Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Gerçek, İlkeli ve Tarafsız Haberin, En Güncel Hali, Haberde Doğruya Bağlanın

FLAŞ HABER
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri ANASAYFASPORGÜNDEMPOLİTİKADÜNYATEKNOLOJİEKONOMİEĞİTİMMAGAZİNYAŞAMKADIN
Batuhan Yaşar, Ankara-tel Aviv Hattında Son Durumu Yazdı
Facebook Twitter Google Plus WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
- - Editör:

Batuhan Yaşar, Ankara-tel Aviv Hattında Son Durumu Yazdı

İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde, 1 Kasım gecesi Netenyahu'nun ofisinde yaşananlara yer verdi. İsrail'in neyi yapması durumunda normalleşmede yol alınabileceği konularını ele alarak Ankara-Tel Aviv hattındaki son durumu köşesine taşıyan Yaşar, İsrail'in HAMAS talebine Ankara'nın hangi cevabı verdiğini aktardı.

İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde, 1 Kasım gecesi Netenyahu'nun ofisinde yaşananlara yer verdi. İsrail'in neyi yapması durumunda normalleşmede yol alınabileceği konularını ele alarak Ankara-Tel Aviv hattındaki son durumu köşesine taşıyan Yaşar, İsrail'in HAMAS talebine Ankara'nın hangi cevabı verdiğini aktardı.

Yaşar'ın yazısının tamamı şöyle:

"Malum 20 ayda Türkiye tam 4 kez sandık başına gitti.

7 Haziran'dan 1 Kasım'a doğru giderken de kimler kimler AK Parti'den ümit kesmişti.

İkinci darbe Erdoğan'a vurulacaktı.

Hesaplar/kitaplar aleni olarak konuşulmaya başlanmıştı.

Tekrar 1990'lı yıllara dönmenin heyecanı sarmıştı bu krizseverleri..

Hadi artık gelsin diyorlardı şu 1 Kasım.. Sabırsızlıkla bekliyorlardı..

AK Parti yüzde 38 bile alamayacaktı.

Tarihler 29 Ocak 2009'u gösteriyordu. Erdoğan İsrail'e 'one minute' demişti..

Yorumlara göre, Türkiye için yolun sonu görünmüştü.

Dünya değil sanki bütün evren Türkiye'nin başına yıkılmıştı.

Bir monşer yazarın başlığı şöyleydi:

"Kasımpaşa'dan niçin diplomat çıkmadığı anlaşılmıştır."

Devamı malumlarınız. Yazmaya gerek yok.

Aradan 7 sene geçti..

Türkiye'nin her anlamda dünya siyasetindeki ağırlığı daha da arttı.

Davos Erdoğan'ın ayağına geldi.

Yalnızlaşan İsrail oldu. Tek başına kalıverdi.

ABD bile yaka silker hâle geldi.

Obama, Washington'a kadar gelen Netanyahu'yu Beyaz Saray'dan içeri sokmadı..

Mavi Marmara sonrasında Ankara-Tel Aviv hattı 6'sı direkt olmak üzere toplam 8 kez açıldı.

Yapılan görüşmelerin hepsi İsrail tarafından sızdırıldı..

Hep de aynı başlıkla:

"Büyükelçiler yakında göreve başlıyor."

Normalleşmeyi kim daha çok istiyor sorusuna gerek var mı?

Görüşmelerin tamamında Ankara, Tel Aviv'den hep aynı 3 maddeyi talep etti:

1-Özür (Gerçekleşti)

2-Tazminat

3-Gazze ablukası

Son duruma gelince...

Görüşmeler hâlihazırda devam ediyor. Ankara veya Tel Aviv'de bir araya geliniyor.

Ankara, her şeyin yazılı çerçeveye oturtulmasını istiyor.

Malum Obama'nın bastırmasıyla amasız/mamasız tam bir özür dilendi.

Ardından 2. Maddeye yani tazminat konusuna geçildi. Üzerinde sürekli spekülasyon yapılan 20 milyon dolar konusu..

Az olur fazla olur.

Burada önemli olan tazminatın ödenmesi..

Hemen hatırlatalım..

Bazı uluslararası konular vardır ki her gün görüşme gerektirir, bazılarının temposu çok farklıdır.. Bu da çok farklı tempolu olanlardan..

Çerçeve artık belli. Anlaşmanın neleri kapsayacağına ilişkin zaten bir mutabakat oluşmuş durumda.

2. şart konusunda da İsrail'de irade oluşmuş görünüyor.

Tel Aviv bu adımı atarsa yol neredeyse yarılanacak..

İşte normalleşmeden ancak 2. adımın atılmasıyla bahsedebileceğiz.

Atılmazsa sıfıra sıfır elde var sıfır durumları geçerli..

Durun bitmedi ama.. Bunun da sonuçlanabilmesi 3. şartın yerine getirilmesine bağlı.

Yani Gazze ambargosuna..

Diplomatik dilde hep kullanılır. Gazze konusunda 100 ayrı formül çok rahat ortaya konabilir..

3. Şart, Türkiye ve İsrail dışındaki birçok aktörü de devreye sokuyor..

Filistin, ABD, AB, BM vs..

Yani iş bir anda çok boyutlu bir hâle geliyor.

Bir de şu Hamaslılar talebi var biliyorsunuz Tel Aviv'in..

Orada da durum şöyle:

Ankara buna tamamen uluslararası hukuk çerçevesinde bakıyor.. Uluslararası hukuka, kurallara uyan ve kanunlar ölçüsünde hareket edenlere Ankara'nın kapısı açık..

Ama bu demek değil ki, İsrail'in talepleri hiçbir şekilde dikkate alınmayacak.

Ancak gelinen nokta itibarıyla bunu konuşmanın bir âlemi yok.

Gelelim 1 Kasım gecesine...

1 Kasım akşamı Netanyahu tam bir hayal kırıklığına uğramış..

Anlaşıldı bunlardan kurtuluş yok demiş..

7 Haziran sonrası yeşeren umutlar yüzde 50 ile yok olup gitmiş..

İşte İsrail ile yapılan tüm "normalleşmeye dair" görüşmeler yine bu ülke tarafında belli bir süre sonra hep buzdolabına kaldırıldı..

"Neden?" mi dediniz..

Farklı beklentiler yüzünden..

Peş peşe yapılan seçimler yüzünden..

1 Kasım örneği yüzünden..

"Gezi"den beri yaşanan olaylar yüzünden..

İşte bir türlü umduğunu bulamayan İsrail ve Netanyahu, 1 Kasım sonrasında yeniden Ankara'nın kapısını çaldı..

Kapı açıldı.. Hâlâ da açık duruyor..

Beklenecek de bir şey kalmadığına göre..

Çok yakında..

Normalleşen Türkiye-İsrail ilişkileri en çok da Filistin halkına ve Gazze'ye yarayacaktır.

Bu işten rahatsız olanlara şu sözü hatırlatmakta fayda var:

"Ebedi dost ve düşman yoktur. Sadece çıkarlar vardır."


Facebook Twitter Google Plus WhatsApp
  YORUM YAP / YORUM OKU
Yorum
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | KÜNYE | REKLAM | İLETİŞİM | RSS
Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.




Spor Gündem Politika Dünya Teknoloji Ekonomi Eğitim Magazin Yaşam Kadın Sağlık