05 Aralık 2015 Cumartesi 14:14
Davutoğlu: Rutin takviye faaliyetini yanlış yorumlayanlar maksatlı bir provokasyon içinde
BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) 22'nci Olağan Genel Kurulu'na katıldı. Burada hitap eden Davutoğlu, Musul'daki asker takviyesi hakkında "Burada yaşanan rotasyon ve güvenlik risklerine karşı rutin takviye faaliyetini yanlış yorumlayanlar maksatlı bir provokasyon içindedir. Başika Kampı'nda ve Kuzey Irak'taki diğer kamplarda DEAŞ'a karşı mücadele edecek Iraklı kardeşlerimizi eğittik. Eğitmeye devam ediyoruz. Oradaki eğitim kampında askerlerimiz oradaki Musullulara ve peşmergelere gerektiğinde eğitim vermekte, o bölgenin korunması için de rutin rotasyon faaliyetleri yapılmaktadır" dedi.

"MİLLETİMİZ 2002 ÖNCESİNİ HATIRLADI"

Ankara'daki Büyük Anadolu Hotel'de gerçekleştirilen Türk-İş 22'nci Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran sonrasında yaşanan gelişmelere değinerek "Milletimizin hafızası güçlüdür. Güçlü olduğu içindir ki 7 Haziran sonrası ortaya çıkan ve bizim bütün iyi niyetli gayretlerimize rağmen uzlaşmayla sonuçlanamayan tabloya bakıp 2002 öncesini hatırladı. Halkımız o tabloda istikrarsız Türkiye'yi gördü. Nasıldı o tablo? İMF'den alınan borçlarla memur maaşı ödenen bir Türkiye. Dışişleri Bakanlığım döneminde bir diplomatımız 2001 yılındaki krizden sonra resmi evrakları basmak için kağıt olmaması dolayısıyla kendi maaşıyla dışarıda fotokopi çektirdiğini anlatmıştı. Allah bir daha o günleri bizlere yaşatmasın. 7 Haziran sonrasında muhalefetin uzlaşmaz tutumu sonucunda vatandaşlarımızın hafızalarında canlanan tablo bu oldu. Milletimiz de bunun üzerine 1 Kasım'da önce istikrar diyerek AK Parti'yi yeniden tek başına, iş başına getirdi" diye konuştu.

"KIDEM TAZMİNATI VE DİĞER KONULARI SİZLERLE İSTİŞARE EDECEĞİZ"

Her konuda tartışılarak ve istişare edilerek karar alınacağını vurgulayan Davutoğlu, "Eski Türkiye özlemi taşıyan çevrelerin bu yolda önümüze çıkardığı anti demokratik çelmeleri, kumpasları, vesayetçi muhtıraları hiç saymıyorum bile. Bunlara nasıl direndiğimizi siz bilirsiniz. Bütün bunları geride kaldı. Türkiye ilerledi, büyüdü. Şimdi insan odakları politikalarımızı daha da derinleştirmenin vakti geldi. Sosyal politikalarda emeği, alın terini, insan onurunu merkeze alan yeni bir açılım gerçekleştireceğiz. Emek ve değer üreten bütün vatandaşlarımızı muhatap alacağız. Hiçbir konu olmayacak ki sizinle tartışılmadan karar verilmiş olsun. Kıdem tazminatı ve diğer konular da dahil olmak üzere her konuyu sizlerle istişare edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"HER KAPI KAPANIR AMA TÜRKİYE YENİ KAPILARI AÇACAK KUDRETE SAHİPTİR"

Türkiye'nin ihracat pazarlarının daraldığını belirten Başbakan Davutoğlu, Rusya ile son dönemde yaşanan gelişmelere de değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Zorluklar eskisinden çok daha fazla. İhracat pazarlarımız daralıyor. Ülkelerin ekonomileri küçülüyor. Dünya ekonomisi küçülüyor. Ama bizim hedeflerimiz hiçbir zaman küçülmez. Rusya bağlamında şunu söyleyeyim. Biz öyle bir coğrafyadayız öyle bir tarihi miras almış durumdayız ki her kapı kapanır ama Türkiye yeni kapıları, yeni ufukları açacak kudrete sahiptir"

