11 Ocak 2016 Pazartesi 13:21
Tüsiad Başkanı: 'Enerji Sektörüne Yönelik Önceliklerin Reformu Paketinin Bir Parçası Olacağı Temennimizdir'

TÜSİAD Başkanı Symes, Türkiye'de elektrik piyasasının pazar büyüklüğünün 50-55 milyar TL, doğal gaz piyasasının ise 38-40 milyar TL civarında olduğunu söyledi.

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) iş birliğinde, "Paris İklim Zirvesi Ardından Dünya Enerji ve İklim Görünümü" başlıklı bir toplantı düzenlendi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol konuşmacı olarak katıldığı toplantıda sektör temsilcileri, yerli ve yabancı çok sayıda davetli yer aldı.

Toplantının ilk açılış konuşmasını TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes yaptı ve Türkiye'de elektrik piyasası pazar büyüklüğünün 50-55 milyar lira, doğalgaz piyasasının ise 38-40 milyar lira civarında bulunduğunu söyledi. Bu fiyatların Türkiye'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın (GSYH) yüzde 5'ine denk geldiğini belirten, Symes, "Özel sektör, enerji sektörü toplam kurulu gücünün yüzde 60'ını oluşturacak seviyede yatırım yapıyor. Proje finansmanı amacıyla kullandırılmış kredilerin yaklaşık yüzde 50'sinin enerji sektörüne ait. Bu yatırımların finansmanı için toplam 60 milyar dolar banka kredisi kullanıldı. Bunun 52 milyar dolarını Türk bankaları, 8 milyar doları ise yabancı bankalar sağladı. 2023 yılına kadar sektöre 40 milyar dolar daha finansman sağlanabileceğini öngörüyoruz. Sektör, ekonomimiz için ciddi bir role sahip. Enerji piyasalarının bütününde, enerji fiyatlarının arz talep dengesinde oluşması, kamu maliyesinde sürdürülebilirliğe katkıda bulunacaktır. Kamu kontrolünde bulunan üretim birimlerinin, piyasa şartlarına uygun çalıştırılması, Elektrik Üretim AŞ ve TEDAŞ'ın ikili anlaşma ihaleleri yoluyla piyasa katılımcılarına sunulması, serbest tüketici limitinin sınırlanması ve perakende tarifelerinin kaldırılması daha verimli ve rekabetçi bir elektrik sektörüne ulaşabilmemiz için önemli adımlardır" dedi.

Doğalgaz Piyasası Kanunu'nun revizyonunun sonuçlandırılmasını beklediklerinin altını çizen TÜSİAD Başkanı Symes, elektrik piyasalarında arzu edilen serbestleşmenin, doğalgaz piyasası serbestleşmeden mümkün olamayacağını belirtti.

BOTAŞ'ın bu noktada ithalattaki payının düşürülerek, diğer piyasa oyuncuları gibi hareket etmesinin sağlandığı bir piyasa yapısının oluşturulması ve doğalgaz ithalat ve ihracatının serbest bırakılmasını beklediklerini söyleyen Symes, "Türkiye'nin bir gaz geçiş ülkesi değil, enerjinin fiziksel ve finansal ticaretinin yapıldığı bir ticaret merkezi olmasının hedeflenmesi gerekli. Türkiye'nin üstleneceği böyle bir rol, AB ülkelerinin arz güvenliğinin artırılması yönünde önem taşır" ifadelerini kullandı.

Toplantıda konuşan Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da, Paris Anlaşması'nın dünyanın geleceği için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, enerji sektörünün, iklim anlaşmasının tam merkezinde yer aldığını söyledi.

Dünya enerji sektörünün, Paris'ten verilen mesajları aldığını ve çözümün bir parçası olmaya hazır durumda bulunduğunu bildiren Sabancı, "Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında yapılması gereken atılımın yanı sıra enerji teknolojileri ve sağlanacak gelişmelerle enerji sektörünü, iklim değişikliğinin nedeni değil çözümü olma noktasına getirebilecekler. Tüm dünya ülkelerinin birlikte hareket ederek, enerji sektöründe sürdürülebilirliği sağlayacak dönüşümün üzerinde çalışması gerekli" diye konuştu.

