14 Aralık 2015 Pazartesi 11:10
Şimşek: 'Türkiye Faslın Gerektirdiği Güçlü Performansa Sahip'

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 17. faslın açılmasıyla faizlerin kalıcı bir şekilde AB normlarında düşük kalmasını sağlama imkanımız olacağını ifade ederek, "Dolayısıyla Türkiye'nin aslında fiiliyatta bu faslın gerektirdiği çok güçlü alt yapıya sahip olduğunu, çok güçlü performansa sahip olduğunu söyleyebilirim" dedi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır Belçika'nın başkenti Brüksel'de, Türkiye'nin AB müzakerelerinde 17.faslın açılacağı Türkiye-AB Hükümetlerarası Katılım Konferansı öncesinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Mehmet Şimşek AB'nin sadece Türkiye için değil geçmişte birçok ülke için değişimin motoru olduğunu ifade ederek, "Türkiye AB süreci ile birlikte gerçekten ekonomide önemli bir dönüşüm içine girmiştir. Son dönemde AB'deki siyasi kaygılarla, sorunlarla bu süreç tıkanmıştır. Fakat şimdi yeniden canlanıyor. Bugün açılacak fasıl çok önemli fasıl. İnsanların hayatına doğrudan doğruya dokunan bir fasıl. Eğer bir ülkede fiyat istikrarı varsa, makro finansal istikrar sağlanmışsa o ülkede kalıcı refah yaratmak mümkün. Kalıcı refahın en önemli bileşenlerinden bir tanesi enflasyonun düşük olması. Tabi ki kamu maliyesinde dengelerin güçlü olması, ve dolayısıyla o ülkenin kredibilitenin yüksek olması, bunlar çok önemli değişkenlerdir. 90'lı yıllarda bunların olmaması halinde ne tür sonuçlarla karşı karşıya kaldığımızı gördük. Türkiye bu fasılda aslında oldukça ileri bir noktada. Çünkü bazı kapanış kriterleri olmakla birlikte Türkiye gerek Maastricht kriterleri anlamında gerekse diğer kurumsal alt yapı anlamında oldukça ileri bir düzeyde, AB ile uyum içinde. Bu fasıl geçmişte Fransa tarafından bloke edilmişti. Çünkü üyelik sonrası da bası süreçleri içeriyor. Özellikle yeni üyelerin mutlaka Euro'ya girmesi gerekiyor, Avrupa para birliğine girmesi gerekiyor. Bu fasıl kısmen onunla da ilişkili. Türkiye hem bütçe açığında hem de kamu borçlarının milli gelire oranında uzun bir süredir Maastricht kriterlerini tatmin ediyor, kriterleri sağlıyor" dedi.

"TÜRKİYE SON 13-15 YILDA AB İLE ARAYI ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE KAPATMIŞTIR"

Bu yıl genel devlet sıfır bütçe açığı ile karşı karşıya olduğunu yani Türkiye'nin bu sene bütçe açığını genel devlet anlamında AB standartlarında sıfır bir açık verdiğini bildirerek, "Bu birçok AB üyesinin performansına göre oldukça güçlü. Kamu borcunun milli gelire oranı da yüzde 34 civarında. Bu da AB ortalamasının neredeyse 3'te1 'i düzeyinde. Diğer 2 Maastricht kriterleri ise enflasyon ve faiz oranlarıyla ilişkili. Orada henüz arzuladığımız yerlerde değiliz. İnanıyorum ki hedeflediğimiz yapısal reformlarla birlikte enflasyonu da kalıcı düşük tek haneye düşürme imkanımız olacak. Böylece faizlerinde kalıcı bir şekilde AB normlarında düşük kalmasını sağlama imkanımız olacak. Dolayısıyla Türkiye'nin aslında fiiliyatta bu faslın gerektirdiği çok güçlü alt yapıya sahip olduğunu, çok güçlü performansa sahip olduğunu söyleyebilirim. Kurumların kalitesi uzun vadede refah artışı açısından da çok önemli. Dinamik nüfusa sahibiz, bu bizim için muazzam bir fırsat. Biz de çalışma çağındaki nüfus yıllık 1.7 artıyor. AB'de yüzde 0.2 artıyor. Dolayısıyla bizim demografik yapımız uzun vadede büyümeye son derece elverişli. Bu birinci husus" ifadelerini kullandı.

Kurumların kalitesinin arttırılması, yatırımlar ve reformlarla verimliliğinin arttırılması durumunda AB ile aranın çok hızla kapatılacağını bildiren Şimşek, "Nitekim AK Parti hükümetleri dönemi aynen böyle olmuştur. 2000'li yılların başa giderseniz satın alma gücü kalitesiyle Türkiye'nin kişi başına milli geliri AB ortalamasının yüzde 30'u civarındadır. Bugün yüzde 55'i civarına ulaşmıştır. Dolayısıyla Türkiye son 13-15 yılda AB ile arayı çok hızlı bir şekilde kapatmıştır. Önümüzdeki dönemde bu hızla kapatma süreci yani yakınsama süreci devam edecektir. Dolaysıyla Türkiye hakikaten bu fasılla çok önemli bir aşama kaydettiği tescilleniyor. Çünkü reel anlamda bir yakınsama süreci başarılı bir şekilde yürütülmüştür. Maastricht kriterlerinin en zoru olanlarına da ulaşılmıştır. Önümüzdeki dönemlerde reformlarla diğer kriterler de sağlanabilecektir.

