Eleştiri hepimizin yapmayı en sevdiği şey. Şahsımıza ya da savunduğumuz, tarafı olduğumuz konulara yapıldığında ise yani eleştiriye  maruz kaldığımızda tüylerimizi ürperten bir durum. Malum herşeyin tanımının ve tasvirinin politize edildiği günleri yaşıyoruz. Dini bir konumu var, hemen gündelik politik bir pozisyona bürünüyor ilgili konu. Sanattan mı bahsediyoruz, hemen politik bir ifadelendirmeye ihtiyaç duyuyoruz. Spordan tutun, ticarete... Bilumum mevzular politize edilmeye mahkum. 

Ahvalimiz adeta şöylesi bir hicivle resmedilmekte.

"Lafazan korsanlar, kalemşörler ve kelamşörler peynir gemisine saldırmaktalar. Gemiyi yürütmek niyetindeler. Aralarındaki ganimet kavgası kavgaya dönüşünce çıkan çatışmada 1 harf 4 hece 3 kelime ve çokça cümleyi de katlettiler. Olayda Yumuşak g, dabılyu ve x ise parovakatör ajan olarak göze çarpmakta. Kavram kargaşasına dönen gemi batma tehlikesi geçiriyor. Hamaset birlikleri olaya müdahale için gemiyi gözetime almaya hazırlar. Ruhban timleride görev verilirse bizde üzerimize düşeni yaparız derdindeler."

Bireyler olarak toplumun sevk ve idaresi husunda irade serdederiz. Hayallerimiz vardır, ütopyalarımız ve biçimlendirilmiş tekliflerimiz. Taraftar edinmeye çalışırız bu doğrultuda da. Bunun içinde kümeleniriz. Sivil toplum kuruluşları oluştururuz. Üst perdeden en büyük stk lar elbette siyasi oluşumlardır ki onlarda kendilerini siyasi parti olarak konumlandırırlar. 

Seçkinlerimizi seçtiklerimizden oluştururruz. Onlar bizi temsil makamındadırlar. Devlet dediğimiz en büyük organizasyonumuzun gidişatı ve şekillenmesiyle hayati kararlar almak durumundadırlar. 

Tarihsel seyrimizin Cumhuriyet Türkiyesi bizim fani hayatlarımızı sürdürdüğümüz süreci içermekte. Devletin yakın geçmişi yaşadığımız günlerinde normunu belirlemekte.

Milat 1923 tür. Politize olmaya başladığımız tarih yani. Hadi kısa bir tur atalım o dönemden bu yana. İslam medeniyetinin iki dizi üstüne oturduğu dönem. Kuransız, halifesiz, ilimsiz, irfansız, kültürsüz, sanatsız, ahlaksızlık kıskacında biçare ümmet!

Osmanlı paşalarından biri olan Mustafa Kemal'in Atatürkleşme süreci 15 yıl kadar sürer. Dedelerimizin hayatını kapsar. Devrimler, inkılaplar derken...muasırlaşma...yani batılılaşma sürecidir bu dönem. Ezenide vardır ezilenide vardır. İktidarın nemalarından mamalanlar her devirde olduğu gibi bu devirdede revaçtadırlar. Tek adamdan bahsedilir sonrası ifadelendirmelerde. 

İnönü dönemi. Milli şef ya da ikinci adamın dönemi. Babamın gençlik dönemi. 2. dünya savaşı bütün dünyayı kasıp kavurmaktadır. Menderes...Demirel...Ecevit...Erbakan...Türkeş...Özal...Mesut...Çiller...Filan derken Erdoğan! Yani Akparti dönemi...

Babam rahmeti rahmana kavuşmuş, bense babamın öldüğü yaşa gelmişim. 

Yine tartışıyoruz; iktidar olmak mı muktedir olmak mı meselelerini ama. 

Genel manada kendimize, ümmete dair krıtik yapamıyor, şu an iktidar da kim varsa 300 yıllık yıkıklığın, döküntünün hesabını günah keçisine yüklüyoruz. 

