Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
 
VATAN İÇİN ÖLÜNÜR VE ÖLDÜRÜLÜR
  Alper MERT   alpermertt@gmail.com 06 Mart 2010 Cumartesi  

Tarih: 7 Ağustos 1915

Yer: Silivri

Amaç: Ülkeyi kurtarmak için ölüme gitmek

Çok sıcak bir sabah Silvri'nin Alipaşa köyü için ise zor bir sabah çünkü köyün neredeyse bütün erkekleri Dünya'ya kafa tutmak ve ülkesini hainlerden temizlemek amacı ile Çanakkale'ye gitmek için köy meydanında toplanmaya başladı. Herkesin gözü yaşlı geride bırakılan çoluk çocuk ve evlerin namusunun teslim edildiği kadınlar. Köyde sadece 80 yaşına merdiven dayamış bir kaç yaşlı erkek bırakıldı. Onlarda Çanakkale'ye gidenler gelene kadar köyde gece gündüz nöbet tutma sözü verdiler. 80-90 yaşında adamlar bu köyde 24 saat nöbet tuttular. Bütün göz yaşlarına rağmen yola çıkıldı. 1 günlük yolculuğun ardından Çanakkale'ye vardılar. Bazıları öncü birliklerde düşmana kafa tutan birinci sıradaki kahramanlardan olmaya hak kazandılar. Yani öleceklerinin haberini öncü birlikte olacaklarını duyunca aldılar. Ancak ilginç olan şuyduki Çanakkale'ye gelen bütün askerler öncü birlikte olmak yani ölmek için komutanlarına yalvarıyorlardı. Hani şimdi doğuya gitmemek için torpil yaptıran gençlerin dedeleri vatan uğruna ölmek için yalvarıyorlar. Nerden nerey neyse biz o gururlu günlere geri dönelim. Silivri'den bir askerin sevinci ise bambaşkaydı, hem öncü birlikteydi hemde Ecebat bölgesinde bulunan 19. Tümen'de Yarbay Mustafa Kemal'in emrindeydi. 19. Tümen'in hemen hemen hepsinin tek tek Mustafa Kemal kendisini seçmişti. Mustafa Kemal askerlerini hazırladıktan sonra şöyle bir konuşma yaptı; "Bana savaşacak adam değil, ölecek adam lazım, vatan için ölmeye hazırmısınız?" diye sorduğunda hep bir ağızdan tek bir cevap gelmişti: "Allahuekber" evet en büyük Türk Atatürk istediği orduyu kurmuştu. Aylar boyunca savaş için hazırlıklar sürdü. Deniz saldırıları başladı ancak ilk kara saldırısı 28 Nisan sabahı başladığından bütün asil Türkler ölmek için birbirlerini ezer halde düşmanın üzerine koşmaya başladılar. Geceleri savaşa ara verildiğinde ya bir yanık türkü Çanakkale'yi inletiyor, yada evlat özlemi ile yanan bir yürekten çıkan hıçkırık sesi bütün bir taburu göz yaşına boğuyordu. 6 Mayıs'ta ikinci büyük saldırıyı gerçekleştirdiler. Mustafa Kemal'in yanına seçilen Silivri'li asker namazını kılarken Allah'a bu savaş bitsin diye değil, "Gavurları çoluğumuzun, çocuğumuzun, kadınlarımızın namusundan uzak tut. Bizlere onlarla baş etme gücünü ver. Bizlere gavurlardan arınmış bir ülke ortaya çıkartmak için ölmeye nasip eyle" diyerek dua ediyordu. Hergün süren ölüm beklentisi bu Silivrili askeri en sonunda (Onun hatırladığı kadarıyla) 21 Ağustos'ta insan haklarından bahseden medeniyetten bahseden ancak savaşta kullanılması yapılan Lahey anlaşması ile yasaklanan dom dom kurşunu ile gelmişti. En önde İngilizlerin kurşunlarına cephaneleri olmadığı için süngüleri ile cevap veren Türk'ün aslanlarından Silivrili asker sol kolunda bir sıcaklık hissetti. Ama önündeki İngiliz askerine süngüyü