11 Aralık 2015 Cuma 08:43
Symes: 'Yeni İpek Yolu Projesi Özel Sektör İçin Kritik Önemli'

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, yeni İpek Yolu projesini yakından takip etmenin özel sektör olarak kritik önemi olduğunu düşündüklerini söyledi.



2007 yılında Pekin'de Avrupa Birliği Çin Ticaret Odası bünyesinde açılan TÜSİAD temsilcilik bürosunun yanı sıra TÜSİAD olarak, Türkiye ve Çin arasında ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi, Çin Sanayi ve Ticaret Federasyonu ve Wuttke'nin başkanlığındaki Avrupa Birliği Çin Ticaret Odası ile birlikte ortak faaliyetler yürüttüklerini bildiren Symes, konuşmasına şöyle devam etti:

"TÜSİAD Pekin Bürosu Temsilcimiz Iraz Turhan Alvaran'ın da sunumunda detaylı olarak bahsedeceği üzere Çin'deki varlığımızla, Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından takip etmekte, Çin iş dünyasını Türkiye'deki iş ortamı hakkında bilgilendirmekte, Çinli muadil kuruluşlarla birlikte ortak faaliyetler gerçekleştirmekteyiz. Buna ek olarak, giderek gelişen Çin bağlantılı faaliyetlerimizi desteklemek amacıyla bu yıl başkanlığını Korhan Kurdoğlu'nun yürüttüğü "TÜSİAD Çin Network"ünü kurduk. Bu kapsamda; TÜSİAD Yönetim Kurulu'nun da öncülüğünde, önümüzdeki yıl Şubat ayında bir Çin ziyareti planlamaktayız. Ziyaretin temel amacı; Çinli muadil kuruluşlarımızla, hükümet temsilcileriyle ve iş dünyası ile ikili ilişkilerimizi güçlendirmek amacıyla görüşmeler yapmak ve 2016'da Çin'de düzenlenecek olan G20/B20 zirvesi öncesinde temaslarda bulunmaktır".

IMF'nin geçtiğimiz günlerde küresel para birimlerinden oluşan Özel Çekme Hakları (SDR) sepetine Çin para birimi yuan'ın eklenmesini onaylaması, küresel finans sisteminde Çin'in artan öneminin en güncel göstergesidir. Ancak, diğer yandan Çin nispeten daha düşük ekonomik büyüme oranlarının hakim olduğu yeni bir döneme girmiştir. İki haneli büyüme rakamlarının yerini, Başbakan Li Kegiang'ın 5 Mart 2015 tarihli Ulusal Halk Kongresi'nin yıllık toplantısında 'yeni normal' olarak nitelendirdiği, 2015'te 7 civarında gerçekleşmesi beklenen ve daha yavaş seyreden bir ekonomik büyüme almıştır. Çin, bu yeni modelde uzun vadede ihracat ve yatırım harcamalarından iç tüketim ve hizmet sektörüne kayacaktır. Çin ekonomisinin ölçeğinden ötürü, bu durumun küresel ekonomi üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Çin, içinde bulunduğu bu yeni durumu aşmak amacıyla, inovasyona dayalı, sanayi stratejisinde ilerlemeyi hedefleyen, sürdürülebilir ekonomik kalkınma için nitelikli bir ekonomik büyüme modeline geçiş yapmaktadır. Bu doğrultuda yönetim, kamu maliyesi, çevre, sosyal güvenlik, bankacılık/finans, yabancı yatırımlar gibi önemli konularda büyük bir reform sürecinden geçmektedir. Diğer yandan, Çin hükümetinin 2015 yılında uygulamaya koyduğu Bir Kuşak Bir Yol projesi, küresel arenada oyunun kurallarını değiştirecek, ekonomik ve politik anlamda büyük önem taşıyan bir girişim. Bu projeyi hayata geçirmek için oluşturulan ve Türkiye ile birlikte toplam 57 ülkenin kurucu üyesi olduğu Asya Altyapı Yatırım Bankası, projenin vizyonunun ve öneminin somut göstergesidir. Hem Çin ekonomisini canlandıracak hem de küresel piyasaları birbirine yaklaştıracak bu dev proje, İpek yolu güzergahındaki Türkiye için de büyük önem taşıyor".

TÜSİAD Başkanı Symes, projenin ülkeler arasındaki ulaşım ağını yaygınlaştırmak, ulaşım maliyetlerini azaltmak ve engelleri ortadan kaldırmak, gümrük konularında koordinasyonu arttırmak gibi hedefleri düşünüldüğünde, Türkiye'nin ticaret ve yatırım ortamına büyük fayda sağlayacağı şüphesiz olduğunu belirterek, "Hem Çin hem de diğer ülkelerle olan liman işbirliklerinin yanı sıra sivil havacılık, lojistik, finans, ileri teknolojiler, altyapı alanlarındaki işbirlikleri de hızla artacaktır. Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın firmalarımıza sunacağı kredi imkanları firmalarımızın daha çok projeye iştirak etmesine, gerek yurt içindeki gerek yurt dışındaki yatırım faaliyetlerini arttırmalarına olanak sağlayacaktır. Bu çerçevede, Türk ve Çin hükumetlerinin ilgili bakanlıkları tarafından iş dünyasını temsil eden kuruluşların da katılımıyla oluşturulacak bir çalışma grubu kurulmasının, Türkiye'nin bu projede aktif bir rol alması açısından son derece faydalı olacağı görüşündeyiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilere bakıldığında, 2014 yılında 28 milyar dolarlık ticaret hacmiyle, Çin'in Türkiye'nin en önemli 3'üncü ticaret ortağı olduğunu gördüklerini kaydeden Symes, "Buna karşın, Türkiye aleyhine gelişen dış ticaret açığı Çin ile olan ilişkilerde temel sorunu teşkil etmektedir. Bu sorunu ortadan kaldırmak için, Çinli firmaların ülkemizde enerji, altyapı, turizm, finans, ICT gibi sektörlerde yatırım yapmalarının, dengesizliği her iki taraf açısından yarar getirecek şekilde düzeltilebileceğine inanmaktayız. Türk ve Çinli şirketler arasında kurulacak ortaklıkların da bu gelişime ivme kazandıracağına inanıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Temmuz ayında Çin ziyareti vesilesiyle Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping (Şi Cinpin) ile bir araya gelmesi neticesinde, ekonomik- ticari işbirliği ve yatırımların karşılıklı teşvikine ilişkin önemli anlaşmalara imza atılmıştır. Xi Jinping bu ziyaret vesilesi ile düzenlenen Türk-Çin İş Forumu'nda bir konuşma yaparak Türkiye ile stratejik işbirliğine verdiği önemi göstermiştir.