Sürdürülebilir bir dünyanın ancak bu şekilde gelecek nesillere aktarılabileceğini vurgulayan Sabancı, "Bugünün dünyasında çok çarpıcı küresel trendleri beraber izliyoruz. Kentleşme, dijitalleşme ve elektrifikasyon enerjinin yaşamsal önemini daha da artırıyor. Enerji, toplumların yaşam kalitesi ve ekonomilerin sağlıklı işleyişi bakımından stratejik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde rekabetçilik, verimlilik, teknoloji ve inovasyon konularının enerjide başarılı bir dönüşümün ana unsurları olacağını öngörüyoruz. Enerjide tüketicinin rolü ve önemi artıyor. Tüketiciyi işin odağına alan yeni iş modelleri uygulanmalı.Paris Anlaşması'yla çizilen yolun, enerji sektörünün daha sürdürülebilir bir niteliğe ulaşabilmesinde rolü büyük olacak görünüyor. Teknolojiyi üretenlerin, enerji sektörü, üniversiteler ve kamunun daha yakın çalışmasının gerekliliği ortaya çıkıyor. IICEC bugün enerji ve iklim konularında nesnel ve kaliteli araştırmalar üretilmesi, bölgede ve dünyada enerjide sürdürülebilir geleceğe yönelik çözümlerin geliştirilmesi hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye'ye bakıldığında ise elektrik ve doğalgaz sektörlerinin toplamda 100 milyar liraya yaklaşan pazar büyüklüğüyle son 10 yılda pek çok kritik sektörden daha önde bir konuma geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) liderliğinde elektrik piyasasının serbestleştirilmesinde çok önemli adımlar atıldı" ifadelerini kullandı.

Özel sektör tarafından çok önemli yatırımlar yapıldığını belirten Sabancı, son 10 yılda Türkiye kurulu gücü yaklaşık 2 kat arttığını söyledi. Sadece elektrik sektörüne 2000'li yılların başından beri yaklaşık 75 milyar dolarlık yatırım yapıldığını belirten Sabancı, "Bunların 52 milyar doları yeni yatırım olarak gerçekleşti. Bu dönemde çeşitli üretim özelleştirilmeleri de gerçekleştirildi. Dağıtım özelleştirilmeleri tamamlandı. Dağıtımda 2016-2020 yıllarını kapsayan yeni tarife döneminin esasları belli oldu. Liberalleşme ve serbest piyasadan vazgeçemeyiz. Perakende liberalleşmesinde arzu edilen seviyede olmamakla birlikte bazı gelişmeler kaydedildi. Önümüzdeki günlerde liberalleşme adımlarını hızlandırarak daha da ileri taşımalıyız. Tüketici lehine olan bir piyasaya daha fazla işlerlik kazandırmalıyız. Bunu sağlamak üzere enerji piyasamızda düzenleyici çerçeveyi, piyasanın rekabetçiliğini, şeffaflığını ve öngörülebilirliğini artıracak şekilde güçlendirmeliyiz. İçinde bulunduğumuz arz fazlası ve düşük enerji fiyatları dönemini bu yönde atılacak cesaretli adımlar için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz" dedi.

Bunları daha etkin şekilde değerlendirmek için yeni teknolojiler, regülasyonlar ve iş modellerini hayata geçirmenin önemine değinen Sabancı, "Bunun için hep beraber, üniversitelerle de beraber el ele çalışmalıyız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK'nın bu yöndeki çalışmalarının, enerji sektörünün ülkemizdeki ekonomik ve sosyal büyümeyi destekleyecek şekilde gelişimi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Paris Anlaşması kapsamında ülkemizin statüsüne yönelik belirsizliğin giderilmesi girişimlerinin sürdürülmesinin de aynı derecede büyük önem taşıdığını düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol, 'World Energy Outlook 2015' raporunun Türkiye tanıtımını gerçekleştirdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.