sokmadan durmak gibi bir niyeti yoktu. Süngüyü soktu ve İngiliz askerinin üzerine yığıldı. O sızlayan koluna sağ eliyle dokunmak istedi ancak sol kolunu bulamadı. O sıcaklıktan sonra gelen bir dom dom kurşunu daha kolunu kopartmıştı. Aylarca süren hazırlıklarda öğrendiği kadarıyla kendisine pansuman yapıp kan kaybetmekten kendini korumaya çalıştı. Güneş battığında artık bitkin düşmüştü. İlerlerden bir yerlerden gavurca konuşan birilerinin sesleri geliyordu. Kalan tek kolunun sağ elini Allah'a açarak, "Beni bu şerefsizlere esir düşüreceğine canımı al" diye dua etti. En sonunda gavur sesleri onun yanında çınlamaya başladı ve hayatının belkide en büyük görevini üstlendi ve ölü taklidi yaparak bir çok cesedin içine atıldı. O cesetlerle birlikte tam 3 gün İngilizlere esir düşmemek için yaşadı. 3 gün sonunda ölü taklidi yaptığı yerden "Allah Allah" seslerini duydu ve ayağa kalktı. Mustafa Kemal'in askerleri düşmanın yarısı kadar ve hepsi yaralı olmasına rağmen Mustafa Kemal Paşa'nın, "Ben şehidimi bile o gavurlara bırakmam. Bir tane bile şehidimiz onların leşlerinin yanıda durmayacak" emrini vermiş. Sağlam askerlerini başka bir cepheye yarası hafif olanları ise şehitlerimizi almaları için Conk Bayırında en çok kayıp verilen yere yollamıştı. 3 gün ölü taklidi yapan bu Silivrili kahraman o haliyle arkadaşlarının yanına kadar gidebildi ve yere yığıldı. Ancak yine bir problem vardı. Ya bir şehidi alacaklardı yada onu Silivrili kahramanın ağızından şu sözler döküldü: "Şehidimizi alın dualarla toprağa gömün. Ben başımın çaresine bakarım" Ve Conk bayırındaki o tepecikte yalnız başına kalmıştı. Yaklaşık 30 kg ağırlığında özel olarak köyünde demirci ustası akrabasına yaptığırdığı kılıcını zar zor da olsa buldu ve yürümeye başladı. Belki de size yalan gibi görünecek ama tam 3 günlük ölümle yaşam arasında gelen yolculuk sonunda Silivri'ye vardı. Çanakkale'de artık sadece Allah, Allah seslerinin hakim olduğunu savaşı kazandıklarını da duyunca gözünden iki damla göz yaşı döküldü. Tek kalan sağ kolunun elini bir kez daha yaradana kaldırdı ve, "Allahım sana binlerce kez şükürler olsun, bizi zalimlerin eline muhtaç etmedin" diyerek rabbine duasını etti. Artık bütün Dünya Türk'ün gücünü Mustafa Kemal Paşa'nın kahramanlıklarını düşünürken, Ankara'dan Silivri'ye bir haber geldi. Vatana tek kolunu veren ve kolu için bir tek damla göz yaşı dökmeyen ancak düşmanın yenildiğini duyunca ağlayan bu asker Mustafa Kemal Paşa'nın emri ile Ankara'ya gitti. Ankara'da Silivrili kahraman asker'e ekip, biçip para kazanması için Silivri'den başlayarak Gümüşyaka'ya kadar uzayan sahilin büyük bir kısmı hediye edildi. Tek kolunu vatana feda eden kahraman bu teklif için sadece 5 dakika düşündü ve hayır dedi. Karşısındaki rütbeli askere, "Bana mal, mülk değil, geriye bırakacağım torunlarımın gurur duyacağı bir soyad verin" dedi. Rütbeli asker emin misin cevabını verdi. Tek kollu kahraman evet cevabını verdi. Ve bu kahraman asker sayesinde bir ailenin trilyonluk malı mülkü olmadı ama gururla taşıdığı bir soyadı oldu.

