17 Şubat 2016 Çarşamba 08:28
Doç.Dr. Demirtaş: Yağ nakli ile meme büyütme artık daha rahat uygulanacak
PLASTİK Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Yener Demirtaş, Amerika'da MD Anderson Kanser Araştırma Merkezi'nde yapılan çalışmanın hasta ve hekimler açısından önemine dikkat çekti. Doç.Dr. Demirtaş, "2 bin kadın üzerinde yapılan bu çalışmaya göre, daha önce meme kanseri olduğu tespit edilen ve cerrahi tedavinin ardından meme onarımında yağ nakli kullanılan kadınların, kanser oranlarında bir değişiklik olmadığı gösterildi. Böylece yağ nakli ile meme büyütmeyi artık çok daha rahat uygulayabileceğiz" dedi.

Doç.Dr. Yener Demirtaş, yapılan araştırmaya göre yağ nakli yapılan kadınların kanser oranlarında bir değişiklik olmadığını gösterdiğini anlattı. Doç.Dr. Demirtaş, "Bu yöntemin artık dünyada daha güvenle uygulanabilecek" dedi. Dünyanın en prestjli plastik cerrahi dergisi olan Plastic Reconstructive Surgery'nin Şubat 2016 sayında yayınlanan araştırmanın, hekim ve hastalar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi. Son yıllarda yeni nesil meme büyütme olarak adlandırılan yağ nakli ile meme büyütme yöntemi üzerindeki en büyük tartışmanın, meme gibi kadınlarda en yaygın kanser oranına sahip bir organa verilen yağ dokusunun, kanser oranını arttırabileceği ve kanser taramalarında hatalara sebep olabileceği üzerine olduğu belirtildi.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Yener Demirtaş, Amerika, MD Anderson Kanser Araştırma Merkezi'nde yapılan çalışmanın hasta ve hekimler açısından önemine dikkat çekiyor. Doç.Dr. Demirtaş; "2000 kadın üzerinde yapılan bu çalışmaya göre, daha önce meme kanseri olduğu tespit edilen ve cerrahi tedavinin ardından meme onarımında yağ nakli kullanılan kadınların, kanser oranlarında bir değişiklik olmadığı gösterildi. Böylece yağ nakli ile meme büyütmeyi artık çok daha rahat bir şekilde uygulayabileceğiz" dedi.

Kadınların kendi yağ dokusu ile yapılan meme büyütme ve şekillendirme işleminin, kişiye özel planlama ve çalışma imkanı sunduğunu kaydeden Doç.Dr. Yener Demirtaş, şöyle devam etti:

"Silikonla göğüs büyütme, teknolojinin de gelişmesiyle birlikte son derece başarılı sonuçlar sunuyor olsa da, kadınların göğüslerini kendi dokularıyla ve kalıcı olarak şekillendirmek plastik cerrahların her zaman en büyük hayallerinden biri olmuştur. Burada sadece büyütmekten bahsetmiyoruz, hastaların isteklerine göre şekillendirmekten de bahsediyoruz. Yağ dokusu, meme dokusunun etrafına iğnelerle enjekte edildiği için en büyük avantajı, istenilen sonuçların kişiye özel planabilmesi, hem de yara izi olmadan. Silikon protezler, şekil ve hacim seçenekleri ile hastaya özel planlama imkanı her zaman sunamıyor. Bunun yanında küçük de olsa bir kesi söz konusu oluyor. Her hastanın farklı ihtiyaçlar doğrultusunda hekime ulaştığını düşündüğümüzde yağ nakli ile meme büyütme, hem hastayı hem de hekimi uygulama anlamında daha özgür kılıyor. Bu da istenilen sonuca ulaşmak için büyük bir adım."

HASTA VÜCUDUNDAN ELDE EDİLEN YAĞ SAFLAŞTIRILIYOR

Doç.Dr. Yener Demirtaş, daha önce yapılan yağ nakillerinde kalıcılık sorunu olduğunu, ancak yeni geliştirilen teknikle elde edilen yağın saflaştırılarak işlemin kalıcı hale getirildiğini belirtti. Doç.DR. Demirtaş, şöyle devam etti:

"Nakledilen yağ dokusunun yüzde 30 ile yüzde 70'i birkaç ay içerisinde eriyordu. Hangi hastada ne kadar kalıcı olduğunu tam tahmin edemiyorduk. Yeni geliştirilen teknikler liposuction ile alınan yağın kalıcılığını artırdı. Liposuction ile elde ettiğimiz yağı saflaştırabiliyoruz ve uygun teknikle memeye nakledildiğinde sadece yüzde 20-30'u eriyor. Bu durumu bildiğimiz için de göğüse naklettiğimiz yağ miktarını buna göre ayarlayarak yüzde 20-30 daha fazla yağ kullanıyoruz. Göğüs birkaç ay içinde son halini alıyor ve bu durum çok yüksek oranda kalıcı oluyor. Çünkü işlemde hastanın kendi yağ dokusunu kullandığımız için yağ hücreleri memede yaşamaya devam ediyor."

Yağ nakli uygulamasında, anestezi alma açısından bir sakıncası olmayan her hastanın uygun bir aday olduğunu kaydeden Doç.Dr. Demirtaş, memesi çok küçük kadınlar dışında yağ naklinin tek başına yeterli olduğunu ve genellikle tek seansta tatmin edici sonuçlar alındığını anlatırken şöyle devam etti:

"Küçük memeli kadınlarda işlemin 6 ay arayla bir veya iki kez tekrarlanması gerekebilir. Düşük kilolu hastalarda dahi yağ dokusu bulmak mümkün. Özellikle kalça ve basen bölgelerinden alım işlemi uygun olabiliyor. Liposuction ile vücut şekillendirmeye ihtiyacı olanlar açısından ise, hem yağ alımı hem yağ nakli açısından tek seferde tatmin edici sonuçlar alınıyor. Ayrıca bu işlemde iyileşme süreci ekstra bir özen gerektirmiyor. Nekahat süreci memeden çok liposuction ile yağ alımı yapılan bölgeyle ilgili oluyor ve birkaç günlük hafif ağrı dışında hastaları sıkıntıya sokacak bir durum ile karşılaşılmıyor."

Demirtaş, özellikle meme kanseri tedavisi sırasında, meme alındıktan sonra bu bölgeye ışın tedavisi alan hastalarda deride kızarıklık, sertleşme gibi durumlar ortaya çıkabildiğine dikkat çekti. Demirtaş, "Silikon protezle yeniden meme onarımının mümkün olmadığı bu hastalarda yağ nakli, hem bölgedeki derinin normalleşmesini sağlıyor, hem de birkaç seans halinde tekrarlandığında meme onarımı için tek başına yeterli olabiliyor. Yağ nakli ayrıca, sonuçları daha da iyileştirmek için silikonla göğüs büyütme ve karın dokusundan yeni göğüs yapma gibi ameliyatlarla birlikte kullanılabiliyor" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.