03 Mart 2016 Perşembe 11:03
CHP'li Ağbaba: Cumhurbaşkanı mahkemeleri ve vatandaşları anarşizme çağırıyor
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AYM'nin Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül hakkında verdiği karar sonrasında yaptığı açıklamaları eleştirerek, "Bir kişinin tüm kararları aldığı, her şeye karıştığı, herkesi atadığı, tüm Cumhuriyet kurumlarını tehdit ettiği bir diktatörlük düzeni kuruldu. Şimdi daha fazlasını istiyor. Daha fazla güç, daha fazla biat, sarayına daha fazla oda istiyor. AYM'nin kararlarına saygı duymamak hakkı değildir. Sen kadı mısın, Cumhurbaşkanı mısın? AKP milletvekilleri dahil Başbakan'ın bile bu durumdan memnun olmadığını biliyoruz. Cumhurbaşkanı mahkemeleri ve vatandaşları anarşizme çağırıyor" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 5 Mart 2016 Cumartesi günü Ankara ATO Congresium Salonunda yapacağı "Büyük Buluşma" çağrısına ilişkin basın toplantısı yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba şöyle konuştu: "Cumhuriyet tarihimizin en zor sürecinden geçiyoruz. Ülkemiz her gün şehit haberleriyle, ölümlerle, bombalarla çalkalanıyor. Türkiye, hukukun askıya alındığı, keyfi tutuklamaların ve sürgünlerin olağan hale geldiği bir ülke haline getirildi. Tüm bunların sorumlusu tek bir kişi ve onun şahsi arzuları. Bir kişinin tüm kararları aldığı, her şeye karıştığı, herkesi atadığı, tüm Cumhuriyet kurumlarını tehdit ettiği bir diktatörlük düzeni kuruldu. Şimdi daha fazlasını istiyor. Daha fazla güç, daha fazla biat, sarayına daha fazla oda istiyor.

ÖPÜŞME SAHNESİ OLAN DİZİLERE, ÜÇ ÇOCUK DOĞURMAYANLARA DÜŞMAN

Türkiye Cumhuriyetini oluşturan tüm kurumlara düşman. Onun istediği kararları almayan mahkemelere düşman. Onun istediği kişileri atamayan kurumlara düşman. Gerçekleri yazan gazetecilere düşman. Rüşvet almayan gümrük memuruna, Facebook'ta kendisini beğenmeyen 13-14 yaşında çocuklara düşman. El ele dolaşanlara, beğenmediği yemeklerin yapıldığı programlara, öpüşme sahnesi olan dizilere, üç çocuk doğurmayanlara düşman. Sana düşman, bana düşman.

TÜRKİYE "BİR"DEN BÜYÜKTÜR

Namusu üzerine bağlılık yemini ettiği Anayasaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, Bakanlar Kurulu'na, Mahkemelere, laik, demokratik, hukuk devletine karşı. Çünkü bunları, onun istediği saltanatın önündeki engeller olarak, ayak bağı olarak görüyor. Daha fazla güçle, "Ol" deyince olsun istiyor. Ama Türkiye "Bir"den büyüktür.

AYM'NİN KARARLARINA SAYGI DUYMAMAK HAKKI DEĞİLDİR. SEN KADI MISIN, CUMHURBAŞKANI MISIN?

Anayasaya karşı gelen bir Cumhurbaşkanı, çağdaş bir demokratik ülkede olamaz. Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına saygı duymamak bir Cumhurbaşkanının hakkı değildir. Sen kadı mısın, Cumhurbaşkanı mısın? Bu Anayasa üzerine yemin eden kişi bu Anayasaya uymayacaksa, vatandaşlardan Anayasaya uymalarını nasıl bekleyeceksiniz. Devletin başı Anayasaya uymama çağrısı yapar mı?

CUMHURBAŞKANI MAHKEMELERİ VE VATANDAŞLARI ANARŞİZME ÇAĞRIYOR

Cumhurbaşkanı mahkemeleri ve vatandaşları anarşizme çağırıyor. Böyle bir anlayış kabul edilebilir mi? Anayasayı tanımadığını söyleyen bir Cumhurbaşkanının olduğu yerde, bu yalnızca CHP'nin sorunu olamaz. Bu sorun tüm Türkiye'nin problemidir ve sivil toplum harekete geçmek durumundadır. Eğer bugün sessiz kalırsak, yarın çocuklarımıza bırakacağımız bir ülke kalmayabilir.

AKP MİLLETVEKİLLERİ DAHİL BAŞBAKAN'IN BİLE BU DURUMDAN MEMNUN OLMADIĞINI BİLİYORUZ

Biz biliyoruz ki bu tutumdan AKP milletvekilleri dahil toplumun her kesimi rahatsız. Başbakan'ın bile bu durumdan memnun olmadığını biliyoruz. Tek bir kişi tüm ülkenin kurumlarına, Anayasasına, tüm yapısına karşı geliyor. Buna karşı hep birlikte karşı durmak zorundayız. Şunu da sormak durumundayız.

AYM, AKP'NİN KAPATILMAMASI KARARI ALDIĞINDA MEŞRUYDU ŞİMDİ Mİ MEŞRULUĞUNU YİTİRDİ

Anayasa Mahkemesi bizce de doğru olan, AKP'nin kapatılmaması kararı aldığında meşru idi de, şimdi Cumhurbaşkanının istemediği bir karar alınca mı meşruluğunu yitirdi. Bu düzene karşı durulması yalnızca CHP'nin sorunu değildir. Bu sorun tüm sivil toplum örgütleri, sendikalar, vakıflar ve platformlarının da sorunudur. Türkiye'nin içine sokulduğu bu baskı rejimine karşı kimsenin tek başına hareket etme imkanı yoktur. Ya hep beraber bu yangını söndüreceğiz ve daha mutlu, daha adil, daha güzel bir Türkiye kuracağız, ya da parçalanmış bir ülke haline geleceğiz.

TÜM SİVİL TOPLUMU, SENDİKALARI, DERNEKLERİ, VAKIFLARI BU TARİHİ SORUMLULUĞU ÜSTLENMEYE DAVET EDİYORUZ

Bu amaçla tüm sivil toplumu, sendikaları, dernekleri, vakıfları bu tarihi sorumluluğu üstlenmeye davet ediyoruz. Ve herkese hatırlatıyoruz; O tek başına, Biz Türkiye. Değerli Basın Mensupları; Cumhuriyet Halk Partisi İşçi Sendikaları ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak, görüştüğüm tüm dernek, vakıf, sendika ve platformlardan ortak aklı devreye sokma, Türkiye'nin geleceği için bir adım atma çağrısı aldım. Biz de CHP olarak, sivil toplumun yükselen sesine kulak veriyor ve yapılan çağrıya tüm gücümüzle destek veriyoruz. Bu kapsamda, 5 Mart Cumartesi günü saat 11'de ATO Congresium'da yapılacak ve Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'nin her yerinden gelen dernek, vakıf, sendika ve platform temsilcilerine sesleneceği büyük buluşma çağrısını yapıyoruz. Türkiye tarihinin en önemli haykırışlardan biri olacağına inandığımız büyük buluşma ile, tüm Türkiye'den binlerce insan, ülkenin yokuş aşağı gidişine bir dur demek için orada olacak. Türkiye'yi darbe hukukundan arındırmak, bir dikta rejimine karşı durmak için yapılan bu çağrı geleceğimize güvenle bakabilmemiz için yapılmaktadır. Ülkemize ve yaşamımıza, laik demokratik sosyal hukuk devletine sahip çıkmak için 5 Mart günü büyük buluşmada görüşmek üzere."

 

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.