14 Ocak 2016 Perşembe 10:03
Hisarcıklıoğlu: 'Şirketler Artık Enerji Ve Kaynak Kullanımı Stratejisi Geliştirmek Zorunda'

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 7'inci Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı'nda, şirketlerin çoğunun enerji stratejisi olmadığını ama artık enerji ve kaynak kullanımı stratejisi geliştirmek zorunda olduklarını söyledi.

7'inci Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı'nda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, şirketlerin kontrolsüz ve bilinçsiz enerji tüketmesini, etiketlere bakmadan market alışverişi yapmaya benzeterek, "Şirketlerimizin çoğunun enerji stratejisi yok. Şirketlerimiz artık enerji ve kaynak kullanımı stratejisi geliştirmek zorunda. Böylece ihtiyaçlarına en uygun enerji tedarik yapısını kurgulamalı, operasyonlarını enerji tüketimlerini optimize edecek şekilde iyileştirmeli ve nihayetinde enerji maliyetlerini minimize etmeli" dedi.

Hisarcıklıoğlu, çevreyi kirletmeyen verimliliğe dayalı yeni bir sanayi devriminin yaşandığını anlatırken, iş ve üretim sürecinin kalıcı biçimde değişeceğini söyledi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İTO Başkanı İbrahim Çağlar ve İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz ile birlikte fuardaki standları da gezdi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu konuşmasında enerji verimliliği konusunun 3 boyutlu olduğuna işaret ederek, bu boyutlar hakkında bilgi verdi. Şirket boyutundan bakıldığında şu an hem iç hem dış piyasada işlerin durgun olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Yani gol atamıyoruz, bari daha az gol yiyelim. Maliyet kontrolü her zamankinden önemli. En büyük gider kalemlerinden biri de enerji. Ortalama bir şirkette, maliyetlerinin yüzde 5 ila 20's enerji tüketiminden oluşur. Türkiye'deki tüm şirketlerin faaliyet karlılığı ise yüzde 4 civarında. Demek ki ortalama bir şirket elektriği daha verimli kullansa, toplam maliyetleri içinde 5 puan düşüş sağlasa, karlılığını 2 katına çıkarır. Bir başka deyişle, satışlarını sanki iki misline çıkarmış gibi bu işten kazanç sağlar" diye konuştu.

Her şirketin aslında bir enerji şirketi olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, dünyada yeni bir trend başladığına dikkat çekti. Hisarcıklıoğlu, 10 yıl sonra 'enerji ve sürdürülebilirlik' birimi bulunmayan bir şirketin çok ender görüleceğini kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, son 10 yılda enerji talebi artış hızında, dünya sıralamasında Türkiye'nin Çin'den sonra ikinci sırada olduğunu bildirdi. Hisarcıklıoğlu, enerji ihtiyacının yüzde 70'den fazlasının ithalat ile karşılandığını bildirirken, "Sadece geçen sene 50 milyar dolar enerji kaynaklı ithalat yaptık. Üstelik ithal ettiğimiz enerjiyi son derece kötü kullanıyoruz. Aynı ürünü üretmek için, OECD ülkelerinin ortalamasından 2 kat daha fazla enerji harcıyoruz. Durum böyleyken, enerji verimliliği Türkiye'nin geleceği için en çok önemsenmesi gereken konulardan biri haline geliyor. En ucuz ve en temiz enerji kaynağı, enerji verimliliğidir. Bu önemli ve bol kaynaktan daha iyi yararlanabilmek için daha fazla çaba sarf etmeliyiz" dedi