O KAHRAMAN ASKER BENİM DEDEM KAZIM MERT'TİR. BANA ÖLÜMDEN KORMUYORMUSUN HATTA BİR NİYE KAHRAMANLIĞA SOYUNUYORSUN DİYE SORANLARA EN GÜZEL CEVAP SOYADIMIN NASIL VERİLDİĞİNİ ANLATMAK OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN BU YAZIYI YAZDIM. BİZ BU VATAN İÇİN ÖLMEK İÇİN DUA EDEN BİR EJDADIN KANINI TAŞIYAN KAHRAMAN TÜRKLERİN TORUNLARIYIZ. SİZDE ÖYLESİNİZ.
 
ŞİMDİ ERMENİLERİN ÇIĞIRTKANLIĞINA KARŞI YOK ÖYLE BİRŞEY DİYENLERE TEK BİR CEVAP VERMEK İSTİYORUM: "VATANIMA GÖZ DİKERSENİZ CEVABINI GEREKİRSE CANIMIZI VEREREK, CANINIZI ALARAK ÖDEMEYİ BİZ GÖZE ALDIK. SİYASETÇİLER GİBİ BİZ KİBARIZ KİMSEYİ ÖLDÜRMEYİZ DİYEMEYECEĞİM. GEREKİRSE VATAN UĞRUNDA NAMUS UĞRUNDA HEM ÖLÜRÜZ HEMDE ÖLDÜRÜRÜZ. BİZ KANLA YAZDIĞIMIZ TARİHİMİZDEN UTANMIYORUZ. BİR KARIŞ TOPRAĞIMIZA GÖZ DİKERSENİZ ALLAH ADI İÇİN BÜTÜN DÜNYA'YA KANLA BUNUN HESABINI SORARIZ"

KOLUNU VEREN CANINI VEREN BİR IRKIN TORUNLARI ONLARIN YAPTIKLARINDAN UTANACAĞINIZA BÜTÜN DÜNYA'YA TEK BİR CEVAP VERİN; "BİZ ZEVK İÇİN DEĞİL BU VATAN İÇİN ADAM ÖLDÜRDÜK"

AMERİKA, ERMENİLERİ ÖLDÜRDÜĞÜMÜZÜ ONAYLAMIŞ, ONAYLASIN. YÜREKLERİ VARSA SATILIK SİYASETÇİLERLE BİZİ BÖLMEYE ÇALIŞACAKLARINA GELSİNLER SALDIRSINLAR, O KAHRAMANLAR ÖLSE DE TORUNLARI DİMDİK AYAKTA HEMDE VATAN İÇİN ÖLMEYİ GÖZE ALACAK KADAR DİK VE CESUR. HA UNUTMADAN TÜRKLÜĞÜNÜ KABUL EDEN BÜTÜN ALT KİMLİK SAHİBİ YURTTAŞLARIMIZI DA KENDİ NAMUSUMUZU KORUR GİBİ KORUYACAĞIMIZDAN KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN HAA EĞER TÜRKLÜĞÜNÜ İNKAR EDİP HAİNLİK YAPARSAN O ZAMAN BİZİM SİZDE ÖLÜMÜ GÖZE ALACAKSINIZ.
 
BENİM EJDADIMIN KOLUNUN, KANININ HESABINI SORACAĞINIZA ONLARIN VATAN İÇİN YAPTIKLARINDAN MI UTANACAĞIZ. YAPTIK DEYİN, "ÇÜNKÜ ONLARIN BİZİM NAMUSUMUZDA VE TOPRAĞIMIZDA GÖZÜ VARDI" BU CEVABI VERECEK YÜREĞİNİZ YOK MU?

