10 Aralık 2015 Perşembe 18:15
Cumhurbaşkanı Erdoğan İle Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyelerinin Ortak Basın Toplantısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başika kampındaki Türk askerleriyle ilgili, "Şu anda orada gerek Başika gerek kamp yerindeki yaptıkları iş eğitimdir. Eğitimi veren askerlerimizin, eğitimi verdikleri Peşmerge miktarına göre çoğaltılır veya azaltılır. Bunu geri çekmek gibi bir şey söz konusu değil" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyeleri Dragan Çoviç ve Bakir İzzetbegoviç ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ortak basın toplantısı düzenledi.

Dragan Çoviç, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Bosna-Hersek arasında dostane ilişkilerin devam ettiğini ve geliştiğini belirterek, "Türk halkına ve Türkiye'nin son 20 yılda Bosna-Hersek'te yaptığı her şeye teşekkür etmek istiyorum. Sayenizde Bosna-Hersek Avrupa'nın ortasında güzel bir ritim tutturdu ve gençlerimizin ülkemizi terk etmesini engelledik. Biz bunu tek başımıza yapamazdık, o yüzden dostane yardımınıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bosna-Hersek yönetiminin farklı olmasına rağmen ülkenin gelişmesine ve uyum sağlaması için çalıştıklarını belirten Çoviç, "Birçok konunun ortak sorunumuz, ortak konumuz olduğunu biliyoruz. Avrupa yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. NATO yolunda verdiğiniz destek için teşekkür ediyoruz. NATO Birliğindeki temsilciniz olmasaydı, bu konuda ilerlememiz mümkün olmazdı. Altı ay içerisinde Eylem Planı'nı NATO birliğine sunabileceğimizi umuyoruz" şeklinde konuştu.

Bosna-Hersek'i modern bir ülke haline getirmek istediklerini kaydeden Çoviç, "Türk halkının Bosna-Hersek'e duyduğu derin saygının farkındayız. Hem bankalar hem ilaçlar anlamında ülkemizi yatırım yapan çok kıymetli firmalar var. Hem Saraybosna hem de Mostar'da havaalanı yapılması için önemli girişimlerde bulunulmaktadır. Her alanda daha iyi komünikasyon ve işbirliği için üzerimize düşen çok önemli görevler var. Bosna-Hersek'e yatırımları çekmek, son zamanlarda başlatılmış olan projeleri gerçekleştirilmesi için elimizden gelen yardımı esirgemeyeceğimizi ifade etmek isterim. Bosna-Hersek'e 15 bin tonluk et kotası belirlediniz. Bu tür projeleri devam ettirmemiz gerekiyor" diye konuştu.

"BÜTÜN DÜNYADA TERÖR ORTAK SORUNUMUZDUR"

İşadamlarına destek vermek için gerekli düzenlemeleri gerçekleştireceklerini vurgulayan Çoviç, Türkiye'de yaşanan terör olaylarından dolayı üzüntü yaşadıklarını dile getirerek şunları dedi:

"Bugün 2 milyon 500 bin mülteci Türkiye'de misafir edilmekte. Kendilerini evlerinde hissetmeleri için elinizden geleni yaptığınızı duyduk. Mültecilerin girişinin engellendiğini duyuyoruz. Avrupa ülkelerinin yaptığı bu olaylardan dolayı üzüntü duymakla beraber, sizleri tebrik etmek ve sizlere teşekkür etmek istiyoruz. Bütün dünyada terör ortak sorunumuzdur. Bizde bazı olaylara maruz kalıyoruz. Bazı kurum ve kuruluşlar aracılığı ile işbirliğimizi güçlendireceğimize inanıyoruz. Bu konudaki tecrübeleriniz önemli."

Bir gazetecinin Dodek'in Sırp eyaletini kabul edip, Bosna-Hersek eyaletini kabul etmediğine ilişkin soru üzerine Çoviç, Bosna-Hersek'in ve yasal düzenlemenin tamamen bağımsız olması gerektiğini kaydederek, "Bu konuda aramızda birbirimize kızmaya yer yoktur. Bosna-Hersek'i düzenlemek için çaba göstermek zorundayız. Bu konuda herhangi imtiyazın verilmesi söz konusu değildir. Bosna-Hersek, tek, yegane bir ülkedir. Ekonomik, siyasi anlamda tek bir ülke olarak etkilemektedir. Bugün ve Bakir bey İvanoviç beyle görüşmeler yapacağız" cevabını verdi.

