26 Mart 2016 Cumartesi 21:43
Başbakan Dündar ve Gül Davası Hakkında Konuştu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün duruşmasına konsolosların katılmasına ilişkin, "Bu konudaki tutumumuz da açık. Kimseden sakladığımız bir husus yok fakat dikkat edilmesi gereken husus şu; Bütün diplomatik temsilciler bu yargı süreçlerine dikkat ve riayet göstermek, titizlik göstermek zorundalar. Neredeyse bir siyasi tavır niteliği taşıyacak şekilde, toplu olarak mahkeme salonlarına gitmek, orada bazı tavırlar sergilemek, bu şeffaflığı istismar eden hususlardır" dedi.

Davutoğlu, Ürdün'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevinde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken, bir gazetecinin "Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandıkları duruşmaya bazı konsolosluk çalışanlarının katılmış olmaları sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da bugün sert bir dille eleştirildi. Bu konuda sizin görüşleriniz nedir?" sorusuna, Türkiye'nin demokratik, bütün dünyaya açık ve şeffaf bir hukuk devleti olduğunu yanıtını verdi.

Türkiye'nin hiçbir yerde, hiçbir zeminde saklayacağı bir hususun olmadığını kaydeden Ahmet Davutoğlu, "Meclisimizde tartışmalar yaşanırken, bütün dünyanın gözü önünde yaşanıyor. İsteyen gelip orayı takip edebilir, ediyor. Siyasi tartışmalarımız dünyanın önünde. İki seçim yaşadık. Hiç kimseye 'Şuraya gidemezsin, bunu yapamazsın' demedik. Türkiye'de görev yapan konsoloslar, diplomatlar her yere gitti. Gözlemciler her yere gitti ve her türlü soruyu sordular, bilgi aldılar. Şeffaf bir şekilde Türkiye bütün dünyanın gözü önündedir. Hiç bir şeyimiz saklı gizli değil. Terörle verdiğimiz mücadelede de şeffaflığa önem verdik" dedi.

Dolayısıyla Türkiye'deki mahkemelerdeki yargılamaların da bu anlamda şeffaf olduğunu kaydeden Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Kimseden çekinecek, üstünü örtecek bir hususumuz yok ancak şunun da bilinmesi lazım, yurtdışında bizim büyükelçilerimiz, başkonsoloslarımız da ilgili davalara gidiyor. Son Neonazi davasına giden milletvekillerimiz, başkonsoloslarımız da müdahil oldu. Hep oralarda belli bir sükunet, vakar ve oradaki yargı sürecine saygı tutumunu gösterdik her yerde. Bazen sınırlamalar getirildi. Bugün bu konudaki tutumumuz açık. Kimseden sakladığımız bir husus yok. Fakat dikkat edilmesi gereken husus şu; Bütün diplomatik temsilciler bu yargı süreçlerine dikkat ve riayet göstermek, titizlik göstermek zorundalar. Neredeyse bir siyasi tavır niteliği taşıyacak şekilde, toplu olarak mahkeme salonlarına gitmek, orada bazı tavırlar sergilemek, bu şeffaflığı istismar eden hususlardır. Türkiye'de yargı bağımsızlığı esastır. Yargı üzerinde baskı oluşturacak şekilde, sanki uluslararası baskı unsuru olacak şekilde bir tavır sergilemek diplomatik nezaket ve profesyonel uygulamalar bağlamında doğru ve tutarlı değildir."

Başbakan Davutoğlu, gözlemci olarak herkesin gelip takip edebileceğini kaydederek, "Fakat mahkeme üzerinde baskı oluşturacak şekilde gerek Türkiye içinden siyasilerin, gerekse dışarıdan diplomatik temsilcilerin bulunması ve böyle bir baskı atmosferi oluşturması yargı bağımsızlığı açısından da doğru değildir. Diplomatik görev bağlamında da son derece titizlikle davranılması gereken bir süreçtir" dedi.

Bunlara dikkat ve riayet gösterilmediği kanaatinde olduğunu belirten Davutoğlu, "Bu konuda da Dışişleri Bakanlığımız gerekli teşebbüslerde bulundu, bulunuyorlar. Dediğim gibi hiç kimseden saklayacak bir husus yok. Fakat gerekli girişimlerde bulunuldu. Ümit ederiz bundan sonra bu tür konularda bizim gösterdiğimiz özeni muhatabımız olan temsilcilikler de gösterirler" dedi.

- Rusya ilişkileri

 

Bir gazetecinin, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova'nın, Türkiye'yle krizin geçici olduğu şeklindeki ifadelerini nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Davutoğlu, "Lafzi olarak, yani cümlenin kendisi itibariyle değerlendirme yapmamı isterseniz, bu bizim de görüşümüzü yansıtmakta" karşılığını verdi.

Ahmet Davutoğlu, "Yani biz krizin çıktığı andan itibaren bu krizin geçici olduğunu, arizi olduğunu ve olayın gelişmesi esnasında Türkiye'nin hava sahasının ihlal edilmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olduğunu ve Rus uçağının o anda Rus uçağı olduğu bilinmeksizin, angajman kuralları çerçevesinde pilotlarımızın kendilerine verilen vazifeyi yaptığını ifade ettik. Yani bunun Türk-Rus ilişkilerinde kalıcı ve köklü bir husumet ilişkisinin sonucu olmadığını hep ifade ettik. Geçici, arizi bir durumdur diye ama maalesef bizim bu tutumumuza rağmen çoğu zaman Rusya'dan gelen ifadeler aksine bu krizi derinleştirmeye yönelik ifadeler olmuştu" diye konuştu.

Bu ifadeyi, o anlamda olumlu değerlendirdiklerini kaydeden Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Gerçekten bu krizin geçici olduğuna biz de inanıyoruz, rasyonel düşünen bütün Türk ve Rus yetkililerin, başta liderler olarak bizlerin tarihi ve coğrafi bakımdan Türkiye ile Rusya'nın iyi ilişkiler geliştirme zorunluluğuna inandığımızı ifade etmek isterim. Çünkü bu coğrafyayı değiştiremeyiz. Bu coğrafya etrafındaki mücavir alanlardaki ortak çıkarlarımızı yok sayamayız. Ümit ederim Rus liderler de bu konuda rasyonel, makul bir çizgiye gelir ve bu krizi, geçici krizi aşmak için gerekli adımlar karşılıklı olarak atılır. Lafzi yorumunu bu şekilde değerlendirebilirim ama siyasi olarak nasıl bir arka plana sahip olduğunu önümüzdeki günlerde hep beraber gözleriz."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.