16 Mart 2016 Çarşamba 11:14
Baydarol: Türkiye - AB ilişkileri insanlık trajedisi üzeriden şekilleniyor
AVRUPA Birliği (AB) ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol, Ege Sanayici ve İşadamları Derneği'nde (ESİAD) yapılan toplantıda, Türkiye'nin mülteciler için alacağı 6 milyar euro paranın abartılmaması gerektiğini 3 milyon mülteci için kişi başı 2 bin euro düştüğünü söyledi. Baydarol, Türkiye- AB ilişkilerinin bir insanlık trajedisi üzeriden yeniden şekillendiğini, bu haliyle vicdanı bir sorun haline dönüştüğünü belirterek, bunun güven ve inanç erozyonu yarattığını anlattı. Baydarol, “İlk müzakerelere 2005 yılında başladık. Destek yüzde 75'ti, bugün destek yüzde 25. Güven ve inanç erozyonu yaşandı" dedi.

ESİAD'da yapılan toplantıya katılan AB ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol, Türkiye'nin AB ilişkilerini gündemde olan mülteci anlaşması üzerinden değerlendirdi. Baydarol, terör nedeniyle yaşanan umutsuzluğa vurgu yaparak, “AB bizim için hep daha iyi olmanın açılım noktası olarak göründü ama hiç bu kadar umutsuz olmadık. Umudumuzu yeniden kazanmak için kendi içimizde savaşmalıyız. Terörle yaşamaya alışmalıyız açıklamaları var. Hayır efendim ben alışmayacağım. Mümkün olduğu kadar akılsız olmamaya çalışıyorum aynı zamanda umutsuz olmaya hakkımız yok. Bizler bu işi görev olarak üstlendiysek o zaman umutsuzluk hakkını kendimizden yasaklamamız gerekiyor" dedi.

KAYSERİ PAZARLIĞI ALGISI GERÇEKÇİ DEĞİL"

Baydarol, mülteciler için AB ile Kayseri pazarlığı yapıldığı yönündeki algıyı gerçekçi bulmadığını belirterek, şöyle konuştu:

“Pazarlık içindeyiz. Türkiye- AB zirvesi yapıldı, birtakım koşullar ortaya kondu. 'Türkiye çok şey aldı AB bir şey vermedi' algısı doğru değil. Ne aldık ne kaybettik konusuna bakmalıyız. Suriye'deki karışıklıkların ardından mülteci sayısı 3 milyon kişi. Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçenler 1 milyon kişi. Suriye 22.5 milyondu demek ki Suriye'nin dörtte biri boşaldı. Bu insanlar nasıl dönecek? Bataklığı kurutmadan sonuçları hakkında konuşmak akıllıca değil. Türkiye ile AB, aynı ortak dış politika ve güvenlik politikası çerçevesinde bir araya gelmeli. Bu da Türkiye'nin AB ile bütünleşmesinden geçer. Dünyanın temel meselelerine Avrupa bir çözüm bulmak istiyorsa bunu Türkiyesiz yapamaz. AB zirvesinde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yeri aile fotoğrafında tam ortadaydı. Biz oradaysak orada olduğumuzun farkında olmalıyız. Vize kalkınca serbest dolaşım hakkı mı başlayacak demek doğru değil. Türkiye'ye vizesiz turistik dolaşım hakkı veriyor. Bize verilen, altı ay içinde 90 günlük dolaşım hakkıdır. Vize olayını abartmayalım. Biraz da para alıyoruz. 3 milyon mülteciye sorun çözülene kadar ki hiç çözülmeyebilir ömür boyu Türkiye'de yerleşim hakkı tanıyoruz. Belki de biz Avrupa'ya daha çok şey vermiş oluyoruz."

6 MİLYAR EURO'YU ABARTMAYALIM"

Avrupa Birliği (AB) ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol, Türkiye'nin AB ile ilişkilerde sıçrama yapmaya ihtiyacı olduğunu belirterek, Türkiye'nin mülteciler için alacağı 6 milyar euro paranın abartılmaması gerektiğini 3 milyon mülteci için kişi başı 2 bin euro düştüğünü söyledi. Baydarol, şöyle konuştu:

“Türkiye'nin olmadığı bir Avrupa çözümü Avrupa'nın değersizleşmesine ve varlık nedenini yitirmesine yol açar. Türkiye'nin rolü merkezdedir. Mülteci meselesi durmazsa devam ederse schengen vizesi çöker. Burada Türkiye bir şekilde ikna edilmeli. Zirveden bir anlaşma çıkmazsa yeni bir Türkiye AB zirvesine tanıklık ederiz. Türkiye AB ilişki tarihinde ilk kez Türkiye bu kadar güçlüdür. AB ile ilişkilerde yapılacak bir sıçrama şu anda Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu sıçramadır. Mülteciler için 3 milyar euroyu, 6 milyar euroya çıkardık. Bu parayı 3 milyona böldüğümüzde kişi başına 2 bin euro düşüyor. Ömür boyu ne yapabilirsiniz bu kadar parayla? İki aylık geçim parası. Şu anda Türkiye'de 150 bin bebek doğdu. Bu çocukların eğitimi bakımı istihdamı sağlığı var. 6 milyar euro bir şey değil. Biz zaten 10 milyar doları harcadık. Çok abartmayalım bu parayı. Maalesef Türkiye- AB ilişkileri bir insanlık trajedisi üzeriden yeniden şekilleniyor. Bu haliyle vicdanı bir sorun. İlk müzakerelere 2005 yılında başladık destek yüzde 75'ti, bugün destek yüzde 25. Güven ve inanç erozyonu yaşandı. Almanya 1 milyon mülteciyi alacağını söylüyor ama konsolosluğa başvuran iyi eğitimli mültecileri alacak. Danimarka'ya 'sen de al' diyor ama Danimarka almayacağını açıkladı. AB'nin 28 Avrupa ülkesi içinde de pazarlık var. Pazarlık içinde pazarlık yaşanıyor matruşka gibi."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.