Konun bir diğer boyutunun ise küresel ve insani yönü olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, insanoğlunun asırlardır doğayla savaş halinde bulunduğunu ancak savaşı kazanırken kaybettiğini söyledi.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: "Artan nüfus ve şehirleşmeden dolayı, insanlığın doğal kaynaklara yönelik talebi, dünyanın yerine koyabileceği miktarın üzerine çıktı ve artmaya da devam ediyor. Yapılan araştırmalar, dünyanın kendini yenileme kapasitesini kalıcı olarak bitme noktasına geldiğini gösteriyor. 1970'li yılların ortalarından itibaren her yıl dünyanın kendini yenileme kapasitesinin üzerinde tüketim gerçekleşti. Ve bugüne geldiğimizde, artık her sene Ağustos ayında dünyanın o sene için ürettiği tüm doğal kaynakları tüketmiş oluyoruz. Yani geri kalan 4 ay stoktan yiyoruz ve bu süre her sene daha da büyüyor.Kredi kartı borcunu ödemeden sonraki döneme aktaran biri gibiyiz. Borç sürekli büyüyor.7 milyar insanın doğal kaynak tüketimine yetişmek için, artık mevut dünya yetmiyor, 1,5 dünya gerekiyor.

Bu hayati konuyu, verimli ve sürdürülebilir kalkınma ile nasıl bağdaştıracağız? Bugün herkes dünyamızın 4'üncü sanayi devriminin eşiğinde olduğu konusunda hemfikir. Ama bunun nasıl bir şey olacağı konusunda rivayet muhtelif. Ben 4'üncü sanayi devriminin öncekilere benzemeyeceğini düşünüyorum. 1'inci sanayi devrimi, su ve buhar gücü etrafında üretim sürecini organize etti. Mekanikleştik. 2'inci sanayi devriminde, elektrik sayesinde, üretim süreci kitleselleşti. Üretim bandı o zaman ortaya çıktı. 3'üncü sanayi devriminde, elektronik ve bilgi işlem teknolojileri sayesinde üretim sürecinde otomasyon mümkün hale geldi. Robotların sayısı gün be gün arttı. Kitlesel üretim için artık o kadar çok insan gerekmiyor.

Şimdi 4'üncü sanayi devriminin eşiğindeyiz. Ben bunun öncekilerden radikal bir biçimde farklı olacağını düşünüyorum. Üretim sürecinin dijitalleşmesinin, makinelerin birbirleri ile doğrudan iletişime geçmesinin çok ötesinde bir şeyler olacak gibi geliyor bana. İlk üç sanayi devriminin ortak özelliği, üçünün de karbon bazlı bir büyüme stratejisinin ürünü olmalarıydı. Her üç sanayi devriminde de büyümek daha fazla karbon salımı demekti. Daha hızlı büyümek isteyenin, çevreyi daha fazla kirletmesi gerekiyordu.

"TÜRKİYE YENİ SANAYİ DEVRİMİNE HAZIR DEĞİL"

Bu gelişmeler ışığında Türkiye'nin henüz bu değişime karşı hazırlıklı olmadığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Kamu da hazır değildir, özel sektör de değildir. Biz hala 19'uncu yüzyıldan kalma meselelere takılıp kalmışken, dünyanın bizi bekleyeceğini de düşünmeyelim. Artık bir an önce 21'inci yüzyıla giriş yapmamız gerekiyor. Meselenin ekonomi tarafında baktığımızda, sektörlerimizi, ekonomimizi yeni teknoloji platformları ile dönüştürmek durumundayız" dedi.

Özel sektöre yön vermek üzere TOBB bünyesinde 'Çevre ve Enerji Verimliliği Merkezi'ni geçtiğimiz hafta faaliyete geçirdiklerini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, burada özel sektör için enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve çevre stratejileri üzerine çalışmalar yapacaklarını bildirdi. Hisarcıklıoğlu, geçtiğimiz sene de, 195 ülkenin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi Kapsamındaki, İş Forumu'nun başkanlığının 2017'ye kadar TOBB'a verildiğini belirtti.

TOBB Başkanı, buradan elde edilecek çıktıların Birleşmiş Milletlerin ve G20'nin gündemlerine girmesi için çalışacaklarını söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.