Yani Akparti'yi eleştirmek en kolayı. Hele Erdoğan'ı! Nasıl bir süper kahraman bu? Aynı anda toplumun bütün katmanlarını nasıl eşit oranda tatmin etmez, mutlu kılmaz diye. ( Tabi durumu abartıp lideri putlaştırma aşamasına getirenleri de görmezden gelemeyiz.)

Nihayet geldiğimiz süreçte tarihin bir kırılma noktasında olduğumuzu da hatırlatmadan edemeyeceğim. 

Kitap okumayan, yazmayan...müslüman olduğunu iddia edipte kelime-i şehadet bile getirmeyi bilmeyen bir topluluk olduğumuzun profilinde işareti bir kişiye ve yapıya koymakta işin ucuzluğu. 

Diyorum ki...16 Nisan'ı evet'le nihayetlendirelim. Çünkü biz koalisyon yapabilecek durumda değiliz. Beceremeyiz de. Bugün dahi Akparti tek başına iktidarında bile iktidar nimetinin paylaşımında olmadık liyakatsizlikler yaşandığının da gerçekliğini görmezden gelemeyiz. 

Meselenin insan kalitemizle doğrudan ilintili olduğunu görmezden gelemeyiz. 

Gelin topyekün toplumun mutabakatının tanımını yeniden yapalım. 

Kaliteli birey, düzgün aile, huzurlu toplum arayışımızı isimlendirelim.

"Bu millet adam olmaz" vurgusunun, "ben ne kadar adamım" eleştirisinde saklı olduğunu unutmayalım. 

Bunun için bende bir BİREYSEL ANAYASA teklifinde bulunuyorum.

EĞER BU DÜSTURLA EVLAT YETiŞTİRİRSEK TAM VE BAĞIMSIZ BİR MÜSLÜMAN TÜRKİ'YE DEN BAHSEDEBİLİRİZ. 

YA DA KAYBEDİLESİ YILLAR VE NESİLLER BİZİ BEKLİYOR.

Ve tuzağında ki örümcekler...Fetolar ve niceleri...yerli işbirlikçileri...ve yersiz batılı dostlarımızla...

1-Amelsiz Sözden Sakınmak
Kitap'ı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyilikle emredersiniz? Düşünmez misiniz?.2/Bakara-44
Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz? .Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük gazaba sebep olur.61/Saf-2-3

2-Doğru konuşmak
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin. (Böyle davranırsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Resûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.33/Ahzab-70-71

3-Etkili Söz Söylemek
İşte bunların kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.4/Nisa-63

4-Etkili Söz Söylemek için Dua Etmek
Musa dedi ki: «Ey Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver, İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz.Böylece söyleyeceklerimi anlayabilsinler.20/Taha-25-26-27-28

5-Sözü Güzellikle ve Yumuşak Söylemek
Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir.16/Nahl-125
Sen ve kardeşin, ayetlerimle gidin; beni anmakta gevşek davranmayın. Firavun'a gidin, doğrusu o azmıştır. Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.20/Taha-42-43-44

6-Boş ve Faydasız Söz Söylemekten Sakınmak
Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir; Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler; Ki onlar; boş sözlerden yüz çevirirler.23/Mümimun-1-2-3
İnsanlar arasında, bir bilgisi olmadığı halde Allah yolundan saptırmak için gerçeği boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.31/Lokman-6

7-Maruf-Güzel Söz Söylemek
Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.4/Nisa-5
İsrailoğullarından, «Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin» diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz; hala da yüz çevirip duruyorsunuz.2/Bakara-83

8-Yapılamayacak Bir İşin Sözünü Etmekten Sakınmak
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük gazaba sebep olur.61/Saf-3

9-Sözü Söylerken Adaleti Gözetmek
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.6/Enam-152

10-Alçak Sesle konuşmak
Yürüyüşünde tabiî-mütedil ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.31/Lokman-19
Ey inananlar! Allah'tan ve Peygamberinden öne geçmeyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah işitir ve bilir. Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin. Farkına varmadan, işlediklerinizin boşa gitmemesi için, Peygambere birbirinize bağırdığınız gibi yüksek sesle bağırmayın.49/Hucurat-1-2

11-İnsanlara En Güzel Sözü-Vahyi İletmek
Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.17/İsra-53

12-Günahı düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamamak
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.58/ Mücâdele- 9

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.