"ASGARİ ÜCRET BİN 300 LİRA OLUYOR"

Asgari ücretin bin 300 lira olacağını ifade eden Davutoğlu, "2002'de 184 lira olan asgari ücreti yüzde 383 artışla bin liraya yükselten biziz. İnşallah şimdi de asgari ücreti bin 300 liraya çıkartıyoruz. Hayırlı olsun, bereketli olsun. Bir taraftan şirketlerimizin, kobilerimizin rekabetçi özelliğini zayıflatmadan diğer taraftan da işçilerimizin hayat standartını alacağımız tedbirlerle yükselterek bu dengeyi muhafaza ederek gereken her türlü adımı atacağız. Asgari ücret inşallah bin 300 lira oluyor. Yapılan işin tehlike sınırı yükseldikçe asgari ücret de artacak" dedi.

"AVRUPA'YA VİZESİZ OLARAK BAŞINIZ DİK GİDECEKSİNİZ"

Brüksel'de gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi'ne ilişkin açıklamalarda bulunan Davutoğlu, yeni fasılların açılması ve vize muafiyeti hakkında "11 yıl sonra gerçekleşen bu zirvede çok önemli kazanımlar elde ettik. Bu zirvede aldığımız kararlarla Türkiye-AB ilişkileri yeni fasılların açılmasıyla yeni ufuklara doğru ilerliyor. Emekçilerimizin ellerinde tahta bavullarla yola çıktığı 1960'lı yıllar var ya onların gittiği Avrupa'ya şimdi sizler vizesiz olarak başınız dik, iş aramaya değil iş kurmaya gideceksiniz. Türkiye'nin vize muafiyeti elde etmesinin birçok sebebi var. Ekonomimiz güçlü, siyasetimiz güçlü ama en önemli sebebi AB liderleri artık biliyorlar ki Türk insanı iş aramak için Avrupa'ya gitmez artık. Çünkü Avrupa'da iş aradığında iş bulamayan Avrupalılar yaşıyor. Türkiye kendi insanını doyuracak güce ulaştı. Avrupa'dan insanlar artık Türkiye'ye acaba iyi şartlarda iş bulabilir miyiz, diye dönüp bakacaklar" diye konuştu.

"ÜYELİĞİMİZ İVME KAZANACAK, VİZE MUAFİYETİ SAĞLANACAK"

Türkiye-AB Zirvesi'nin önemine değinen Davutoğlu, "Türkiye-AB Zirvesi ile açtığımız yeni çığırda üyeliğimiz ivme kazanacak, vize muafiyeti sağlanacak; aramızda üst düzey enerji, ekonomi, siyasi diyalog süreçleri başlayacak. Orada da zikrettiğim gibi biz Avrupalı bir halk olarak Avrupa kıtasının kaderini şekillendireceğiz. Avrupa'nın tarihi de geleceği de Türkiye olmadan yazılamaz" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN HAVA SAHASINI KORUMAK BİZİM İÇİN ONURLU BİR GÖREV VE HAKTIR"

Türkiye hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle 24 Kasım'da Rus uçağının düşürülmesinin ardından Rusya ile yaşanan uçak krizine ilişkin açıklamalarda bulunan Davutoğlu, "Rusya'da bulunan emekçi kardeşlerimizin hukukunu sonuna kadar koruyacağımızı vurgulamak istiyorum. Rusya ile hava sahamızı ihlali sonrası gelişen bir kriz yaşıyoruz. Türkiye yıllara sari dostluğun hatırıyla hareket ediyor. Türkiye'nin sınırları, hava sahası, deniz sınırları kutsaldır ve bunları korumak bizim için onurlu bir görev ve haktır. Bu icraat kesinlikle herhangi bir ülkeyi hedef alan bir tavır değil. Saldırgan bir tutum asla, hiç değil. Biz Suriye topraklarına bir müdahalede bulunmadık. Doğrudan Türkiye hava sahasını ihlal eden, milliyeti bilinmeyen bir uçağa uluslararası hukuktan gelen haklarımızı kullandık" dedi.

