Bu zihniyet var, bazı kafalarda.
İster marangoza,
ister tamirciye götürün o
kafaları değiştiremezsiniz.
Tahta kafa,
paslanmış demir kafa…
***
İddia ediyorum;
bir elinize yoğurt,
diğer elinize elma alın.
Götürün o kafalara gösterin,
‘nedir bunlar’ diye sorun.
Alacağınız cevap;
biri kar, biri portakal.
Sabit kafa ya orda kal…
Onlara göre türbanlılar
flört edemez, pastanelerde
bırakın sevgiliyi kocasıyla
limonata içemez.
Okullarda okuyamaz.
Doktor olamaz,
mühendis olamaz,
hele ki,
insan hiç olamaz.
Çünkü türbanlılar,
örümcek kafalıdır.
Hatta yaratıklardır.
***
Çağdaş Yaşamı
Destekleme Derneği
Genel Başkanı
Prof. Dr. Aysel Çelikel ,
Balçiçek Pamir’in konuğuydu.
Laf döndü dolaştı,
burslara geldi.
Balçiçek Pamir Çelikel’e:
“ÇYDD’nin başörtülü
öğrencilerle bir problemi mi var?
Başörtülülere burs verilmediği
söyleniyor” sorusunu sordu.
Aldığı yanıt;
”Bursu veren kişi, bizde
hem kurumlar hem de kişiler
bağışçı olabiliyorlar,
bazen bu kişiler şart koşuyor,
türbanlıya katiyen vermem
diyor. O zaman da tabii
ben veremem”
Böyle diyor Çelikel,
ama şunu da belirtiyor:
“Ben böyle şeylere takmam.
Eğer burs alma şartlarına
uyuyorsa vermemek insanlık ve
hukuk dışıdır”
***
İşte böyle…
Hala bu zihniyetler var.
Onlara zengin diyorlar.
Paraları var.
Şanları şöhretleri var.
Lokantaya değil,
restorana gidiyorlar.
İki kişilik yemek hesabını
en az 500 lira olarak ödüyorlar.
(Arap edebiyatı diyorlardır)
Belki de sütle banyo yapıyorlar.
Canları sıkıldığında Paris’e,
Londra’ya bir kahve içmeye
gidiyorlar.
Yapıyorlar, ediyorlar…
Kalpleri yoksa
neyleyeyim ben zenginliği…
***
Tabii ki vermek
zorunda değiller.
Ancak onlara
ölü gözüyle bakmasınlar
yeter.
Ölü yerine koydukları
insanların hepsi,
Fadime Şahin
cinsinden değil.
Bir kilo portakal,
Ey sabit kafalı, sen orada kal…