İzzetbegoviç, Sırp entitenin bu şekilde hareket etmeye hakkı olmadığını düşündüğünü söyleyerek, "Bosna-Hersek'te bulunan herkes Anayasa ve Daytona hükümleriyle getirilen sözleşmeye uymak zorundadır. Aksi takdirde bunun sonuçlarına katlanacaktır. Bizim ülkemizin barışını ve istikrarını etkileyebilecek her türlü olayın karşısında duracağız. Sayın Dodik 10 senedir bu şekilde hareket etmektedir. Partisinin önderliğindeki hükümet Avrupa'da çok olumlu şeyler gerçekleştirmemiştir. Oyun oynamışlardır. Şu anda Anayasa'ya karşı oyun oynamakta. Bosna-Hersek'te Anayasa'ya karşı oyun oynamaktadır. Eğer böyle devam ederse, bütün Bosna-Hersek vatandaşları için olumsuz sonuçlar doğabilir" şeklinde konuştu.

Çoviç, Bosna Hersek'in işbirliği konusunda sınırlandırmanın söz konusu olmadığını belirterek, "Biz sorumluluk ve hassasiyet taşımak zorundayız. Biz Hırvatlar, Boşnaklar, Sırplar bir arada yaşadığımız için hassas davranmak zorundayız. Bu alandaki menfaatler hassasiyet gerektirmektedir. Bu yönde politikalar sürdürüyoruz" diye konuştu.

"GEREK BAŞİKA GEREK KAMP YERİNDEKİ YAPTIKLARI İŞ EĞİTİMDİR"

Gazetecilerin sorularını cevaplandıran Cumhurbaşkanı Erdoğan et ithalatına ilişkin bir soru üzerine, "2016 yılı itibariyle et almaya devam edeceğiz, ondan sonra da bunu çoğaltmak mümkün olabilir" ifadelerini kullandı.

Musul'da Türk askerinin bulunmasına ilişkin olarak da Erdoğan, "Musul meselesinde Türk askerinin gitmesi 2002 yılında olan bir harekettir. Bu hareketten sonra 2014'te merkezi hükümetin Haydar Abadi'nin bizden eğitim noktasında gerek asker gerek polis noktasında bizden talepleri olmuştur. Bizim oraya giden askerlerimizi muharip olarak gitmemiş, eğitimci olarak gitmiştir. Şu anda orada gerek Başika gerek kamp yerindeki yaptıkları iş eğitimdir. Eğitimi veren askerlerimizin, eğitimi verdikleri Peşmerge miktarına göre çoğaltılır veya azaltılır. Bunu geri çekmek gibi bir şey söz konusu değil. Bu aylın 21'nde gerek Kuzey Irak gerek Türkiye gerek Amerikalı dostlarımızla bir toplantı yapılacaktır. Bu çalışmayla Kuzey Irak'taki hatta Irak'ın genelindeki gelişmelerin de değerlendirme fırsatı olacaktır" değerlendirmesini yaptı.

"TALEP EDİLMEDİĞİMİZ YERDE YOKUZ"

Rusya Federasyonu'nun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne gitmesine ilişkin olarak ise Erdoğan, "Rusya Federasyonu burada taraf değildir. Ne adına oraya gidiyor, o da ayrı konu. Türkiye olarak bizler oradan verilen cevabı şu anda gördük. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bu müracaatı reddetti. Bundan sonraki süreçte ne olur, onu da izlemeye devam edeceğiz. Türkiye olarak dünyada şu anda özellikle bölgedeki gelişmelerde koalisyon güçleriyle müşterek hareket alanını kendimize seçmiş bulunuyoruz. Talep edilmediğimiz yerde yokuz. Her talep edilen veya eden ülkeye de olumlu cevap vermeye kimse mecbur değildir. Ama bizim bir özelliğimiz var. Bizim bir tarafta 910 kilometre Suriye ile sınırımız var, bizim için hayati önem ifade temektedir, diğer tarafta 390 kilometre Irakla sınırımız var, bu da bizim için hayati önem arz etmektedir. Rusya Federasyonun bu ülkelerle bir sınırı mı var? Tarsus'ta zaten zamanında kendisine bir üs gibi bir yer kurmuşlardı. Şimdi o yetmedi, Lazkiye'nin kuzeyinde yeri bir üs kurmak suretiyle oraya uçaklarıyla, füzeleriyle yerleşmiş durumda. Önce onu dünyaya izah etmesi lazım. Niçin varım? Bunları gayet güzel konuştuğumuzda hiç gündeme gelmiyordu. Şimdi bunların hepsi gündeme geldi. Çok farklı yaklaşım içerisindeyken, duygusal yaklaşımları görüyoruz. Biz Türkiye olarak yine gerilimden yana olmayacağız, sabırlı olacağız ve bu sabırla yaklaşım inanıyorum ki diplomatik ilişkilerimizi güçlü hale getirecektir, belki yeniden inşasına vesile olacaktır" ifadelerini kullandı.

Bakir İzzetbegoviç ise, Rusya'dan geri dönen yaş meyve-sebzenin Bosna -Hersek tarafından alınmasına ilişkin olarak, "Türkiye'nin Rusya'ya satamadığı eşyalar yerine bir rol oynayabileceği söz konusu olabilir. Bosna-Hersek küçük bir ülke. Çok az bir kapasiteye sahibiz" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.