27 Mayıs 2016 Cuma 15:36
İstanbul'un fethinin 563. yılı
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü ve Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Ak, İstanbul'un Fethi'nin 563. yılında "Fatih ve Fetih"i anlattı.

İÜ'den yapılan açıklamaya göre, Fatih Sultan Mehmet için eşsiz bir zafer olan İstanbul'un fethinin nihai bir amaç olmadığını belirten Ak, Fatih'in asıl hedefinin adalet, mutluluk ve huzur dolu yönetimi dünyadaki bütün insanlara ulaştıracak cihan hakimiyetini sağlamak olduğunu söyledi.

Fetihle İstanbul'un dünya siyasetinin merkezi haline geldiğine vurgu yapan Ak, fethin Türk ve dünya tarihi açısından önemini anlattı.

Fatih'in İstanbul'u kuşatmaya başladığı günler hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Ak, şöyle devam etti:

"Osmanlı ordusunun disiplinli ve düzenli tertibatı Bizanslılarda korku ve tedirginliğe yol açtı. İstanbul'un fethi sırasında birçok savaş taktiği kullanıldığından, denizdeki donanmanın hareketli olduğundan ve yoğun çalışmalar yürütüldüğünden bahsedilir. 21-22 Nisan 1453 tarihlerinde Osmanlı donanmasına ait 67 geminin sürdürülmekte olan kuşatmayı desteklemek ve özellikle Galata sırtlarında yer tutmuş Zağanos Paşa kumandasındaki birliklerin surlar civarındaki kuvvetlerle irtibatını sağlamak üzere İstanbul Boğazı'ndan Haliç Körfezi'ne indirilmesi bu şanlı zaferi getiren ve tarihinde eşine rastlanılmayacak derecede önemli bir hadisedir."

İÜ Rektörü Prof. Dr. Ak, Fatih Sultan Mehmet'in 28 Mayıs günü fetih öncesinde atına binip bütün siperleri gezerek herkesi ertesi gün gerçekleşecek hücuma büyük bir arzu, coşku ve gönül huzuru içerisinde hazırladığını hatırlattı.

Fatih'in kara ordusunu teftiş edip donanma kumandanlarının görevlerini ayrı ayrı bildirmesinin askerin morali üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu dile getiren Ak, şunları söyledi:

"Yine fetihten bir gece önce askerlerin katılımıyla gerçekleştirilen 'mum donanması' şehrin bütün surlarını ışıklar altında bırakarak Bizanslıların büyük bir şok geçirmelerine yol açmıştır. Fatih, 29 Mayıs 1453'te bütün hazırlıkları tamamlayarak hücumun ilk safhasına başladı. O gün kısa süre içerisinde değişik noktalardan pek çok Türk askeri şehre girmeye başladı. Topkapı civarındaki surlardan birisine yanında 30 arkadaşı olduğu halde iri cüssesiyle Ulubatlı Hasan'ın ilk Türk sancağını dikmesi hücumu daha da şiddetlendirmiştir."


- "İstanbul'daki karışıklıklar sona erdi"

Sultan Mehmet'in fetihten sonra "Ebü-l-Feth ve Fatih" unvanlarını aldığını anımsatan Ak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fatih Sultan Mehmet, Topkapı üzerinden şehre girerek ümitsizlik içinde bekleyen halka mal ve canlarının emniyette olduğunu belirten bir konuşma yaptı. Sultan Mehmet, İstanbul'un fethinin sembolü olmak üzere Ayasofya'da bir müezzine ezan okutarak bu mabedin bundan sonra camiye çevrildiğini ilan etti ve ilk cuma namazını dini şartlara uygun olarak kılınabilmesi için gerekli hazırlıkların yapılması konusunda talimat verdi. Sultan Mehmet'in savaş halinin bittiğini ilan etmesi ile İstanbul içerisindeki karışıklıklar son bularak gece herkes emniyet içerisinde oldu."

Prof. Dr. Mahmut Ak, fetihten hemen sonra Zeyrek'teki Pantokrator Manastırı'nın medreseye dönüştürülerek ilk eğitim faaliyetlerine başlandığını anımsatarak, "Buna ek olarak Ayasofya'nın bir kısmı da medrese olarak kullanılmaya başlandı. Bugünkü İstanbul Üniversitesi'nin başlangıcı olarak görülebilecek olan en köklü kuruluş ise Fatih Camisi'nin iki yanında yer alan Tetimme Medreseleri ile yüksek eğitimin verildiği Sahn-ı Seman Medreseleri'dir." ifadesini kullandı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.