"TÜRK SAVAŞ UÇAKLARI DOĞU UKRAYNA'DA HAVA OPERASYONU YAPSAYDI RUSYA'NIN TAVRI NE OLURDU?"

Rusya'nın ağır ithamlarda bulunduğunu savunan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günlerdir Rusya tarafından ağır ithamlarla eleştiriliyoruz. Ben buradan Rus liderlere başta Sayın Putin olmak üzere hepsine empati yapmaları çağrısında bulunuyorum. Bir kez düşünsünler. Ukrayna Devleti süren iç savaş dolayısıyla Türkiye'den destek isteseydi ve Türk savaş uçakları Türk sınırı olmayan bir bölgede yani Doğu Ukrayna'da hava operasyonu yapsaydı acaba Rusya'nın tavrı ne olurdu?"

"SURİYE, RUSYA TOPRAĞI DEĞİLDİR"

Başbakan Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: "Türkiye-Suriye sınırı, Türkiye-Rusya sınırı değildir. Rusya-Suriye sınırı da değildir. Suriye, Rusya toprağı da değildir. Ama barbar Suriye rejiminin davetine uyarak gelip DEAŞ'a karşı mücadele edeceğiz dedikten sonra orada asırlarca bizim kardeşimiz olan Bayırbucak Türkmenlerini Türkiye hava sahasını kullanarak vurmak istediklerinde defaatlerce uyardık. Bizi anlamadılar, anlamak istemediler. Bunun üzerine gerekli hava sahamızı koruma tedbirlerini aldık"

"MÜLTECİLER RUSYA'YA GİTMİYOR"

Alınan her tedbirin Türkiye'yi korumak için alındığını vurgulayan Davutoğlu, "Aldığımız her tedbir Suriye'deki sivil halka yardımcı olmak içindir. Rus savaş uçaklarının bombaladığı bölgelerden kaçan siviller, mülteciler Rusya'ya gitmiyor. Türkiye'ye geliyorlar. Biz o sivilleri ülkemizde ağırlamak zorunda kalıyoruz. Tek bir DEAŞ unsurunun olmadığı Bayırbucak Bölgesi'nde eğer Rus uçakları masum Türkmenleri bombalıyorsa bir de hava sahamızı ihlal ediyorsa buna Türkiye'nin sessiz kalmasını beklemek, Rusya'nın benzer bir duruma Ukrayna'da sessiz kalması gibi bir tutum anlamına gelir" dedi.

"GELİN HER ŞEYİ MASA ETRAFINDA KONUŞALIM"

Rus yetkililere son dönemde yaşanan gelişmeleri bir masa etrafında oturup konuşma konusunda yaptığı çağrıyı tekrarlayan Davutoğlu, "Dün Bakü'de Rusya'ya çağrıda bulundum. Gelin her şeyi masa etrafında konuşalım. Olayın nasıl cereyan ettiğiyle ilgili şüpheleriniz varsa belgelerimizi ortaya koyalım. Her türlü fikir alışverişine hazırız. Her türlü konuşmaya hazırız. Ama bize bir şey dikte edilmesine asla izin vermeyiz. Gözümüzün önünde Türkmenlerin katledilmesine sessiz kalacağımız beklenirse sessiz kalmadık, kalmayacağız. Suriye'de yeni bir yönetimin nasıl kurulacağına beraber karar verelim. Ama Şam'da Türkiye'ye düşman bir yönetimin oturup Türkiye'ye tehdit oluşturmasına da gözümüz kapalı seyredecek şekilde tutum almayacağımızın bilinmesi lazım" diye konuştu.

