Bir dedikodu dolaşıyor.
Eğer doğruysa yaşadık
diyemeyeceğim.
Çünkü, damarlara bulaşmış
mikrobun temizlenmesi
çok zaman alır.
Dedikodu şu;
“Magazin programları
kalkacakmış”
Kalkar mı
kalkmaz mı bilemem.
Bildiğim, bu memleket
magazin sevdasına kurban
gitti.
Önce ‘televole’
muhabbeti başladı.
O bitti akıllara ziyan
yarışma programları.
Şimdi de diziler.
***
Reyting
sonuçlarına bakıyorsunuz;
hepsi zirvede.
Bakalım bundan sonra
ne tür izlenceler olacak
başımızda.
***
Televole’yi izleyenler,
o renkli dünyaların hayalini
kurdu. Hayale kapılan
çok sayıda genç kızımız,
hatta kadınlarımız
yaşamlarını kararttı.
Akıllara ziyan yarışmalarla
ahlaksızlıklar arttı.
Şimdi ki dizilerde ise,
yok yok. En namuslu
görünende bile gelenek ve
göreneklere aykırı sahneler
var.
***
Çok eskiden de vardı elbette.
Ancak bugünkü gibi değildi.
Olanlar da gizlidendi.
Bugün her şey ortada.
***
Biraz gerçekleri anlatmaya
kalkana gerici damgası vuruluyor.
Anneye ve babaya,
hatta büyüklere saygı tamamen
dizilere endeksli.
Senaryoda kültüre uygun
çekimler varsa toplum oraya,
aykırı bir şeyler varsa yine oraya…
İğrençlikler de var.
Anlatmaya gerek yok.
Gazeteler televizyonlar
bu konularda bilgiler veriyor.
***
Önceden şöyle bir söz
dolaşırdı ortalıkta;
“Eğer bir toplumu bozguna
uğratmak istiyorsan,
ekonomisini ve kültürünü
bozacaksın”
Evet evet o söz,
böyleydi sanırım.
Başta,
‘eğer doğru ise yaşadık
diyemeyeceğim’ demiştim.
Sonda da,
“Zararın neresinden
dönersek kardır” diyorum.