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun ve dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in de aralarında bulunduğu 26 kişi "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

Yürütülen soruşturma sırasında elde edilen deliler ve ifadeler doğrultusunda, Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşgun Çakar'ın FETÖ/ PDY (Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması) silahlı terör örgütünün yöneticisi oldukları iddia edildi.

"C-5 BÜRO'DA BAŞLATILMASI PLANLANAN ERGENEKON SORUŞTURMASININ HAZIRLIKLARI YAPILDI"

İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü olan Ali Fuat Yılmazer tarafından C-2 Büro Amirliği içinde 2006 yılı Haziran ayında kurulan, kuruluş onayını aldığı, 23 Mayıs 2012 tarihine kadar mevzuat dışı çalışan komser yardımcısı ve komiserlerin görevlendirildiği, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünce başlatılması planlanan Ergenekon soruşturmalarının hazırlıklarının yapıldığı, gizli bir yapılanma olan C-5 Bürosu'nun varlığının ortaya çıkarıldığı anlatıldı.

1 Haziran 2006-23 Mayıs 2012 tarihleri arasında mevzuat dışı çalışan C-5 Bürosu'na Hrant Dink Cinayeti ile ilgili 62 adet, Ergenekon örgütü soruşturması ve davasıyla ilgili 131 adet, Malatya Zirve Yayıncılık Cinayetiyle ilgili olarak 79 adet, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili 69 adet, aşırı sağ faaliyetler, etnik gerginlikler, millli hassasiyetleri istismar faaliyetleri ve benzeri ile ilgili 21 bin 886 adet evrağın üzerinde çalışıldığı kaydedildi.

"DİNK CİNAYETİNİN GERÇEKLEŞMESİ BEKLENDİĞİ TESPİT EDİLMİŞTİR"

Şüpheliler Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazel, Coşgun Çakar'ın emniyet teşkilatı içinde Fethullah Gülen cemaati olarak adlandırılan bir grubun yapılanmasını amaç edinen silahlı terör örgütü yöneticilerinden oldukları belirtilen iddianamede, amaç suçun gerçekleşmesi için Dink Cinayetinin araç suç niteliğinde olduğu ifade edildi. İddianamede, "Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşgun Çakar'ın yöneticisi olduğu silahlı terör örgütünce Hrant Dink'in mutlak suretle öldürüleceği, bunun için hazırlıklar yapan suç örgütü yönetici ve üyeleri ile cinayeti işleyecek tetikçi Ogün'ün ismine kadar herşey önceden bilinmesine rağmen amaç suçun gerçekleşmesi için araç suç niteliğinde olan Dink cinayetinin gerçekleşmesinin beklendiği tespit edilmiştir" denildi.

"DİNK'E YÖNELİK TEHDİT ATMOSFERİ..."

İddianamede, "Hrant Dink'e yönelik tehdit atmosferi, cinayet öncesinde Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'nın bilgisi dahilindedir" denildi.

DAVAYA BAKAN MAHKEME BAŞKANI'NIN DA TELEFONU DİNLENMİŞ

Dink cinayetinin ardından davaya bakan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Erkan Çanak'ın sahte isim ve İBDA-C örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle adına kayıtlı telefonun 3 ay süreyle dinlendiği de iddianamede belirtildi. İddianamede, "1 Ağustos 2008 tarihinde İstanbul İstihbarat Şube Başkanı olan şüpheli Ali Fuat Yılmazer'in , Dink cinayetinin yargılama aşamasında da mahkeme başkanını ve yargılamayı izleyerek kontrol altında tutumaya çalıştığı tespit edilmiştir " denildi.

"YILMAZER, DİNK'E ŞAHSİ VE MEKANSAL KORUMA SAĞLAMADI"

İddianamede, "Şüpheli Ali Fuat Yılmazer'in İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü olarak, konumu ve Yasin Hayal grubu tarafından geliştirilen Hrant Dink cinayeti tasarısı ile ilgili olarak Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden gönderilerek kendisine sunulan F/4 raporları içeriklerinden Hrant Dink cinayeti öncesi bu cinayeti işleyecek kişilerin bilinmesine rağmen açık ve yakın tehlike altına bulunan Hrant Dink'in korunması gerekirken, görevi gereği cinayeti önleme, cinayet hazırlığı yapan örgüte hakem rolü oynayarak operasyon yaptırma, bu grubu etkisiz hale getirme ve Hrant Dink'i kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek emniyet içindeki bir yapılanmanın gerçekleştirilmesi için Hrant Dink'e şahsi ve mekansal koruma sağlamamıştır" denildi.