"RUSYA'NIN AMBARGO UYGULAYACAĞIM TEHDİDİNDE BULUNMASI KARŞILIKLI ÇIKAR ESASINA DAYANMAZ"

Rusya'nın yaptırımlarının karşılıklı çıkar esasına dayanmadığını savunan Davutoğlu, "Rusya ile ilişkilerimizin bozulmaması, yeni ekonomik ambargolarla sarsılmaması her iki ülkenin de menfaatinedir. Ukrayna dolayısıyla ekonomik yaptırımlara maruz kaldığında Rusya, Türkiye bu ekonomik yaptırımları uygulamadı. Uygulayabilirdik ama uygulamadık. Çünkü biz dost ve komşu ülkelere bu tür yaptırımlara prensipte karşıyız. Şimdi de başkalarının kendilerine uyguladığı ekonomik ambargolardan rahatsız olan Rusya'nın Türkiye'ye ekonomik ambargo uygulayacağım tehdidinde bulunması her şeyden önce karşılıklı anlayışa sığmaz sonra da karşılıklı çıkar esasına dayanmaz. Ümit ederiz ki Rusya bütün bu kararlarını gözden geçirir" ifadelerini kullandı.

"TELAFİ EDİCİ, CAYDIRICI TEDBİRLERİ ALMAKTA TEREDDÜT EDİLMEYECEK"

Rusya'nın yaptırımları konusunda telafi edici ve caydırıcı tedbirlerin alınacağını hatırlatan Davutoğlu, "Yaptırımlardan kim zarar görürse telafi edecek tedbirleri alacak kudretimiz var. Bunlara inşallah ihtiyaç kalmaz ama Rusya'nın yaptırımları konusunda tedbir almak gerekirse telafi edici, caydırıcı tedbirleri almakta tereddüt etmeyecektir" dedi.

"KİMSENİN YARDIMLARIMIZDAN YANLIŞ ANLAMALAR ÇIKARMAMASI GEREKİR"

Türk askerinin Musul'a gitmesiyle ilgili medyada yer alan haberlere değinen Davutoğlu, söz konusu haberlerin maksadı aşan bazı yorumlara yol açtığını savunarak "Kimsenin yardımlarımızdan yanlış anlamalar çıkarmaması gerekir. Türkiye'nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur. Olmaz, olamaz. Türkiye'nin mücadelesi terörle ve terör örgütleriyledir. DEAŞ ve PKK Türkiye'nin ve komşu ülkelerin huzur istikrarını tehdit eden terör örgütleridir. Irak'ın ve Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim için önemlidir. Bunun için de başta DEAŞ ve PKK olmak üzere bütün terör örgütlerinden bu iki ülkenin kurtulması gerekir. Biz de komşumuz ve dostumuz Irak'ın toprak bütünlüğünü muhafaza etmek üzere her zaman olduğu gibi bugün de yardıma hazırız" açıklamasında bulundu.

"EĞİTİM FAALİYETİ MUSUL VALİLİĞİ'NİN TALEBİ VE IRAK SAVUNMA BAKANLIĞI'NIN KOORDİNASYONUYLA BAŞLATILDI"

Başika Kampı'ndaki rutin takviye faaliyetine ilişkin konuşan Davutoğlu, "Söz konusu Başika Kampı, Musul'un yaklaşık 30 km kuzeydoğusunda Musullu yerel gönüllü kuvvetlerin terörle mücadelesine eğitim desteği vermek amacıyla kurulmuş bir eğitim kampıdır. Bu yeni bir kamp da değildir. Neredeyse 1 yıla yaklaşan zamandır burada 2 binden fazla Musullu kardeşimize eğitim verilmiş ve Musul'un DEAŞ teröründen kurtulması için onlara katkı sağlamıştır. Bu eğitim faaliyeti Musul Valiliği'nin talebi ve Irak Savunma Bakanlığı'nın koordinasyonuyla başlatılmıştır" diye konuştu.

