05 Ocak 2016 Salı 06:37
Hanefi Bostan'dan Memur Ve Emeklinin Enflasyon Farkı İle İlgili Açıklama

Memur ve emeklinin enflasyon farkı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Memur ve emeklilere 2015 yılı toplu sözleşmesinde kararlaştırılan enflasyon hesabı üzerinden yüzde 0,91 oranında enflasyon farkı verilecek" dedi.

Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, memur ve emeklinin enflasyon farkı ile ilgili, "2015 yılının Ağustos ayında imzalanan toplu sözleşme ile 2013 yılında imzalanan toplu sözleşmedeki enflasyon farkı konusundaki haklar Memur-Sen tarafından yok sayılarak çalınmasına ön ayak olundu. 2015 yılı enflasyonu yüzde 8,81 olarak hesaplandı. Memur-Sen'in memur ve emeklilerin cebinden çaldırdığı enflasyon farkının yüzde 1,8 olduğu ortaya çıktı. Buna göre, memur ve emeklilere 2015 yılı toplu sözleşmesinde kararlaştırılan enflasyon hesabı üzerinden yüzde 0,91 oranında enflasyon farkı verilecek. Memurun 2014 yılı enflasyon farkını iç eden Memur-Sen, bununla kalmayarak kendi imzaladığı toplu sözleşme metninin 2015 yılında değiştirilmesine onay verdi. Eğer Memur-Sen 2015 yılındaki toplu sözleşme görüşmelerinde 2013 yılında karar altına alınan enflasyon farkı tanımının değiştirilmesine göz yummamış olsaydı bugün yüzde 0,91 değil yüzde 2,71 oranında enflasyon farkı alınacaktı. Böylece aylar öncesinden beri her platformda dile getirdiğimiz acı gerçek ortaya çıktı ve memur ve emeklilerimizin cebinden maaşlarının yüzde 1,8'inin çalındığı sabitlenmiş oldu" dedi.

Mesleklere göre enflasyon farkı ile ilgili bilgi veren Hanefi Bostan, "Memur-Sen'in 2015 yılı toplu sözleşmesinde imza attığı enflasyon hesabı üzerinden yüzde 0,91 oranındaki enflasyon farkı en düşük dereceli memura 18 TL, şoföre 20 TL, lise mezunu memura 21 TL, üniversite mezunu memura 22 TL, hemşire, ebe, sağlık memuruna 23 TL, müezzin, kayyım, imamlara 24 TL, öğretmene 25 TL, araştırma görevlisine 34 TL, Avukata 35 TL, pratisyen doktora 37 TL, doçente 43 TL, profesöre 58 TL, ortalama da ise 22 TL'lik bir artış getirecektir. Ancak, eğer 2013 yılındaki enflasyon farkı hesabı değiştirilmemiş olsaydı, en düşük dereceli memura 55 TL, şoföre 59 TL, lise mezunu memura 61 TL, üniversite mezunu memura 65 TL, hemşire, ebe, sağlık memuruna 67 TL, müezzin, kayyım, imamlara 70 TL, öğretmene 73 TL, avukata 100 TL, araştırma görevlisine 101 TL, pratisyen doktora 110 TL, doçente 129 TL, profesöre 173 TL, ortalama da ise 65 TL'lik bir artış getirecekti. Enflasyon farkı hesabının değiştirilmesinden kaynaklı olarak, en düşük dereceli Devlet Memuru 37 TL, şoför 39 TL, lise mezunu memur 40 TL, üniversite mezunu memur 43 TL, hemşire, ebe, sağlık memuru 44 TL, müezzin, kayyım, imam 46 TL, öğretmen 48 TL, avukat 66 TL, araştırma görevlisi 67 TL, pratisyen doktor 73 TL, doçent 86 TL, profesör 115 TL aylık kayba uğradı. Memurların enflasyon farkından kaynaklı ortalama kaybı ise, aylık 43 TL oldu" diye konuştu.

Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Maaş unsurlarının dışında nöbet ücreti, ek ders ücreti, aile yardımı, çocuk parası, doğum ve ölüm yardımları gibi bütün diğer kalemlerde de aynı oranda kayıpların söz konusu olduğu düşünüldüğünde memur ve emeklilerin zararlarının çok daha fazla olduğu ortaya çıkıyor. 2015 yılı Ağustos ayında acemi sendika Memur-Sen'in attığı imzanın ardından Türk Eğitim-Sen'in ortaya çıkararak gündeme getirdiği memur, öğretmen, araştırma görevlisi ve diğer eğitim çalışanları ile emeklinin cebinden çalınan rakamlar yeni yılın ilk mesai gününde acı bir gerçek olarak karşımıza çıkmıştır. Acemice atılan imzanın sonucunda memur ve emeklilerimiz enflasyon farkından kaynaklı olarak aylık ortalama 43 TL kayba uğramışlardır. "Tarihi sözleşme yaptık" diyerek göz boyamaya çalışanların maskesi yine düşmüş, memur ve emeklilerimiz masada ikinci kez büyük bir yenilgiye uğratılmışlardır. Tabiri caizse, takke düşmüş, kel görünmüştür" şeklinde konuştu.

"Kaybedilen rakamlar hiçte azımsanacak ölçüde değildir" diyen Bostan, şunları söyledi: "Örneğin bir doktorumuzun yıllık kaybı toplamda bin 320 TL'yi bulurken, araştırma görevlisinin 804 TL, öğretmenin 576 TL, Lise mezunu memurun kaybı ise yıllık 480 TL olacaktır. Ortalamada ise, yıllık kayıp 516 TL'yi bulacaktır. Bu kayıplar memurlarımızın hem çalışırken hem de emeklilikte maaşlarının daha düşük olmasına neden olacağı için ömürleri boyunca da peşlerini bırakmayacaktır. Sadece bu hata yüzünden 30 yıl çalışan bir doktor bugün emekli olması halinde dahi yaklaşık 2 bin TL, profesör bin 900 TL, doçent bin 700 TL, araştırma görevlisi bin 600 TL, öğretmen bin 300 TL, lise mezunu memur bin 300 TL, şoför ve hizmetli bin 7 TL daha az emekli ikramiyesi alacaktır. 2016 yılının ilk günlerinde hayatımızın her alanına yüklenen yeni vergiler ve zamlarla yaşama aczi içine düşürülen memur ve emeklilerin cebinden çalmak hangi vicdana ve ahlaka sığmaktadır? Memurlarımız, öğretmenlerimiz, üniversitelerdeki akademik ve idari personelimiz artık bu gerçekleri görmeli ve toplu sözleşme masasına yetkilendirerek gönderdikleri sendikaları gözden geçirmelidirler. Memurlar ve emekliler yaşanan bu kaybı yetkili konfederasyondan talep etmeli her toplu sözleşme döneminde yaşadıkları kayıpların hesabını sormalıdırlar. Elde edilen kazanımların bir ödülü var ise ihanetin de bir bedeli olmalıdır. Türk Eğitim-Sen olarak bu rezalete son vermek adına konuyu yargıya taşıdık. Umuyoruz ki, bu rezalete yargı bir son verir ve toplu sözleşme masasında hakları çalınan memur ve emeklinin hakları yargı tarafından iade edilir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.