Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri

Gerçek, İlkeli ve Tarafsız Haberin, En Güncel Hali, Haberde Doğruya Bağlanın

FLAŞ HABER
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Haberin Gündemi - Son Dakika Haberler ve Gündem Haberleri ANASAYFASPORGÜNDEMPOLİTİKADÜNYATEKNOLOJİEKONOMİEĞİTİMMAGAZİNYAŞAMKADIN

Hikmet ÖMEROĞLU

CİNSEL İSTİSMAR VE KAMU VİCDANI

Türkiye tarihinin en önemli problemleri ile karşı karşıya kaldığı ve bunların üstesinden gelinmeye çalışıldığı bir ortamda gündeme yeni bir bomba daha düştü. Tecavüz yasal zemine oturtuluyor infiali. 17 Kasım 2016 günü gecenin geç saatlerinde T.B.M.M de bir kanun tasarısı görüşüldüğü sırada İktidar Partisi’ne mensup 7 Milletvekili “ Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi  durumunda, Ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine  karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla  sona  ermesi  halinde fail hakkındaki  hüküm açıklanır veya  cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren  veya  işlenişine yardım edenler hakkında  kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir” şeklinde bir önerge vererek bütün ülkede çok geniş tepkilere neden olmuştur. Önerge yeterli çoğunluk sağlanamaması  nedeniyle gündeme alınamamış ancak Meclisin ilk oturumunda tekrar ele alınacağı ve bu kanunun çıkarılması hususunda sonuna kadar gidileceği Adalet Bakanı’nın beyanlarından acıka anlaşılmaktadır. Böyle hassasiyet taşıyan bir hususun hiçbir zeminde tartışılmadan gece yarısı önergesiyle kanunlaştırılmaya çalışılması doğrusu etik bir uygulama olmamıştır.

Önergede cebir, tehdit, hile ve ya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar suçlarından bahsediliyor. Bu durumda kanunun kapsamına alınacak olan suç tipi olarak ilk akla gelen kendi rızası ile cinsel istismara uğrayan çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçu oluyor. Medeni Kanunumuz 18 yaşını tamamlamamış herkesi çocuk olarak kabul etmiştir. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 103. Maddesinde  cinsel istismar suçu düzenlenmiştir. Buna göre “ çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

tCK 103. Maddenin a bendinde “15 yaşını tamamlamamış ve ya tamamlamış olmakla birlikte  fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara  karşı gerçekleştirilen her türlü davranış” değişiklik istenen bölümü içermektedir. Yani değişiklik 15 yaşını tamamlamamış, tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlamını idrak etme yeteneği olmayan çocuklara karşı cinsel istismar fiillerini içermektedir.

Kanun burada mağdurun rızasından hiç bahsetmemektedir. Bu suçun mağduru çocuğun rızası cezalandırılmayı ortadan kaldırmaz.  Yetişkinlere karşı cinsel fiillerde ise suç cinsel saldırı olarak adlandırılmakta rıza göstermek cezayı ortadan kaldırmaktadır. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununda cinsel istismara uğrayan çocuğun faille evlenmesi halinde ceza davası beş yıl süreyle erteleniyordu. 5 yıl içerisinde fail boşanma davası açmaz ise ceza davası ortadan kaldırılıyordu. 2005 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK  bu konuda her hangi bir düzenleme getirmemiş, hangi saikle olursa olsun failin cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

Adalet Bakanı söz konusu değişikliğin TCK da  bu yönde bir düzenleme ihtiyacından doğduğu, değişiklikten yararlanacak 3.000 kişinin bulunduğu, bu suçtan dolayı hem suç failinin hem de suç mağdurunun zarar gördüğü, failin bu fiili işlerken suç olduğunu bilmediği, konunun toplumsal bir gerçek olduğu gerekçesine dayandırmaktadır.  Bu anlayışın karşısında doğrusu çocukların cinsel istismara uğramalarına meşruiyet kazandırır endişesini taşımamak mümkün değil.

Ne saikle olursa olsun, rızaları da olsa çocuklarla cinsel  ilişkinin cezalandırılacağının toplumun her kesimince bilinmesi ve bunun aksi bir düzenlemenin kabulünün mümkün olmadığı, çocuklarımızın ve toplumumuzun geleceği ve kamu düzeni  açısından bunun elzem olduğunun  aklı selim herkes tarafından değerlendirilmesi gerekir. 

Esasen tartışmanın tarafları olaya farklı pencerelerden bakmaktadır. Bir tarafta fiziki gelişimini tamamlasa bile 18 yaşını tamamlamamış bir kimseyi çocuk kabul eden bilimi, bilimselliği, eğitimi, gelişmeyi, kadın erkek eşitliği gibi evrensel değerleri baz alan modern çağdaş  düşünce, diğer tarafta hangi yaşta olursa olsun bülüğa eren her çocuğun evlenebileceğini, çocuk doğurabileceğini, evinin kadını olması gerektiğini gerek dini inanç gerekse örf ve adetlere dayandırarak topluma nizam vermeye çalışan düşünce. Bu garabeti bu ülkeye ve ülke insanına kimsenin dayatmaya hakkı yoktur. 15 yaşında bir çocuğa cinsel anlamda yaklaşan kim olursa olsun onu mağdur olarak görmek suça iştiraktir. Aksi bir durum toplumumuzun değerlerine ve huzuruna zehir akıtmaktır.
 
Av.Hikmet Ömeroğlu
 
  YORUM YAP / YORUM OKU
HİKMET ÖMEROĞLU DİĞER YAZILARI

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | KÜNYE | REKLAM | İLETİŞİM | RSS
Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.




Spor Gündem Politika Dünya Teknoloji Ekonomi Eğitim Magazin Yaşam Kadın Sağlık