"BİZ KENDİMİZE GÜVENİYORUZ"

Üst düzeyli ekonomik diyalogun Türkiye açısından önemli olduğunu sözlerine ekleyen Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Çünkü biz önümüzdeki dönemde sayın Bakanımızın ifade ettiği gibi AB ile ilişkilerimizi derinleştirmek, ilerletmek istiyoruz. Bu çerçevede en önemli enstrüman gümrük birliğinin çok daha ileri noktaya getirilmesidir. Yani hizmetler sektörünün, kamu alanlarının, tarımı da içerecek şekilde genişletilmesidir. Aslında bir anlamda geçmiş standartları kullanırsanız AB'nin ekonomik üyeliğin bütün boyutlarıyla gerçekleşmesidir. Bir siyasi birlik noktasına dönüşmeden önce AB esas itibarıyla buydu. Türkiye bunları gerçekleştirmeye hazır biz kendimize güveniyoruz. Gümrük birliğinin kapsamını genişletmek ve bu entegrasyonu derinleştirmek istiyoruz. Bu açıdan da çok önemli. Dünyada çok önemli trendler var. AB, ABD ile Kanada ile bizden çok daha kapsamında serbest ticaret anlaşmalarına gitme sürecinde. Bu nedenle de bizim mutlaka AB ile bu süreçte güçlü bir diyalog mekanizmasını oluşturmamız lazım. Son zirvede alınan kara o açıdan da son derece önemli. Özetle bu fasıl açısından bakarsanız Türkiye'nin çok fazla bir eksiği yok. Kapanış kriteri olarak öne sürdükleri birkaç husus var onlar bizim rahat bir şekilde gerçekleştirebileceğimi, aslında bugün itibarıyla gerçekleşmesinde eksik görmediğimiz hususlar. Bir tanesi Merkez Bankası'nın meclis üyelerinin sürelerinin uzatılması, 3 yıl şu anda. 4 yıla çıkarılması bağımsızlığı güçlendirir diye düşünüyorum. Faiz konusunda kararı veren komitenin üyelerinin süresi 5 yıl" açıklamasını yaptı.

Şimşek, hükümet Merkez Bankası enflasyon hedefini ortak olarak belirlediğini bildirerek, "AB normlarında bunun Merkez Bankası'na bırakılması gerekiyor. O da genelde bizde işleyen süreçte şu Merkez Bankası çalışıyor. Ortaya bir enflasyon tahmini çıkarıyor, getiriyor önümüze. Çok büyük tutarsızlık arz etmiyorsa genelde okey veriyoruz. Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflerini belirlemesi, ortak belirleme yerine belirlemesi çok büyük bir sorun değil. Bu tür birkaç tane sembolik birkaç husus var. Onları Türkiye çok rahat bir şekilde yerine getirebilir. AB'deki siyasi ortam elverişli olsa bu fasıl çok hızlı bir şekilde sadece açılmaz aynı zamanda kapanır" ifadelerini kullandı.

"AB BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR REFERANSTIR"

Mehmet Şimşek, bu falsın fiyat istikrarıyla birlikte makro finansal istikrar, kalıcı refahın en önemli bileşeni olduğunu ve kurumların kalitesi açısından bu faslın getirdiği unsurlar olduğunu dile getirerek konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Türkiye'de bir mali kural yok ama mali kural olmadığı halde Avrupa'nın en iyi bütçe performansına sahip ve en iyi borç dinamiklerine sahip. Birkaç ufak üye ülkeyi bir kenara bırakırsanız Türkiye o açıdan son derece güçlü, üstü örtük bir mali kuralı en güçlü şekilde zaten uyguluyoruz. Ortada çok başarılı bir performans var. Tekrar ilişkilerin canlanıyor olması Türkiye için yeni bir çıpadır. Türkiye'nin risk primini azaltacaktır. Nasıl ki 2004-2005 yıllarında çok büyük bir heyecan vardı, Türkiye'ye ilgi vardı. Şimdi tekrar yeni bir heyecanla zaten Türkiye'de bu heyecan var. çok kapsamlı bir reform programımız var. bunları hepsi aynı zamanda AB ile olan süreci de ciddi bir şekilde olumlu olarak etkileyecektir. Buna ilaveten AB ile sürecin yeniden canlanıyor olması güçlü bir şekilde, Türkiye'ye öbür türlü de çok olumlu yansıyacağını yatırımcı açısından da çok olumlu yansıyacağına inanıyorum. Özetle istidam için, yatırım için, kalıcı refah artışı için bugünkü fasıl önemlidir. Ama ilişkilerin canlanıyor olması yine bir o kadar önemlidir. Avrupa süreci bizim açımızdan, reformların yapılması açısından halen kritik bir öneme sahiptir. Çünkü yakın coğrafyamızda Avrupa dışında referans alabileceğimiz, ilham alabileceğimiz, kaliteli kurumlar oluşturmak istiyorsak, birinci sınıf dünyada yasaları bir anlamda Türkiye'ye uyum noktasında adım atmak istiyorsak nereye bakacağız? AB bizim için çok önemli bir referanstır. Bu referans olmaya da devam edecektir".

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.