Bu yazı 371 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle

Gönderen: Hasan

bütün yiğitler burada toplanmış.olsun varsın on kişi olalım.namertlerin yanında kalabalık olacağımıza on tane yiğit arasında bulunalım.bütün yorumcuların en baştada mert in alnından öperim.

10 Mart 2010 Çarşamba


Gönderen: ferit

selim''in haklılık payı tabiki var ancak şuda bir gerçekki sadece ağlanarak ve dua ederek hiçbir yere gelinmez şuanda bile birşeyler yapmak isteyen rastgele 10 kişi varız. Bence alper mert adlı arkadaşın siyasete girmesi geçmişte yapılan yorumları bile buradaki desteği görerek değerlendirmesi lazım Alper Mert''in ilk yazısından bugüne kadar bütün yazılarını okudum bence sizde okuyun gerçekten düzgün ve dik bir insan kendisini tanımam sıkı bir takipçisi olduğumu bilmesini isterim. Herkese saygılar

10 Mart 2010 Çarşamba


Gönderen: ahmet

Bu kadarda duyarsız olmak kelimelerle anlatılacak bir durum değil. Niçin bu toplum ölümü bu kadar kabul eder hale geldi. 51 vatandaş hayatını kaybetmiş. Gelişmiş bir ülkede böylesine fazla, şiddetli olmayan depremde bu kadar insan kaybetse orada hükümet felan kalmaz. Ne demek yani.. Oradaki sağlık elemanları senin etrafını saracak sağa sola sırıtarak mesaj çekecek. Biz de onları uyarmayacağız! Doktor beye söyle işini yapsın. Bize mesleğimizi öğretmesin.ugur dündar

10 Mart 2010 Çarşamba


Gönderen: ahmet

ugur dündar haber bülteninde,bu deprem başka bir ülkede olsa,hükümet istifa ederdi demesi beni düşündürdü.arkadaşlar burası Türkiye.iktidara gelen kolay kolay gitmez.hiç üzmeyin tatlı canınızı.yarınlar bugünü aratmasın,başlayın dua ya!!!

09 Mart 2010 Salı


Gönderen: sevgi

selim haksızda sayılmaz.konuş konuş zembereği boşalmış saate döndük.ama bu susacağımız anlamınada gelmez.tepki var mı,bu düzene hayır diyorsak kabul etmediğimizi gösterir bir direnç var mı? açlık için, işsizlik için, insan gibi yaşamak için sivil toplum örgütleri miting düzenlese burada yorum yapanlar kaç kişi götürebilir?yada hadi gidiyoruz diyeceği birilerini bulabilecek mi?kızgınlığımız, mantığımızın önüne geçmesin lütfen.bu ülkede işsizler sokaga inse yer yerinden oynar.konuşmak kolay olanı.

09 Mart 2010 Salı


Gönderen: selim

Madem sordunuz söyleyim,Akp ye oy vermedim.Yardım alan ne kadar kişiyle konuştumsa hepsi akp ye oy vermiş.onurunu kaybetmemiş komşum işsizken,çocuguna süt alamazken böyle bir tablo beni kahrediyor.Muhalefet nerede?Salı’ dan Salı’ya konuşurlar.Cambaza bak cambaza!!!konuşmakla yazmakla bişey kazanamayacağımız konusunda üzgünüm fikrim değişmeyecek.anketlerde % 30 larda demek,bu partinin kolay kolay erimeyeceği anlamına gelmez mi…lafla olmaz bu iş.mert e sözüm yok.cilalı sözler kulaga hoş geliyor...