"BÖLGENİN KORUNMASI İÇİN RUTİN ROTASYON FAALİYETLERİ YAPILMAKTADIR"

Türk askerinin Musullulara ve bölgedeki peşmergelere eğitim verdiğini ve bölgenin korunması için rutin rotasyon faaliyetlerinin yapıldığını vurgulayan Davutoğlu, "Burada yaşanan rotasyon ve güvenlik risklerine karşı rutin takviye faaliyetini yanlış yorumlayanlar maksatlı bir provokasyon içindedir. Başika Kampı'nda ve Kuzey Irak'taki diğer kamplarda DEAŞ'a karşı mücadele edecek Iraklı kardeşlerimizi eğittik, eğitmeye devam ediyoruz. Kimse şu veya bu gerekçeyle yapılan faaliyeti dayandığı eksenden ve zeminden ayrı değerlendirilmemelidir. Oradaki eğitim kampında askerlerimiz oradaki Musullulara ve peşmergelere gerektiğinde eğitim vermekte, o bölgenin korunması için de rutin rotasyon faaliyetleri yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

"IRAK SAVUNMA BAKANI'NIN YAKIN ZAMANDA ÜLKEMİZİ ZİYARETİ ÖNGÖRÜLMEKTE"

Irak Savunma Bakanı Halid el-Ubeydi'nin yakın zamanda Türkiye'ye bir ziyaret gerçekleştirmesinin öngörüldüğünü açıklayan Davutoğlu, kendisinin de geniş bir heyetle Bağdat'a gideceğini belirterek "İki ülkenin Savunma Bakanlarının bugün telefonda görüşmeleri söz konusudur. Ayrıca Irak Savunma Bakanı'nın yakın zamanda ülkemizi ziyareti de öngörülmektedir. İnşallah ben de daha önce planlanmış şekilde Yüksek Düzeyli İstişare Konseyi Toplantısı için bakanlarımızla, geniş bir heyetle Bağdat'ı ziyaret edeceğim. Irak Cumhuriyeti ile her alanda iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi.

"TÜRKİYE'NİN ÜZERİNDE OPERASYON YAPILMASINA KESİNLİKLE İZİN VERMEYİZ"

Terör olaylarına da değinen Davutoğlu, "Eskinin vesayet odakları her zaman en kullanışlı araç olarak gördükleri terörü sürdürmek istiyorlar. Alçakça saldırılarla birliğimize kastediyorlar. Bir taraftan Irak ve Suriye'deki ateş çemberiyle mücadele ederken bir taraftan da içimizdeki hain terör odaklarıyla mücadele ediyoruz. Zannettiler ki biz bu ateş çemberinin içindeyken ülke savunmasından fedakarlık gösteririz. Türkiye'nin üzerinde bir operasyon yapılmasına kesinlikle izin vermeyiz" açıklamasında bulundu.

"KILIÇDAROĞLU'NUN HENDEK KAPATANLARA 'ARKADAŞLAR' DİYE HİTAP ETMESİ BÜYÜK TALİHSİZLİK"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Diyarbakır'da hendek kapatanlara yönelik bir sözünden dolayı eleştiride bulunan Davutoğlu, "Diyarbakır'da hendek kapatanlara sehven olduğunu ümit ettiğim şekilde Sayın Kılıçdaroğlu'nun 'arkadaşlar' diye hitap etmesini de büyük talihsizlik olarak görüyorum. Sur'da o hendekleri kapatanlar ne bizim ne muhalefetin ne de Diyarbakırlının arkadaşlarıdır. Onlar Türkiye'yi bir kaosa sürüklemek isteyen art niyetlilerin arkadaşları olabilir. Sayın Kılıçdaroğlu ümit ederim bir daha Diyarbakırlının hayatını zindan eden bu canilere, bu alçaklara 'arkadaşlarım' diye hitap etmez" ifadelerini kullandı.

 

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.