27 Ocak 2016 Çarşamba 08:50
Dünyanın önde gelen gazetecilik örgütleri Silivri'de toplandı, ardından yazılı açıklama yapıldı

Dünyanın en saygın gazetecilik örgütlerinden altısının temsilcileri, tutuklu gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'e yönelik tecrit uygulamasını kınamak üzere Silivri Cezaevi önünde bir açıklama yaptı.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Etik Gazetecilik Ağı (EJN), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), PEN International, Dünya Gazete ve Haber Yayıncıları Birliği (WAN-IFRA) ve Güneydoğu Avrupa Medya Örgütü (SEEMO), Adalet Bakanlığı'na ortak bir başvuruda bulunarak Dündar ve Gül ile görüşme talep etmişti.

 

BAKANLIK GÖRÜŞME TALEBİNİ REDDETTİ

IPI, CPJ, RSF, EJN ve IFJ ile EFJ'nin temsilcileri Silivri Cezaevi önünde bakanlığın ret kararını bir basın açıklamasıyla protesto etti. Uluslararası gazeteciler bu kapsamda Umut Nöbeti'ne de katıldı.

Önde gelen uluslararası ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kuruluşları, Türk hükümetinin, haberleri nedeniyle hapsedilen ikilinin destekçilerinin ziyaretine izin vermeyi reddetmesini kınadı ve serbest bırakılmaları çağrısında bulundu.

Uluslararası ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kuruluşlarından oluşan bir ittifak, Türkiye'nin istihbarat örgütünün Suriye'deki İslamcı isyancı grupları gizlice silahlandırdığını iddia eden haberler nedeniyle hapsedilen gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ü ziyaret etmelerine; Türk hükümetinin izin vermeyi reddetmesini kınadı ve serbest bırakılmaları çağrısında bulundu.

KONUYLA İLGİLİ YAZILI AÇIKLAMA YAPTILAR

Silivri Cezaevi önünde  giden ve daha sonra yazılı açıklama yapan meslek örgütleri şu görüşleri yer verdi;

"Sanıklara haklarındaki iddianameleri görmelerine izin verilmediği için suçlamalar belirsizliğini koruyor. Fakat davanın 29 Mayıs 2015'te, Cumhuriyet'te yayınlanan ve Türk güvenlik güçlerinin Suriye'ye cephane ve silah dolu kilitli sandıklar götüren istihbarat kurumuna ait kamyonları aramasını gösteren videodan kaynaklandığı düşünülüyor. Son yıllarda, 100'den fazla gazeteci Türk cezaevlerinde tutuldu, Türkiye'deki gazeteciler genellikle hapisteki meslektaşlarını ziyaret edebiliyordu. Fakat son aylarda Türkiye'nin Adalet Bakanlığı Dündar ve Gül'e ziyaretlerin çoğunu fiilen yasakladı. Ziyaretine izin verilenler sadece yakın aile üyeleri, avukatları ve milletvekilleri oldu. Adalet Bakanlığı'nın yakın zamanda Türkiye'deki gazeteci gruplarının ve diğerlerinin ziyaret taleplerini reddetmesini takiben, 11 ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü savunucusu örgütten oluşan ittifak 8 Ocak 2016'da; Dündar ve Gül'ü 27 Ocak çarşamba günü ziyaret etmek için ortak bir talep sundu.

Ittifak; Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Gazeteciler Koruma Komitesi (CPJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), ARTICLE 19, Index on Censorship (Sansür Endeksi), Etik Gazetecilik Ağı (EJN), Uluslararası PEN, Dünya Gazete ve Haber Yayıncıları Birliği (WAN-IFRA) ve Güney Doğu Avrupa Medya Örgütü'nü (SEEMO) içeriyor.

Fakat 22 Ocak'ta Adalet Bakanlığı talebi reddetti. Cevap olarak bakanlık, mevzuata atıfta bulunarak izin vermeyi reddetti. İttifak, 40 gün tecrit altında tutulduktan sonra nihayet ortak bir hücreye bu ayın başında transfer edilen Dündar ve Gül'ün destekçileri tarafından ziyaret edilmesinin reddedilmesini ve onlara karşı suçlamaları kınıyor.

Hiç şüphesiz kamuoyunu ilgilendiren ve aciliyet taşıyan bir konuda haber yapan gazetecilerin misilleme olarak zulme uğraması ve başka herhangi bir tutukluya tanınan ziyaret hakkının reddedilmesi; haklarının ihlalidir ve yetkinin ağır bir şekilde suiistimalidir. Yapılan yanlışa; ne Dündar ne de Gül'ün henüz hüküm giymemesi ve hatta haklarındaki suçlamalardan bihaber tutulması da eşlik ediyor.

Terörle mücadele yasalarının gazetecilere karşı kullanılması, tekrarlayan benzeri durumların sadece sonuncusu. Bu durum, büyüyen otokratlığı ve insan haklarının apaçık bir şekilde aşındırılmasını ortaya koyan gelişmeler listesine ekleniyor. Bu gelişmeler; yargının siyasallaşması, ceza yasalarının benzer şekilde suiistimal edilmesi, belli içeriklerin yayılması üzerine doğrudan yasak uygulanması, devlet kurumlarının ve ekonomik araçların medya kuruluşlarını susturmak için kullanılması, eleştirel gazetecilere yönelik sözlü, kimi durumlarda da fiziki saldırılar, ve hükümet muhaliflerini hedef alan internet üzerinden nefret kampanyalarını içeriyor.İttifak, Türk makamlarını Dündar ve Gül'ü gecikme olmaksızın serbest bırakmaya, haklarındaki bütün suçlamaları çekmeye ve şu an gazetecilikle ya da dile getirdikleri görüşlerle ilgili tutuklu bulunan bütün gazetecileri de özgür bırakmaya çağırıyor. İttifak, ayrıca Türkiye'deki yasa koyucuları ülkenin otokratlığa doğru gidişini tersine döndürecek adımları atmaya ve demokratik ülkelerin hükümetlerine; ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde verdiği insan hakları taahhütlerine uyması için Türk hükümetine baskı uygulamaya çağırıyor"

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.