13 Şubat 2016 Cumartesi 09:18
Eğitim-bir-sen 10. Türkiye Buluşması

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, insanların hayatını kaybetmesini, paranın değer kaybetmesinden daha önemsiz görenlerin güç dengelerini belirlediği bir dünyaya mahkum olmak istemediklerini söyledi.

Türkiye'nin 81 ilinden gelen Eğitim-Bir-Sen üyeleri ile çeşitli ülkelerden gelen davetliler, Eğitim-Bir-Sen'in 24. kuruluş yıl dönümünde '10. Türkiye Buluşması' programı kapsamında Antalya'da bir araya geldi.

24 YIL ÖNCE SAYICA KÜÇÜK AMA CESARETİ VE YÜREĞİ BÜYÜK İNANMIŞ VE ADANMIŞ İNSANLARIN YOLA ÇIKTIĞI GÜN BUGÜN"

81 ilden ve birçok yabancı ülkeden gelen davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür ederek konuşmasına başlayan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, "Türkiye'nin en büyük sendikası, emek, hak, adalet ve özgürlük mücadelesinin teminatı Eğitim-Bir-Sen'in 81 ildeki öncüleri ile 16 farklı ülkenin eğitim sendikalarından aramıza katılan 42 misafirimizle birlikteyiz. Ayrıca bugün bizim için anlamlı bir gün; kuruluşumuzun 24. yılı, Yani çeyrek asırlık 'Erdemliler hareketinin' doğum yıl dönümü. 24 yıl önce sayıca küçük, ama cesareti ve yüreği büyük inanmış ve adanmış insanların, yola çıktığı gün bugün" ifadelerini kullandı.

"EMEĞİN ÖRGÜTLÜ GÜCÜNÜ ULUSAL ZEMİNLERLE SINIRLI TUTARSAK, KÜRESEL SÖMÜRÜNÜN KARŞISINDA DİRENEMEYİZ"

Mehmet Akif Ersoy'un 'Birlik' şiirinden alıntı yaparak sözlerini sürdüren Yalçın, şunları kaydetti:

"'Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir; Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz, Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz.' İstiklal şairi Mehmet Akif'in bu dizeleri, Kudüs şairi Mehmet Akif'in kurduğu Eğitim Bir-Sen'in durumunu ve duruşunu özetliyor; hedef, insanı merkeze alan bir dünya düzeni oluşturmaksa, cephemiz bir olmalı. Mücadelemiz emeğin sömürülmesini engellemekse, yılmadan, yıkılmadan, sarsılmadan birlikte yol almalıyız. Saygın iş, insan onuruna yaraşır ücret mücadelesini, kireçle boyanmış beyaz taşların içerisindeki bir mücadele olarak göremeyiz. Emeğin örgütlü gücünü ulusal zeminlerle sınırlı tutarsak, küresel sömürünün karşısında direnemeyiz. Ekonomiden teknolojiye, siyasetten diplomasiye, her alanda küresel güç odaklarının ve egemenlerin hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Sermayenin küresel olarak örgütlendiği, devletler ve uluslararası kuruluşlar üzerinde baskı kurduğu bir zaman dilimindeyiz."

"Kazanma hırsının, en büyük olma arzusunun, yakıcı-yıkıcı rekabet kurgusunun küresel tehdit oluşturduğu bir dünyadayız" diyen Yalçın, "Emperyal devletler ve büyük sermaye grupları; 'En büyük olmak', 'en zengin olmak', 'en güçlü olmak' hırsıyla hareket ediyorlar. Yakıyor, yıkıyor, yok ediyor ve sömürüyorlar. 'İyi olmak', 'insan olmak', 'insan kalmak' niyet ve hedefini yüklenenler, bu zulme ve sömürüye seyirci olmaya zorlanıyorlar. Kadınların, çocukların, yaşlıların, gençlerin öldürülmesinin normalleştiği bir dünya dayatılıyor bize. İnsanların hayatını kaybetmesini, paranın değer kaybetmesinden daha önemsiz görenlerin güç dengelerini belirlediği bir dünyaya mahkum olmak istemiyoruz. New York borsasında şirket hisselerinin değerinin düşmesi, mazlumların cansız bedenlerinin yere düşmesinden daha fazla gündem oluyor. Küresel şirketlerin yıllık kar-zarar açıklamaları, insan haklarına, insan onuruna yönelik ihlal raporlarından daha çok ilgi çekiyor. FED'in faiz kararları uluslararası mecrada, BM'nin yaptırım kararlarından daha fazla ilgiyle takip ediliyor. Dünya, Suriye'de Esed zulmünden kaçan insanları, insani sorun olarak değil ekonomik veri, mali yük olarak gören, küresel ekonomik aklın işgali altında. Biz ne böyle bir dünyayı hak ediyoruz, ne de çocuklarımıza böyle bir dünyayı miras olarak bırakmak istiyoruz. Bizim, adaletle teması daha yakın, merhametle etkileşimi daha derin bir dünya umudumuz ve hedefimiz var" değerlendirmesinde bulundu.

"ZALİMLERE TEPKİ VEREN ORTAK BİR DİRENİŞ ZEMİNİ ÜRETMELİYİZ"

Filistin'de, Arakan'da, Doğu Türkistan'da, Mısır'da ve Suriye'de yaşananları, insani açıdan değerlendiren ortak bir aklın hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, zulme, sömürüye maruz bırakılanları yalnız bırakmayacak küresel vicdan hareketini birlikte tesis etmeleri gerektiğinin altını çizdi. Sadece mazlumlara yardım eden değil; zalimlere, sömürgecilere, emperyalist ve kapitalist birliklere tepki veren ortak bir direniş zemini üretilmesinin önemine dikkat çeken Yalçın, bu kapsamda dünyanın farklı ülkelerindeki eğitim sendikalarıyla yaptıkları eğitim ve işbirliği anlaşmaları hakkında bilgi verdi. Eğitim-Bir-Sen olarak ilkelerinin sendikacılığı sadece söylemler üzerinden değil, aynı zamanda eylemler üzerinden de yürütmek olduğunu söyleyen Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yükün yalnız taşınamayacak kadar ağır bir yük olduğunun bilincindeyiz. Bu anlayışla, yurt dışı sendikal işbirliklerini misyonumuzun bir parçası olarak gördük. Sendikal mücadeleye, emeğin hak arayışına, insanın özgürlük reflekslerine dair uluslararası düzlemde de yeni bir soluk üretmek zorundayız. Dünyanın farklı ülkelerindeki eğitim sendikalarıyla, eğitim ve işbirliği anlaşmaları imzalama, tecrübe paylaşımı kulvarları oluşturma çabamız sürüyor. Son üç ay içinde; Moritanya'dan 2, Senegal'den 2 ve Fas'tan 1 eğitim sendikası olmak üzere toplamda 5 sendikayla 'eğitim ve işbirliği anlaşmaları' imzaladık. Yeni yeni anlaşmalarla eğitim ve tecrübe paylaşım ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.