Meraba Dostlar,

Yılbaşı gecesi Ortaköy'de Raina'da yapılan 39 kişinin ölmesi ve 65 kişinin yaralanmasıyla meydana gelen terör olayından sonra istisnasız bütün siyasiler "Bu hain saldırılar ülkemizin bölünmesine yönelik olup asla ülkemizin bölünmesine izin vermeyeceğiz" demişlerdir.

İyi de bundan öte bölünme olur mu anlayamıyorum. Bu olayın öncesinde ve sonrasında dinci basın yılbaşı kutlaması için çok tahrik edici yazılar başlıklar attılar. Olay sonrasında ise seküler kesim dincileri hedef alarak bu olayın tamamen dincilerin kışkırtmaları sonucu olduğunu iddia ettiler.

Bu ayrışma nerdeyse AKP iktidara geldiğinden beri hükumetin siyasi söylemleriyle süregelmektedir ki ben burada bu sözleri tekrar etmek istemiyorum. Karşı görüşte olanlar böyle bir olay sonrası Hükumetin mutlaka istifa etmesi gerektiğini diyorlarsa da bunun daha büyük kaosa sebep olacağını, bir seçim ekonomisi yaratılıp sonunda yine mevcut iktidarın daha büyük bir çoğunlukla seçileceğini tahmin ediyorum.

Devamlı olarak devlet yetkililerine yazdığım önemli uyarısı ise; Dünyanın hiç bir ülkesinde mültecilerin bu şekilde sokaklara salınamayacağını mutlaka bu insanların kamplarda toplanarak, oralarda sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlerin verilmesi gerektiği yönündedir. Şehir merkezlerinde ellerini kollarını sallayarak gezen bu mülteciler her an canlı bomba olabilirler.

Diğer bir husus da Türkiye’nin PKK ve DEAŞ üzerine yaptığı operasyonlarda kararlı olup sonuna kadar yürüteceğini ve karşı grupların bu operasyonlarda epey zayiat vermeleri buna karşı bu tip provokasyon ve terör eylemleri yapılacaklarının bilinmesidir. Bu sebepten bundan böyle güvenlik kuvvetlerinin müteyakkız olması, nöbetleri sırasında çok dikkatli olmaları, mümkünse orta yerlerde hedef şeklinde durmayıp gizlenerek bir noktadan çevreyi tarassut etmeleri gereklidir.

Netice olarak seküler yaşam tarzı seçen insanlarımızın hayatlarını dilediklerince özgür yaşamaları ve hiç bir inanç grubunun baskısı altında olmamaları. Buna mukabil seküler gruba mensup insanların da bu iğrenç menfur saldırıları hemen inanan insanlara fatura edip İslam dinine hakaret etmemeleri gerekir.

Esasen bütün bu kötülüklerin anası milenyum dediğimiz son yüzyılda dahi insanlığın yine insanlığı yok etmesi öldürmesi için imal ettiği silahlara dayanır. Bu silahlar yapılıp satılıp insanlar birbirine kırdırılmaya devam ettiği müddetçe ne savaş ne de terör biter. Ama bir gün bu terör o silahları imal edip satıp dağıtan ve insanların kanları üzerinden milyarlar kazanan silah tüccarlarını da ansızın bir ziyafet sofrasında gelir bulur. Frankeştaynları yaratanların akıbetleri daima aynı sonla biter.

Bugün için Türkiye bir İstiklal mücadelesi vermektedir. Bunu "sivil örümceğin ağında" romanını okuyanlar çok iyi bilir görür. Dünyada Orta Doğu üzerinde çok büyük bir oyun oynanmaktadır. Bunun ayaklarını ve aktörlerini burada yazmak makale boyutunu aşar. Umarım Orta Doğuda oldukça uzun sürecek bu iç savaş ve kaos ortamından sonra bütün dünyanın dizaynı değişecek ve Türkiye layık olduğu yere gelecektir.

Ömer Suat MENALİ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.