Kasım ayında Antalya'da gerçekleşen G20 Zirvesi'nde de cumhurbaşkanları düzeyinde bir temas gerçekleşmiş; Türkiye ve Çin arasında 7 alanda işbirliği anlaşması imzalanmıştır. TÜSİAD olarak bu gelişmeleri büyük memnuniyetle karşılıyor, 2016 yılında da Çin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan G20/B20 Zirvesi'nin iki ülke arasındaki işbirliği alanlarının geliştirilmesi anlamında önemli bir fırsat sunacağını düşünüyoruz. B20'yi başından beri takip eden ve katkı veren bir kurum olarak, biz de, 2016'da Çin'de gerçekleşecek zirveye katılarak iki ülke arasındaki özel sektörün daha da yakınlaşmasına destek vermeyi arzu ediyoruz. Öte yandan, Türkiye ve Çin arasındaki işbirliğinin daha üst seviyeye ulaşması, ikili ticaret ve yatırım ilişkilerinin ivme kazanması açısından Vize Kolaylaştırma Anlaşması'nda sürecin hızlanmasını TÜSİAD olarak çok önemsiyoruz. Büyükelçi'nin de huzurunda bu konuda desteğini almaktan memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isterim" dedi.

Çin, gıda ve tarım alanında da önemli fırsatlar sunduğunu belirten TÜSİAD Başkanı, "Türkiye'nin Çin ile tarım ürünleri ticaretini artırması ve karşılıklı yapılacak yatırımlar Türkiye'nin Çin'e yönelik ticaret açığını azaltmasına önemli katkı sağlayacaktır. Öte yandan, Kasım ayındaki G20 Zirvesi'nde Türkiye'den Çin'e ihraç edilecek süt ürünleri konusunda imzalanan protokol bu konuda sevindirici bir gelişmedir; Türkiye ve Çin arasında görüşülmekte olan Gıda Güvenliği Anlaşması'na oldukça önemi bir ivme kazandırmıştır. Ancak et ürünleri gibi çeşitli gıda ürünlerinin Çin'e ihracatının önündeki hala var olan engeller göz önünde bulundurulduğunda, bu sürecinin hız kazanmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Turizm alanında da yine iki ülke girişimcileri için çok büyük fırsatlar bulunmaktadır. Hızla zenginleşen Çinli nüfus, daha kaliteli ürün ve hizmetler arayışı içerisindedir. Buna bağlı olarak, kültür turizmi dışında, alışveriş turizmi, sağlık turizmi, golf turizmi hatta şarap tadımı gibi farklı turizm alanları da Çinliler arasında oldukça popüler hale gelmektedir. Çin, 2014 yılında 109 milyon kişi ile dünyaya en fazla turist gönderen ülke olmuştur. 5 yıl sonra ise yurtdışına giden turist sayısının 500 milyona ulaşması beklenmektedir ki bu rakam Türk turizmi açısından oldukça önemli bir rakam. Ülkemize gelen ve sayıları 200 bini bulan Çinli turistin toplam turist sayısı içinde yalnızca binde 5 olduğu düşünüldüğünde, Çin'den turist çekmek yönünde yapılacak çalışmalar turizm sektörüne büyük oranda katma değer sağlayacaktır. Diğer yandan, Türkiye'de Çin'e yönelik kurulabilecek olası bir Teknoloji/Sanayi Parkı girişimin ikili yatırım ilişkilerimize büyük katkı sağlayacağını düşünüyor, bu alandaki çalışmalara destek vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.

Son olarak, Ekonomi Bakanlığı'nın Çin ile ilgili oluşturduğu Eylem Planı'na yönelik kapsamlı çalışmaları söz konusudur ki bunları da takdirle karşılıyoruz. TÜSİAD olarak biz de buna önerilerimizle katkı sağladık. Bununla birlikte, Çin'e özel bir ülke stratejisi geliştirilmesinin iş dünyası olarak çok önemli olduğuna inanıyor, bu strateji geliştirilirken Çin'in önceliklerinin özellikle dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Bugün artık küresel ekonominin en etkili paydaşlarından biri haline gelen Çin'in içinden geçmekte olduğu ekonomik süreci daha iyi analiz etmenin ve tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken yeni İpek Yolu projesini yakından takip etmenin özel sektör olarak kritik önemi olduğunu düşündüklerini söyleyen Symes, konferansın Çin'de yaşanan bu önemli gelişmeleri daha iyi anlamak ve Çin ile iş yapmak konusunda Türk iş dünyası için ufuk açıcı bir zemin oluşturmasını arzu ederek, Türkiye'yi Çin ile ikili ekonomik ilişkilerinin gelişmesine olumlu katkı sağlayacağını temenni etti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.