09 Mart 2010 Salı


Gönderen: türkan

ya müthiş birşeysin ağlayarak okudum. Karizmatik yazarım benim

09 Mart 2010 Salı


Gönderen: murat

selim adlı yorumcu kardeşimiz sen kesin akp''ye oy verdin dimi? Verdiğin oyun sonunu gördün mü? Alper Mert''i de ilk kez okudum ama adam gibi yazı yazmış. Sen onun yazıdaki ruhuna dönemez toplum olarak ayağa kalkamazsan o zaman daha çok çocuğuna süt alamazsın, daha çok işssiz dolaşırsın. Halkı siyaset yapamaz hale getiren bu düzeni oluşturan kim akp. Ha sen gidip yine akp''ye oy verirsin o ayrı. Şimdi sana bir akp''li gelse gel şurda çalış bizi oy ver dese verirsin dimi. O zaman ağlamayacaksın

09 Mart 2010 Salı


Gönderen: 1071malazgirt

Yazini bastan sona gururla okudum. Kaleminle simdi de sen ön saflarda, " öncü " birliksin. Seni alnindan öpüyorum. Yilma,takilan çelmelerden sonra tekrar ayaga kalk. Iftiralara, satasmalara, asagilamalara aldirmamaya çalis. Unutma Allah`a karsi sorumlusun. Vatan olmadan namus olmaz. Tarihimize, dinimize, dilimize, atalarimiza ihanet edemeyiz. Böyle gördük, böyle yasacagiz. Bizler üç günlük ömründe sadece üremeyi düsünen yürüyen iskembeler degiliz.Türküz! Önce vatan..! aramizdaki hainlere ragmen.

09 Mart 2010 Salı


Gönderen: selim

ya boşversenize,açlık nedir bilir misiniz?cocuğuna süt alamamak nedir biliyor musunuz?boş boş konuşup durmayın.lafla peynir gemisi yürümüyor.sözcüklerin en güzelinden kaymak gibi nutuklar atalım,işsize iş bulabilir miyiz,garibanın öne eğilmiş başını kaldırabilir miyiz?Bu duruma son 7 yılda mı geldik.Elbette katkıları oldu sağ olsunlar.vatandaş politika yapacak durumda değil ki!!Lafların başı demokrasi demokrasi.halk nerede kardeşim!!!siz devam edin nutuklar atmaya....

09 Mart 2010 Salı


Gönderen: selami

adam sizi uykudan uyandırmak için ne yazsın ey türk milleti kanınla canınla kurduğun Türkiye Cumhuriyet''i sahte müslümanların elinde yok olmaya başladı. Daha ne kadar safa yatacaksınız.

08 Mart 2010 Pazartesi


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
Yakup BONCUK

Tarsus'u kim tanıyor?
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Ve kar yağar umutlarımıza!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      Naif KARABATAK
      Yakup BONCUK
      Fuat TÜRKER
      A. Raif Öztürk
      Fethi AKAR
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
      Mehti SARAÇ
      Gündoğdu YILDIRIM
      Yasemin ERDEM
      Özlem Saraç
   ÇOK YORUMLANANLAR
  Ezgi son nefesini ağlayarak vermiş
Ataşehir'de alkollü halde kullandığı aracıyla kaza yaparak Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ezgi İnce'nin ölümüne, iki arkadaşının da yaralanmasına neden olan Akın Çorapları'nın veliahtı Esat Yarkın mahkemede, “Kazadan sonra onların yanında kaldım. Sadece biraz yürümüşüm” dedi
2   Çukurca'da sabaha karşı şiddetli çatışma
3   Türkiye Avrupa'da SMS şampiyonu: ...
4   Baba ocağına ateş düştü!
5   17 İle Kuvvetli Kar Uyarısı!
6   Çukurca'da Sıcak Çatışma!
7   Yavuz Sultan Selim'in vasiyeti-ne ...
8   Aç Kalan Yabani Tavşanlar ...
9   Yolcu Otobüsü Devrildi: 1 Ölü, 20 Yaralı
10   Bingöl'de PKK ile çatışma
   ANKET
Cumartesi Günü Mesaisi'ni destekliyormusunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
   ŞANS OYUNLARI
21/01/2012
7-10-17-20-28-36
25/01/2012
14-16-20-28-31-2
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.