"DİNK CİNAYETİNİN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN BEKLENDİ"

İddianamede, Ali Fuat Yılmazer'inde yöneticisi olduğu Silahlı Terör Örgütünce, Hrant Dink'in mutlak suretle öldürüleceği, bunun için hazırlıkları yapıldığı, 13 Ekim 2005 tarihinden itibaren bilinmesine rağmen Dink cinayetinin gerçekleşmesinin beklendiği öne sürüldü.

ENGİN DİNÇ'İN HTS KAYITLARINDA GÜLER'İ ARAMADIĞI İDDİANAMEDE İFADE EDİLDİ

İddianamede, Şüpheli Engin Dinç'in 26 Ağustos 2015 tarihinde ifadesinin alındığı belirtildi. Dinç, 15 -16-17 Şubat 2006 tarihlerinde, Ahmet İlhan Güler'i arayarak " Hrant Dink'i öldürecekler, bu adamı korumak lazım" dediğini ve İstihbarat Daire Başkanlığı'na yazılan yazı içeriği ile ilgili bilgilendirdiğini beyanında söylediği kaydedildi. Şüpheli Ahmet İlhan Güler'in ise ifadesinde Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç'in kendisini zaman zaman telefonla aradığını, ancak Engin Dinç'in iddia ettiği gibi kendisini İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğüne yazdığı yazı ile ilgili olarak kesinlikle aramadığı, telefonda " Hrant Dink'i öldürecekler, bu adamı koruyun" şeklinde bir şey söylemediğini belirttiği iddianamede yer aldı. Bu ifadeler üzerine savcılık Engin Dinç'in 15-16-17 Şubat 2006 tarihlerinde kullandığı hattının HTS kayıtlarını TİB'den istedi. HTS kayıtlarında da şüpheli Engin Dinç'in, şüpheli Ahmet İlhan Güler'i belirtilen tarihlerde aradığına dair bir kaydın bulunmadığının tespit edildiği ifade edildi. İddianamede, suçtan ve sorumluluktan kurtulmaya dönük olduğu anlaşıldığından şüpheli Engin Dinç'in savunmasına itibar edilmediği kaydedildi.

"UYDURMA DELİLLERLE BİRÇOK SORUŞTURMAYI C-5 BÜROSUNDA ORGANİZE EDEREK BAŞLATTIKLARI TESPİT EDİLMİŞTİR"

İddianamede, deliller ve yapılan tespitler gereğince şüpheliler Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşgun Çakar liderliğini Fethullah Gülen'in yaptığı resmi yazışmalarda FETÖ/PDY ( Fethullahçı Terör Örgütü /Paralel Devlet Yapılanması) olarak yer alan Silahlı Terör Örgütünün yönecilerinden oldukları iddia edildi. Fethullah Gülen liderliğinde kurulan suç örgütünün "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına tamamen veya kısmen engel olmaya teşebbüs" ettiği belirtilen iddianamede, " Askeri, siyasi, idare ve devlet bürokrasileri amaçları doğrultusunda tasfiye ve dizayn etmek amacıyla sonradan kumpas oldukları anlaşılan, uydurma delillerle yürütülen bir çok soruşturmayı İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğünde oluşturdukları gizli ve yasa dışı bir yapılanma olan C-5 bürosunda organize ederek başlattıkları tespit edilmiştir" denildi.

İDDİANAMENİN ANA DAVA İLE BİRLEŞTİRİLMESİ TALEP EDİLDİ

Silahlı terör örgütünün birçok mensuplarının soruşturmalar nedeniyle yurtdışına kaçtığı, bir kısmı hakkında tutuklama kararları verilerek kamu davalarının açıldığı belirtilen iddianamede, Hrant Dink cinayetinin, silahlı terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirme adına işlenmesine izin verilmiş araç suç niteliğinde olduğu öne sürüldü. İddianamenin, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ana davayla birleştirilmesi de talep edildi.

50 KİŞİ HAKKINDA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ

Öte yandan, soruşturma kapsamında aralarında Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Mehmet Fikri Karadağ, Oktay Yıldırım ve Hikmet Çiçek'in de bulunduğu 50 kişi hakkında, "Görevi Kötüye Kullanma, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Resmi Belgede Sahtecilik, Örgütün veya Amacının Propagandasını Yapma, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Görevi Kötüye Kullanmak, Suçu ve Suçluyu Övmek, Kasten Öldürme" suçlarından takipsizlik kararı verildi.

 



Facebook Twitter Google Plus WhatsApp
  YORUM YAP / YORUM OKU
Yorum
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | KÜNYE | REKLAM | İLETİŞİM | RSS
Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.




Spor Gündem Politika Dünya Teknoloji Ekonomi Eğitim Magazin Yaşam Kadın Sağlık